YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/958
KARAR NO : 2008/9426
KARAR TARİHİ : 14.10.2008
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından keşide edilen çeklerin ciro yoluyla hamili olduklarını, çeklerin bedelinin tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu … sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin zamanaşımına uğradığını, davacı ile akdi ilişkilerinin bulunmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece çeklerin zamanaşımına uğradığı, davacı ile davalı keşideci arasında herhangi bir temel ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 30.11.2005 tarihli bozma ilamıyla takip konusu çekler süresinde bankaya ibraz edilmediği için TTK.’nun 720. maddesi gereğince davacı hamilin davalı keşideciye karşı kambiyo hukuku çerçevesinde çeke dayalı müracaat hakkını yitirdiği, yapılacak işin TTK.’nun 644. maddesi gereğince davalı keşideciye sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlama olanağının tanınarak hüküm kurulması olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davalının davacıya yemin teklif ettiği, davacı vekilinin yemin teklifini kabul etmediği, HUMK.’nun 347. maddesine göre davacının yemin konusu vakıayı ikrar etmiş sayıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yeminin kabul ve reddi için vekaletnameye özel yetki konulmuş olabilir. Ancak vekil, buna dayanarak yemini kabul ve red edemez. Vekilin yemini kabul veya red yetkisini kullanabilmesi için müvekkilinin (yemin edecek kimsenin) yemin teklif olunan meseleyi öğrendikten sonra vekiline yeminin kabul veya reddini bildirmek için özel yetki vermiş olması gerekir. Çünkü yeminin kabul veya reddini bildirmek için özel yetki ancak yemin edecek kimse tarafından yemin teklif olunan meseleyi öğrendikten sonra verilebilir. (HUMK. m.63) Müvekkile durum bildirilmeden yemin teklif olunan celsede vekilin yemini reddetmesi usule aykırıdır.
Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden davacı vekilinin yemin teklifini kabul etmediği gerekçesiyle yazılı biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 14.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.