YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9207
KARAR NO : 2006/9822
KARAR TARİHİ : 28.11.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde ortaklığın giderilmesi istenilmiştir. Mahkemece ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava, üzerinde yapı bulunan ve tarafların paydaş olduğu 88 parsel sayılı taşınmazın ortaklığının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı paydaş dava dilekçesinde ve yargılama sırasında, dava konusu taşınmazın kat mülkiyeti kurulması yoluyla aynen paylaştırılmasını, olmadığı takdirde satış suretiyle ortaklığının giderilmesi isteminde bulunmuş; davalı ise kat mülkiyeti kurularak paydaşlığın giderilmesini istemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden ve özellikle yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden dava konusu taşınmazda davacı ve davalının paydaş oldukları, bu taşınmazın üzerinde iki katlı karkas tarzında bir yapı bulunduğu, ancak yapının henüz tamamlanmadığı bu nedenle aynen paylaştırmanın ya da kat mülkiyeti kurulması yoluyla ortaklığının giderilmesinin mümkün bulunmadığı, taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesinin gerektiği anlaşılmakla mahkemece taşınmazın satışı yoluyla ortaklığın giderilmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Ancak;
… Asliye Hukuk Mahkemesince 2000/241 esas 2002/53 karar sayı ile verilen “taşınmazda bulunan yapı üzerinde davacı ve davalının 1/2’şer pay sahibi olduklarına” ilişkin kesinleşen karar bulunmaktadır. Buna karşın tapu kaydına göre zeminde davacı … 5/6, davalı … ise 1/6 pay sahibidir.
Saptanan bu olgu mahkemece gözönünde tutularak; dava konusu taşınmazın arzı (zemini) ile üzerindeki muhtesatın (anayapının) -05.11.1999 tarihli bilirkişi raporu da dikkate alınarak- dava tarihi itibariyle değerlerinin ayrı ayrı hesaplanması, bu değerlerin (zemin ve muhtesat bedellerinin) toplanması suretiyle taşınmazın tümünün değerinin bulunması, bu toplam değer ile arza ve muhtesata ilişkin değerler arasında oran kurulması ve satış parasının bu oranlar esas alınarak hak sahiplerine dağıtılması gerekir. …, arzın (zeminin) ve muhtesatın dava tarihi itibariyle ayrı ayrı değerleri tespit edilip, bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunmalı; toplam değer, arzın ve muhtesatın değerlerine ayrı ayrı oranlanarak yüzde itibariyle ne kadarının arza (zemine) ve ne kadarının yapıya isabet ettiği belirlenmeli; satış bedelinin dağıtımında da bulunan bu yüzde oranlar gözönünde tutularak muhtesata (yapıya) isabet eden kısmın taraflara eşit paylarla ve zemine isabet eden kısmın ise tapudaki payları oranında paydaşlara ödenmesine hükmedilmelidir.
Mahkemece yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda hesaplama yapmak üzere bilirkişiden ek rapor alınması ve oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, infazda duraksamaya yol açacak ve zorluk yaratacak biçimde yapı değerinin 1/2 oranında ve zemin değerinin tapu kaydındaki payları oranında dağıtılmasına karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.