Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/6057 E. 2007/227 K. 22.01.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6057
KARAR NO : 2007/227
KARAR TARİHİ : 22.01.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asıl …ve vek.Av. A.Kürşat Üçer ile davalılar vek.Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, keşidecileri … olan ve diğer davalı …’a ciro edilen 17.9.2004 tanzim, 20.10.2004 vadeli 50.000.000.000.TL.’lık bono ile borçlu olunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Davalı … süresinde davaya cevap vermemiş;
Diğer davalı … vekili, eşi Aytül’ün maliki bulunduğu taşınmazın davalılara satıldığını taşınmazın tapuda gösterilen değerin üzerinde bir bedelle 50.000.000.000.TL. ye satıldığı, bononun bu ilişki nedeni ile eşine verildiğini, eşinin de bonoyu ciro ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne davacıların 50.000.000.000.TL.’lik bono ile borçlu olmadığının tesbitine, bononun iptaline, İİK.’nun 72/5 maddesi gereğince %40 tazminatın davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi ve cevap dilekçesi içeriğine göre, dava konusu bononun daire satışı için ve miktar hanesi kısmının yazılı olarak verildiği hususları çekişmesizdir.
Bu durumda dava konusu gayrimenkulü 50.000.00.YTL bedelle satıldığının kabulü gerekir.
Nitekim dava dilekçesinde de “Tapuda belirtilen değerin esas alınması düşünülür ise de tatbikatta düşük değer gösterilmesi adet haline gelmiştir.” İfadesi ile taşınmazın tapudaki değerinin gerçek değeri göstermediğini davacılar vekili açıkça kabul etmiştir.
Bu nedenle tapu kaydındaki bedelin alındığına yönelik ifadelerin tapuda gösterilen miktara yönelik olduğunun kabulü gerekir.
Satış sırasında dava konusu bononun iade edilmemiş olması da bu hususu doğrular nitelikdedir.
Hal böyle olunca bonodaki bedelle tapudaki bedel arasındaki farkı ödediğini ispat yükümlülüğü altında olan davacılara bu yöndeki delillerini ibraz olanağı tanınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde menfi tesbit davasının kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Öte yandan icra takibinde taraf olmayan lehtar Aytül’ün %40 kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulması da kabul şekli itibari ile isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalılar yararına takdir edilen 500.00.-YTL. duruşma vekalet ücretinin davacılardan . alınarak davalılara verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, .22.1.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.