Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/14627 E. 2023/499 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14627
KARAR NO : 2023/499
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme

… Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2021 tarihli ve 2021/808 Esas, 2021/659 Soruşturma, 2021/785 İddianame numaralı iddianamesiyle sanık … hakkında mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

… Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/472 Esas, 2021/584 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında mala zarar verme suçundan, usûlüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve anılan kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.09.2022 tarihli ve 2022/16985 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB 2022/126976 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB – 2022/126984 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 7. fıkrasında yer alan, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde hüküm çeşitlerinin sayıldığı, somut olayda mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, 5271 sayılı Kanun’un 223/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan hüküm çeşitlerinden birisiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar ile ilgili olarak gidilebilir. Ancak, kanun yararına bozma yoluna gidilebilmesi için anılan hüküm ya da kararın hukuken geçerli bir hüküm ya da karar olması gereklidir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.02.2019 tarihli ve 2015/4-70 Esas, 2019/66 Karar sayılı içtihadında da hukuken geçersiz olan kararların kanun yararına bozma yolu ile incelenmesinin mümkün olmadığı belirtilmiştir.
2.Somut olayda; sanık hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasıyla ilgili olarak Mahkemece verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesi uyarınca hüküm niteliğinde bulunmadığı ve hukuken geçerli olmadığı anlaşılmıştır.
3.Hukuken geçerli olmayan kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, hukuken geçerli olmayan ve konusu bulunmayan karara yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.