Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/8597 E. 2022/11345 K. 03.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8597
KARAR NO : 2022/11345
KARAR TARİHİ : 03.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce başvurunun kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 13/09/2020 tarih 2020/İHK-16466 sayılı davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulü ile başvurunun kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının sürekli olarak Hollanda’da ikamet ettiğini, yıllık iznini geçirmek için Türkiye’ye geldiğinde aracına davalı nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi olan aracın çarptığını, aracında hasar meydana geldiğini, davacının aracı ile birlikte izni bitince Hollanda’ya geri döndüğünü, Hollanda’da yetkili ekspertiz firmasına aracındaki zarar miktarını tespit ettirdiğini, bu ekspertiz raporuna göre davacının aracındaki zararın 6.164,77 Euro olduğunu, 70,38 Euro da ekspertiz ücreti ödediğini, davalının davacıya hasar tazminatı kapsamında 20/01/2020’de KDV hariç 6.643,88 TL kısmi ödeme yaptığını, kısmi ödemenin fiili ödeme tarihindeki döviz karşılığının 1.015,15 Euro olduğunu belirterek bakiye araç hasar tazminatı olarak 5.149,62 Euro ile 70,30 Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme günündeki T.C. Merkez Bankası efektif kur karşılığı TL değeri üzerinden davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; başvurunun kısmen kabulü ile 30.673,00 TL hasar bedelinin 16/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ekspertiz ücretinin ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne, kararın kaldırılmasına, başvurunun kabulü ile 5.149,62 Euro hasar bedeli ile 70,30 Euro ekspertiz ücretinin 16/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanundaki döviz alacakları için uygulanacak faiz ile davalı … şirketinden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Dava, trafik kazası sonucu araç hasarı nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinden; Uyuşmazlık Hakem Heyetinin ara kararı ile makine mühendisi bilirkişiden 03/06/2020 tarihli hasar raporunun alındığı, raporda Hollanda şartlarında onarım yapıldığı takdirde aracın iskontosuz KDV dahil onarım tutarının 5.626,50 Euro olarak hesaplandığı, davalı tarafından tahkim başvurusundan önce davacıya hasar tazminatı kapsamında 20/01/2020 tarihinde KDV hariç 6.643,88 TL kısmi ödeme yapıldığı, İtiraz Hakem Heyetince bilirkişi raporunda hesaplanan 5.626,50 Euro miktarı benimsenerek bu miktar üzerinden karar verilmesi gerektiği, ancak davacının tahkime başvuru dilekçesinde 5.149,62 Euro talep ettiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak 5.149,62 Euro’ya hükmedilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak İtiraz Hakem Heyetince davalının davacıya tahkim öncesinde yaptığı kısmi ödemenin toplam hasar bedelinden mahsup edilmeksizin hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince makine mühendisi bilirkişiden alınan 03/06/2020 tarihli raporda hesaplanan 5.626,50 Euro araç hasar bedelinin benimsenmesinde isabetsizlik bulunmamasına rağmen, söz konusu bedelden davalının 20/01/2020 tarihinde davacıya ödediği 6.643,88 TL kısmi ödemenin mahsup edilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Somut olayda, davalı …Ş. kazaya neden olan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (…) sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle davalının, temin ettiği Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak sorumlu olacağı açıktır. Dolayısıyla teminat limiti üstünde kalan kısım yönünden herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır.
Buna göre; İtiraz Hakem Heyetince davalı …Ş.’nin maddi tazminat yönünden poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğu miktarın hükümde tam olarak belirtilmesi gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde miktar belirtmeden sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
4-6098 sayılı TBK’nun 99. maddesi hükmüne göre, yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı, bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayice göre Türk parası olarak ödenmesini isteyebilir. Davacı vekili tahkime başvuru dilekçesinde, 5.149,62 Euro araç hasar bedeli ile 70,30 Euro ekspertiz ücretinin fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalıya ilk başvurusunun tebliğ tarihi olan 04/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Yabancı para cinsinden yapılan harcamalar, yabancı para alacağı olarak dava edilebilir ve ödeme günündeki kura göre işlem görür. Davacı alacağı, yabancı para cinsinden meydana gelmiş olup fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince hüküm altına alınan tazminat bedelinin fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden TL karşılığının tahsiline karar verilmesi gerekirken, bu hususta bir açıklama yapılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
5-Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2), (3), (4) ve (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 03/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.