Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/14966 E. 2023/767 K. 20.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14966
KARAR NO : 2023/767
KARAR TARİHİ : 20.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2014 tarihli ve 2013/287 Esas, 2014/232 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle birinci, üçüncü ve altıncı fıkraları, 62 nci madde uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 06.06.2014 tarihli ve 2013/287 Esas, 2014/232 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 15.02.2022 tarihli ve 2021/2546 Esas, 2022/1278 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 56-61 inci maddeleri ile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarla ilgili 5237 sayılı Kanun’un 102-105 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin aynı Kanun’un 7 nci maddesi ikinci fıkrası hükümleri dikkate alınarak lehe olan hükmün belirlenerek sanığın hukuki durumunun takdiri amacıyla bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve 2022/189 Esas 2022/301 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği;
Sanık hakkında takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasına ilişkindir.

2. Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Sübuta, mahallinde keşif yapılması ve tanık dinletme talebine rağmen verilen karar verilmesine, sanığın suç kastının bulunmamasına, eylemin sarkıntılık kapsamında olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde 6. sınıf öğrencisi mağdure haftanın belirli günlerinde destek amaçlı öğrenim görmekte olup, sanık bu merkezde mağdurenin öğretmeni olduğu olay günü Rehabilitasyon Merkezinin bilgisayar odasında bulunan mağdure ve kardeşi tanık ….’nin yanına gelen sanığın, mağdure ve kardeşini şehir parkına fotoğraf çekilmeye götürdüğü, bu parkta bulundukları sırada sanığın cinsel amaçlı olarak mağdurenin beline sarıldığı, eliyle göğüslerine dokunduğu, mağdurenin sanığın elini ittiği, sanığın mağdurenin omzuna elini atıp dolaştıkları, parktaki bir bankta dondurma yerken sanığın yine mağdurenin bacaklarına, vücuduna dokunmaya devam ettiği, beline sarılıp kendisine çektiği ve yine derse gittiği sırada mağdurenin yanaklarından ve daha çok dudağına yakın bölgeden öpmeye çalıştığı, olayın gerçekleştiği yerde bulunan tanık …. ve mağdurenin babası katılan …’ın sanık ile mağdureyi görmeleri üzerine polisi aradıkları kabul edilmiştir.
2. Katılan mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğuna dair rapor düzenlenmiş, tanıklar …. özetle, sanığın mağdurenin omzuna elini atmaya çalışma, kaçmaya çalışan mağdureyi kendisine doğru çekiştirme, mağdurenin göğüs kısmında ellerini dolaştırma, mağdurenin sanığın ellerini ittirmesine rağmen sanığın dokunmaya devam etme, beline sarılma, bacaklarına dokunma hareketlerini gördüklerini beyan etmişlerdir. Sanık suçlamaları kabul etmemiş ise de olay yerinde bulunan tanıklar ….’nin ifadelerinin mağdure beyanlarıyla uyumlu olduğu, olaya katılan …’ın da birebir şahit olduğu, mağdurenin anlatımlarının istikrarlı olduğu, mağdurenin sanığa suç isnadını gerektirecek herhangi bir menfaatinin bulunmadığı ve sanık ile mağdure ve katılan arasında husumet de bulunmadığı göz önüne alındığında sanık savunmalarına itibar edilmemiş, öğretici konumundaki sanığın öğrencisi olan on üç yaşındaki mağdurenin beline sarılmak, eli ile mağdurenin göğüslerine dokunmak ve bacaklarını okşamak suretiyle birkaç dakika boyunca mağdurenin cinsel dokunulmazlığını ihlal ettiği, bu itibarla sarkıntılık düzeyini aşan ve devamlılık arz eden cinsel eylemleriyle üzerine atılı 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesi birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği kabul edilmiş, sanığın, mağdurenin gittiği rehabilitasyon merkezinde öğretmen olduğu, bu suretle suça konu cinsel istismar eyleminin öğretici tarafından gerçekleştirildiği anlaşıldığından cezasında arttırım yapılmış, sanığın yargılama sürecindeki davranışları ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim nedeni kabul edilmiştir.
3. Lehe Kanun’un belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun’da 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler olaya uygulanarak karşılaştırılmış ve sanığın lehe olduğu belirlenen 5237 sayılı Kanun’un 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten sonraki hükmüne göre hukuki süreç başlığı altında 3 numaralı bentte yer alan şekilde mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilerek dosya kapsamına uygun, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden takdiri indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
1. Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ve tanık anlatımları ile de uyumlu beyanları, mahallinde yapılması istenen keşfin katkı sağlamayacak olması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanık müdafiinin sübuta yönelik temyiz itirazlarına itibar edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2022 tarihli ve 2022/189 Esas, 2022/301 Karar sayılı kararında sanık müdafii ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.