YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11914
KARAR NO : 2009/8508
KARAR TARİHİ : 28.09.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında davalıya ait … plakalı arabanın satışı konusunda 20.10.2006 tarihli protokol düzenlendiğini, müvekkilince 5.000 YTL peşinat, daha sonra 2.300.00 YTL olmak üzere toplam 7.300.00 YTL ödendiğini, otonun alım-satımı sırasında davalıya 29.100 YTL’lik de senet verildiğini, ancak bu tutar ödenemeyince bu defa taraflar arasında 01.11.2006 tarihinde kira sözleşmesi yapıldığını, oto bedeli olarak ödenen 7.300 YTL’nin de kira bedeline mahsup edildiğini, davalı şirketin 05.02.2007 tarihli ihtarı üzerine aracın davalıya iade edildiğini, ancak davalının 29.100 YTL’lik senedin 8.000 YTL’sini takibe koyduğunu belirterek müvekkilinin takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu aracın 34.100 YTL bedelle davacıya satılması hususunda tarafların anlaştığını, davacının peşinat olarak sadece 5.000 YTL ödediğini, 29.100 YTL’lik senet ödendiğinde aracın satışının davacıya verileceği hususunun kararlaştırıldığını, ancak davacının hemen aracı kullanmak istemesi nedeniyle 01.11.2006 tarihli (3) ay süreli kira sözleşmesinin düzenlendiğini, aracın 20.10.2006 tarihinde davacıya teslim edildiğini, davacı yanca senedin vadesinde ödenmemesi üzerine ihtar çekildiğini ancak, davacının aracı kendisine verilen süreden çok sonra ve hasarlı bir şekilde teslim ettiğini, müvekkilince aracın hasarları giderilerek 23.03.2007 tarihinde aracın 21.500 YTL bedelle üçüncü bir kişiye satıldığını, müvekkilinin aracın geç ve hasarlı teslim edilmesi ve aracın davacı yanca satın alınmaması nedeniyle zarara uğradığını, müvekkilinin haklı olarak protokolü feshettiğini ve müvekkilinin uğradığı zararları tazmin etmek amacıyla bononun 8.000 YTL’lik kısmını takibe koyduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere göre, taraflar arasındaki satışa ilişkin protokolün resmi şekilde yapılmaması nedeniyle geçersiz olup tarafların aldıklarını iade etmeleri gerektiği,kira sözleşmesi, hasar bedeli ve trafik cezası nedeniyle davacının 3.893.80 YTL’den sorumlu olduğu, davacının başlangıçta 5.000 YTL peşinat ödemesi nedeniyle davalıya mevcut bir borcunun kalmadığı, davalının takibe konu bonoyu iade etmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalı tarafından talep edilen 8.000 YTL asıl alacak ve fer’ileri tutarında davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.09.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.