YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5553
KARAR NO : 2022/12546
KARAR TARİHİ : 19.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen 02/10/2020 – 2020/İHK-13666 sayılı kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının 19/01/2018 tarihli trafik kazası nedeniyle malul kaldığını, trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının ise kusurunun bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sürekli iş gücü kaybı nedeniyle talep ettikleri 38.000,00 TL maddi tazminatın, davalının temerrüde düştüğünü belirttikleri 21/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini ıslah ile 276.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, talebin reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; talebin kabulü ile 276.000,00 TL tazminatın 21/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiş, anılan karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince, davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeni ile bedensel zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Uzmanı tarafından başvuranın 29/03/2019 tarihinde yapılan muayenesi ile ilgili evraklar incelenmek suretiyle, 19/01/2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeni ile posttravmatik stres bozukluğu (tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen) arızasına bağlı sürekli iş göremezlik oranının (zihinsel,ruhsal,davranışsal bozukluklar bölümü) %30 olduğu şeklinde belirleme yapıldığı ancak travma sonrası stres bozukluğunun tedavi ile iyileşip iyileşmeyeceği gibi bilgilere ve kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağına ilişkin ayrıntılara yer verilmediği anlaşılmıştır. Rapor bu hali ile karar vermeye elverişli değildir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının kazayla ilgili psikiyatrik şikayetleri ile uygulanan tedaviye yönelik tüm belgelerin (psikiyatri poliklinik kayıtları, reçeteler, ilaç raporları) davacı taraftan sorulup, ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra, davacının muayenesi yapılarak travma sonrası stres bozukluğu rahatsızlığının devam edip etmediği, kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağı bulunup bulunmadığı, sürekli olup olmadığının ve davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceğinin tespiti için Adli Tıp Kurumu veya en yakın Üniversite Hastanesinin Adli Tıp Anabilim Dalından içerisinde psikiyatri alanında uzman doktorun da bulunduğu heyetten olay tarihinde yürürlükte olan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle sürekli çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile itiraz hakem heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 19/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.