YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14108
KARAR NO : 2023/943
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI :
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle
değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.05.2019 tarihli ve 2014/179 Esas, 2019/232 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı olmak üzere beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 14 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Anılan karara karşı sanıklar müdafileri, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 09.06.2021 tarihli ve 2019/1975 Esas, 2021/902 Karar sayılı kararı ile; katılan mağdure hakkında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanlığından aldırılan ve ağır derecede ruh sağlığının bozulduğunu bildiren 01.12.2014 tarihli ve 3206 sayılı raporda hangi sanığın eyleminden dolayı katılan mağdurun ruh sağlığının bozulduğu yönünde herhangi bir tespit bulunmaması ve yine raporu düzenleyen heyetin Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 7 nci ve 23 üncü maddelerine uygun olarak teşekkül etmiş bir heyet olmaması sebebiyle bu yönde Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan yeniden rapor alınması gerekliliği ile sanıkların ilk eylemlerinin katılan mağdurenin on beş yaşından küçük olduğu dönemde gerçekleşmesi ve ikinci eylemlerinin ise katılan mağdurenin on beş yaşından büyük olduğu dönemde gerçekleşmesi sebebiyle zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu oluşturan eylemlerde 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesine göre eklenmesi gereken miktarın aynı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasının tatbiki ile bulunulacak ceza miktarını geçemeyeceği zarureti sebebiyle istinaf başvuruları bu itibarla yerinde görülerek sanıklar hakkında verilen hükümlerin 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) maddesi gereğince bozulmasına ve dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Bozma sonrası dava dosyası yeniden ele alınarak Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/213 Esas sırasına kaydının yapıldığı ve yapılan yargılama neticesinde Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2022 tarihli ve 2021/213 Esas, 2022/29 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı olmak üzere beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un lehe olduğu kabul edilen 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 103 üncü maddesinin ikinci ve altıncı fıkraları, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası (5327 sayılı Kanun’un 104 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ceza miktarının alt sınırı olan “6 ay” esas alınmakla) ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 15 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. Anılan karara karşı sanıklar müdafilerinin istinaf yoluna başvurması ile Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 16.05.2022 tarihli ve 2022/708 Esas, 2022/937 Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf
başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.10.2022 tarihli ve 9-2022/129165 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri; yargılama aşamasında alınan uzmanlık raporunda inceleme konusu bulgular üzerinde (Y) olarak kodlanan sanık …’nin DNA profiline rastlanılmamasına karşın aksinin kabulü ile gerekçeye esas alınması, fiili livata yoluyla ilişki yaşandığını beyan eden katılan mağdurenin alınan adli muayene raporunda bu durumu destekler bulgu olmaması sebebiyle soyut mahiyetteki beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği, kemik yaşının tespitine dair alınan raporlarda 19.11.2013 tarihinde on altı yaş içerisinde olduğu belirtilmesine karşın mahkemece anılan tarih ve öncesindeki bir iki aylık zaman diliminde katılan mağdurenin on beş yaşını ikmal etmediğinin kabul edilerek hataya düşülüp buna göre hukuka aykırı suç vasıflandırmasının yapılması, delillerin toplanmasına karşın mahkumiyetle birlikte tutukluluk kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu ve her iki sanık yönünden tahliyelerine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
1. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılan mağdurenin sanıklar ile ortak arkadaşları vesilesiyle tanıştıktan sonra beyanına göre 2013 yılının Ekim ayının üçüncü veya beşinci günü sanık … ile buluşması sonrası sanığın tarif ettiği eve giderek anılan mahalde … ve … yoldan cinsel ilişki yaşadıkları, yine 20.11.2013 günü sanık … ile katılan mağdurenin buluşarak bu sefer farklı bir ikamete giderek … ve … yoldan cinsel ilişki yaşadıkları, sanık …’nin de 22.10.2013 tarihinde katılan mağdure ile buluşup dağlık bir araziye götürerek anılan mahalde … yoldan cinsel ilişki yaşadığı ve sonrasında da 19.11.2013 günü katılan mağdure ile sanık …’nin, sanığın ağabeyi olan … …’ın evine giderek … ve … yoldan cinsel ilişki yaşadıkları, her ne karar katılan mağdurenin aşamalarda cinsel ilişkilerin rızası hilafına sanıkların “Senin videonu hazırlar babana veririm, bitirim seni, videoya çektik, siteye koyarım” şeklindeki söylemlerinden ötürü gerçekleştiği iddia olunsa da katılan mağdurenin olay tarihlerinde kullanımında olup katılan … tarafından savcılığa teslim edilen telefonlarda mevcut katılan mağdure ile sanıklar arasındaki mesaj kayıtları içeriğinde samimi mahiyette görüşmelerin bulunması ve iddia aksini gösterir mahiyetteki tanık anlatımları doğrultusunda cinsel ilişkilerin rıza çerçevesinde yaşandığının kabul olunduğu ve mevcut delil durumu itibariyle sanıkların eylemleri sabit görülerek mahkumiyetlerine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Sanık … Hakkında Katılan Mağdureye Yönelik Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanık … Hakkında Katılan Mağdureye Yönelik Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükmün Temyiz İncelemesinde;
