Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/2177 E. 2008/9860 K. 21.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2177
KARAR NO : 2008/9860
KARAR TARİHİ : 21.10.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ile süresi içinde davacı vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhine … 2. İcra Müdürlüğünün 1997\ 1280 sayılı dosyası ile çeke dayalı olarak giriştiği icra takibinin, … 3. İcra Mahkemesinin 25.04.2005 tarihli kararı ile İİK.’nun 33/a maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle geri bırakılmasına karar verildiğini, icra takibi hukuki hükmünü kaybettiği, takibe konu alacak ve fer’… sona erdiği halde kötüniyetli davalının … 7. İcra Müdürlüğünün 2005/13847 sayılı dosyası ile mükerreren genel haciz yolu ile takibe giriştiğini … sürmüş ve müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeke dayalı olarak girişilen icra takibinin iptal edilmesi nedeniyle bakiye alacağın hesaplanıp ilamsız takip yapıldığını, alacağın belgesi olan çek zamanaşımına uğramasına rağmen alacaklarının tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek, davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece zamanaşımına uğramış çek nedeniyle keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlaması gerekmekte ise de, davalı vekilinin çek karşılığında teslim edilen mal bedelinin ödenmediğine dair davacılara yemin teklifinde bulunması üzerine davacılar yemin etmiş, yemin beyanlarında “ davalı ile ticari ilişki sonucunda davalıdan 2000 m³ hacminde tomruk satın aldıklarını, bedeli ne miktar olduğunu … olarak hatırlamadığını, ancak bedelin bir kısmını icra dosyasına ve bir kısmını da davalının kendisine elden ödediklerini, elden yaptıkları ödemelerin bir kısmının belgesini almakla birlikte aradan çok zaman geçtiği için bu belgeleri ibraz etmelerinin de mümkün olmadığını” bildirmişlerdir. Hal böyle olunca, ispat yükü ödeme iddiasında bulunan davacı yana geçmiş olup, davacı taraf ödeme iddiasını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığından davanın reddine, davalı yanın tazminat isteminin yerinde olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davalı vekilinin katılma yolu ile verdiği temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmediği gibi harcı da yatırılmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.

2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle ispat külfetinin davacı tarafta olmasına bu nedenle davalı tarafın yemin teklifinin icapsız bulunmasına ve davacının TTK.’nun 644. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmediğini kanıtlayamamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 21.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.