Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/1406 E. 2023/1810 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/1406
KARAR NO : 2023/1810
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/336 E., 2022/1736 K.
DAVACILAR : …mirasçıları: 1-… 2- …
vekilleri Avukat …
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 04.03.2019
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/114 E., 2021/644 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine, karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi olan…’nın iş kazası sonucu vefat ettiği, müvekkillerine de SGK tarafından ölüm aylığı bağlandığı, ancak SGK tarafından yapılan denetim sonrasında murisin çalıştığı işveren …’a ait işyerinde 01.07.2012 tarihinden sonraki hizmetlerinin fiili çalışma olmaması sebebiyle aylığın iptal edildiğini, kurumun yapmış olduğu işlemin hukuka aykırı olup, iptali ile murisin sigortalılığı iptal edilen döneme ait çalışmış olduğuna, hizmetlerinin tespitine ve yeniden sigortalı sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun yapmış olduğu işlemlerde herhangi bir şekilde hukuka aykırı bir yön olmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Kurum tarafından 10.12.2014 tarihinde vefat eden…’dan dolayı haksahibi olan davacılara ölüm aylığı bağlandığı, yapılan denetim sırasında…’nın çalıştığı işveren …’a ait işyerinde 01.07.2012 tarihinden sonraki hizmetlerinin fiili çalışma olmaması sebebiyle 5510 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesinin b bendinde belirtilen en az 1800 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş veya 4.maddesinin 1.fıkrasının a bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıldan beri sigortalı bulunup toplam 900 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş şartı yerine gelmemesi nedeniyle aylıkların iptal edildiği, dosyada mevcut 26.09.2016 tarih ve 2016/121089-149 sayılı Sosyal Güvenlik Denetmen raporuunun içeriği, alınan ifadeler, ayrıca aynı işyeri tarafından kuruma verilen dönem bordrolarında isimleri geçen bir kısım tanıkların ifadesi, dinlenen tanıkların hiçbirinin…’nın çalışmasına yönelik bir beyanlarının olmadığı, bu şahsı tanımadıklarını bildirdikleri, hatta bir kısım dinlenen tanıkların dahi denetmen raporunda belirtilen fiili çalışmama olgusunu destekledikleri, yine davacı asil …’nın da eşinin … isimli işveren yanında çalışmadığını, bunu tam bilemediğini, eşinin tersanede çalışan bir işçi olduğunu, eşinin ızgara yemek işlerinden anlamadığını, … inşaat isimli bir firmayı da bilmediğini, eşinin …’de böyle bir firmada çalıştığını da hatırlamadığını beyan etmesi karşısında davacı tarafça kurum tarafından yapılan denetim ve tutulan tutanakların aksini ispatlayamadığı, fiili çalışma olgusunu kanıtlayamadığı, bu haliyle kurum tarafından yapılan işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacılar Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacıların, Yalova ili Çınarcık ilçesinde oturduğu, murislerinin çalıştığı yerin …, çalışma döneminin de 2012-2013 yılları arasında olduğu dikkate alındığında, davacıların o dönemde murislerinin kimlerle çalıştığı bilebilmesinin mümkün olmadığını, SGK tarafından gösterilen çalışan listesinde 373 kişi belirtilmiş olup bu 373 kişi arasından kimlerin murisin çalışmalarını bildiğini ya da beraber çalıştığını bilebilmelerinin mümkün olmadığını, SGK tarafından gönderilen listelerdeki tanıkların tamamının dinlenilmesinin teknik olarak mümkün olmadığını ve bu durumun da davacılar aleyhine yorumlanarak ret kararı verilmesinin yerinde bulunmadığını, ayrıca denetim sonucu iptali yapılan günlerle ilgili olarak ölen …’nın ifadesinin alınması ve daha sonra işlem tesis edilmesi gerekirken sigortalının ölmesi nedeniyle bilgisine başvurulmadan hukuka aykırı olarak sigortalılığının iptal edildiğini istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kurum denetmenleri tarafından yapılan denetim sonrasında davacılar murisleri…’nın 01.07.2012 tarihinden sonraki çalışmalarının iptali sebebi ile ölüm aylığını iptal eden kurum işleminin iptali ile hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun geçici 7 inci maddesinin 1 inci fıkrası

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgililere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.