Sanık …’nin, mağdureye yönelik işlediği iddia ve kabul olunan eylemin şekline yönelik hükme esas alınan ve katılan mağdurenin cinsel ilişkilerin yaşandığını beyan ettiği mahallerde icra edilen arama faaliyeti sonucu el konulan eşyalar üzerinde yapılan inceleme neticesinde düzenlenen uzmanlık raporunda sanık …’nin DNA profiline rastlanıldığına dair bir kaydın bulunmamasına karşın İlk Derece Mahkemesinin gerekçesinde aksi yönde kabulün bulunması, katılan mağdurenin olay tarihlerinde kullanımında bulunan telefondaki incelemede görüşme yapıldığı tespit edilen … (..) (.3) numaralı hattı sanık …’in kullandığını beyan etmesine karşın sanık …’nin anılan hattı kendisinin kullanmadığını beyan etmesi, tanıklar … … ve …’ın sanık … lehinde ve aleyhinde olan beyanları, mağdurenin anlatımı ve sanığın istikrarlı inkara dayalı savunmaları karşısında, hangi delile ne şekilde üstünlük tanındığı tartışılıp mevcut deliller ile de ilişkilendirilerek gösterilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuş, bu sebeple tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
1. Sanık … Hakkında Katılan Mağdureye Yönelik Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (1) numaralı bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2022/708 Esas ve 2022/937 Karar sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2. Sanık … Hakkında Katılan Mağdureye Yönelik Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (2) numaralı bölümünde yer alan nedenlerle sanık … müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2022/708 Esas ve 2022/937 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası
gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan Vekili …’in karşı oyu ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.
(Karşı oy)
KARŞI OY
Sanıklar … ve …’ın hakkında katılan mağdur …’ye yönelik çocuğun cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde eylemlerin sübuta erdiği kabul olunarak kurulan mahkumiyet hükmüne karşı gidilen istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi ile temyiz yoluna başvurulması üzerine onama görüşlü Tebliğname ile dairemize tevdi edilen dosya muhteviyatı itibariyle sayın çoğunluğun görüşü ile sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün gerekçe ihtiva etmemesi sebebiyle bozulmasına karar verilmiş ise de;
1-) Sanık tarafından ifade alınma aşamasında iletişim bilgisi olarak verilen … (..) (.3) numaralı hat ile katılan mağdurun kullanımında olan her iki telefonda takılı hat üzerinden suç tarihlerine yakın zaman dilimleri içinde arama ve samimi mahiyette mesaj kayıtlarının tespit edildiği, sanık …’nin anılan hattı kendisinin kullanmadığı beyanı karşısında sanık …’in bahse konu hatla beraber adına kayıtlı … (..) (.8) numara hattı kullandığını beyan etmesi üzerine anılan hatlar arasında 19.09.2013-19.11.2013 tarihleri arasındaki görüşme kayıtlarının Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığından temini ile incelenmesi neticesinde hatlar arasında yoğun bir surette arama ve mesaj gönderme şeklindeki görüşme kayıtlarının bu hatların farklı kişiler tarafından kullanılmakta olduğunu gösterdiği ve keza sanık …’nin olay tarihinden bir ay öncesine kadar İskenderun’da bulunduğunu beyan etmesi karşısında … (..) (.3) numaralı hatta ilişkin alınan iletişim kayıtlarında da anılan tarihlerde İskenderun ilçesinden sinyal bilgisinin alındığının tespit edildiği,
2-) Sanığın istikrarlı bir surette katılan mağdur ile tanışıklığının olmadığının beyan etmesine karşın kovuşturma aşamasında dinlenen tanık …’ın sanık ile katılan mağdurun zaman zaman konuştuğu şeklindeki görgüye dayalı beyanları,
3-) Katılan mağdurun cinsel ilişki yaşanan adresleri tarifi ile anılan mahallerde icra edilen arama faaliyeti neticesinde el konulan eşyalarda sanık …, temyiz kapsamı dışında bulunan …, katılan mağdur ve adı geçenin soruşturma aşamasında cinsel istismar mağduru olduğunu beyan ettiği ve hakkında ayrıca yargılama yürütülen … … isimli şahsa ait DNA profillerine rastlanıldığı,
4-) İlk derece mahkemesi kararının gerekçesinde el konulan bulgular üzerinde sanık …’ye ait DNA profiline rastlanıldığına yer verilse de anılan bulguların ele geçirildiği ikametin sanığın kardeşi … …’a ait olması karşısında anılan mahalden sanığa ait DNA profiline ulaşılması halinin sanık lehine veyahut aleyhine yorumlanamayacağı,
5-) Teknik delillerle desteklenen ve aşamalarda tutarlılık arz eden mağdur katılanın iddialarının bölünemeyeceği,
Hususları gözetildiğinde ilk derece mahkemesince sanıklar … ve … üzerine atılı eylemlerle ilgili mevcut deliller tahlil edilerek oluşa uyan bir şekilde varılan kabule ilişkin yeterli gerekçeyi ihtiva etmesi sebebiyle sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün onanması gerektiği kanaatinde olduğumdan, bozma kararı verilmesi gerektiği yönünde oluşan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.