YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5927
KARAR NO : 2023/261
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık … hakkında … … suçundan kurulan hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici ikinci maddesi uyarınca kesin nitelite olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında kurulan diğer hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aksaray 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 12.02.2014 Tarihli ve 2013/456 Esas, 2014/112 Karar Sayılı Kararı ile
a) Sanık … hakkında Katılan …’ye karşı (… …, kişinin huzur ve sükununu bozma) suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 123 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 2.240 TL adli para cezası ve 2400 TL adli para cezasına, mağdur …’ya karşı hakaret suçundan beraatine;
b) Sanık …’un kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan (Katılan …, mağdur …, katılan … ve müşteki … karşı) 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle açılan kamu davasında sanığın müsnet suçtan beraatine;
karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Başsavcılığınca tanzim olunan 11.06.2018 tarihli ve 14-2018/29895 sayılı, temyiz ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Temyiz İstemi
1. Katılan … vekilinin, sanık … hakkında … … ve kişinin huzur ve sükununu bozma; sanık … hakkında kişinin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği, suçun sübutu’na, vesaire,
2. Katılan …’nın, sanık … hakkında hakaret; sanık … hakkında kişinin huzur ve sükununu bozma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği, suçun sübutu’na, vesaire,
ilişkindir.
B. Sanık Temyiz İstemi
Sanık …’un, kişinin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği, suçun sübutuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’un, Sanık … adına kayıtlı olan …** ** numaralı cep telefonu hattından müşteki … üzerine kayıtlı olan …** ** numaralı ev telefonunu ve mağdur … ve Döndü’nün birlikte kullandıkları iddia edilen …** ** ve …** ** numaralı cep telefonu hatlarını sürekli arayarak “Seni yalarım, a…na koyduğum seni sinkaf ederim.” şeklinde hakaret ve … içerikli sözler söylediği, bu sözlerin ise kamu tanığı ….’ın anlatımıyla doğrulandığı, katılan …’ya yönelik bu hattan “Ben istediğim kişiyi ararım orospu çocuğu.” şeklinde hakaret içerir sözler söylediği iddiasıyla sanık …’un, … …, hakaret ve kişinin huzur ve sükununu bozma; sanık …’in, kişinin huzur ve sükununu bozma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Sanık … hakkında mağdur …’ya yönelik hakaret suçundan, yapılan yargılama neticesinde; “Şüpheden sanık yararlanır” şeklindeki ceza hukukunun evrensel prensibi de dikkate alınarak sanık …’un katılan …’ya yönelik hakaret suçundan dolayı beraatine karar verilmiştir .
3. Sanık … hakkında, katılan …, mağdur …, katılan … ve müşteki … yönelik kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan; sanık …’in, katılan …, mağdur ……, katılan … ve müşteki … yönelik zincirleme şekilde kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de sanık …’in müsnet suçtan dolayı beratine karar verilmiştir.
4. Sanık … hakkında katılan …’ ye yönelik … … suçundan, sanık …’un eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması cihetine gidilmiş; sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında … … suçunu birden ziyade farklı zamanlarda katılana karşı işlediği anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince sanığın cezası ¼ oranında arttırılmıştır.
5. Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik kişinin huzur ve sükununu bozma suçundan, yine dosyada mevcut olan telefon görüşme dökümleri incelendiğinde sanık …’un 5 kez …** ** numaralı ev telefonunu, 2 kez ise …** ** numaralı cep telefonu hattını arayıp 2 kez de mesaj gönderdiği, 3 kez ise …** ** numaralı cep telefonu hattını aradığı anlaşıldığından, sanığın ısrarla katılan …’nün huzur ve sükununu bozma amacıyla hareket edip iç huzurunu bozmak istediği ve atılı suçu işlediği kabul edilmekle, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 61 inci maddesi gereğince suçun işleniş şekli, aramaların ve mesajların miktarı, sanığın kastının yoğunluğu, amaç ve saiki birlikte değerlendirilerek ve ceza alt sınırından uzaklaşmak suretiyle cezalandırılması cihetine gidilmiştir .
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Katılan …’ye Karşı … … Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu anlaşılmakla, katılan … vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık … Hakkında Katılan …’ye Karşı Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Sanık … Hakkında Katılan …’ye Karşı Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma, Sanık … Hakkında Katılan …’ ya Yönelik Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un (123 ve 125) inci maddelerinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 16.01.2014 tarihli beraat eden sanıkların mahkeme sorgusunun yapıldığı tarih olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
D. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan …, katılan … vekili ile sanık …’un yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
E. Tebiğname Yönünden
1. Sanık … hakkında katılan …’ye yönelik … … suçundan açılmış bir kamu davası ve müsnet suçtan ilk derece mahkemesince verilmiş bir karar bulunmadığından tebliğnamedeki sanık … hakkında … … suçu yönünden onama isteyen görüş hakkında bir değerlendirme yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
2. Bozma sebebine uygun olarak, sanık … hakkında kişilerin huzur ve sükunununu bozma, sanık … hakkında hakaret suçundan kurulan hükümler yönünden Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Katılan …’ye Karşı … … Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, katılan … vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık … Hakkında Katılan …’ye Karşı Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Aksaray (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 12.02.2014 tarihli ve 2013/456 Esas, 2014/112 Karar sayılı kararında katılan … vekili ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan … vekili ve sanık …’un temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık … Hakkında Katılan …’ ye Karşı Kişinin Huzur ve Sükununu Bozma, Sanık … Hakkında Katılan …’ ya Yönelik Hakaret Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Aksaray (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 12.02.2014 tarihli ve 20013/456 Esas, 2014/112 Karar sayılı kararına yönelik katılan … vekili ile katılan …’nın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki anılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.