Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13995 E. 2023/1872 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13995
KARAR NO : 2023/1872
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/446 E., 2022/1387 K.
vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 30.01.2018
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/43 E., 2019/727 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararıdavalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kurum sigortalısı …’ın davalı işyerinin hamurhane bölümünde çalışmakta iken 24.12.2015 tarihinde iş kazası geçirdiğini, yaşanan kazanın ardından Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda olayın 5510 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi gereği iş kazası olduğunun tespit edildiğini ve olayın meydana gelmesinde davalı şirketin kusurunun bulunduğunu belirterek sigortalıya bağlanan gelirin ilk peşin değerli gelir açısından şimdilik 3.000,00 TL’nin, ıslahla 216.217,11 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı kurumun her ne kadar söz konusu alacakları talep etmiş ise de; müvekkili işverenliğin, işçinin yaralanmasında kusuru bulunmadığından ve ancak kusuru oranında rücu edebileceğinden davacı kurumun yapmış olduğu giderleri müvekkiline rücu hakkı bulunmadığını, kazanın davacının kusurlu davranışları sonucu gerçekleştiğini, müvekkili firma tarafından gerekli iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin verildiğini ve gerekli ekipmanlarında tedarik ediliğini, davacı kurumca ancak kusuru oranında rücu işlemi yapılabileceğini ve somut olayda işçinin meslek hastalığına yakalanması ve meslekte kazanma güç kayıp oranının artmasında kusuru bulunmayan müvekkili işverenliğe karşı açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 216.217,11 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin, tahsis onay tarihi olan 30.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı kuruma verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile;

1.Gerekçeli karara esas alınan hesap raporunda işçinin ücretinin hatalı belirlendiğini, bilirkişi raporunda Karaman İş Mahkemesi’nin 2017/375 E. sayılı dosyasına sunulan bordrolarda herhangi bir yan ödemenin bulunmadığından bahisle Kurum müfettişi tarafından tespit edilen yardımların dikkate alınmasının hatalı olduğunu, tüm ödemelerin banka kanalıyla yapıldığını, anılan bordroların incelenmesinde de görüleceği üzere, kazazede …’a bordroda görünenler dışında herhangi ücret veya ücret eki niteliğinde ödeme yapılmadığını, bir diğer anlatımla, bilirkişice bordroda görünen miktarların dikkate alınmayıp, davacı kurum müfettişi tarafından yapılan ve denetimden son derece uzak tespitlere göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişinin ücreti belirlerken hizmet döküm cetvelindeki prime esas kazancı dikkate almasının hatalı olduğunu,

2.Müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, müvekkil işverenlikte işçilere işin görülmesi için gereken koruyucu araç ve gereçler verilmekte ve bunların kullanımı denetlendiğini, ayrıca müvekkil işverenlikte iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi bulunduğunu, iş güvenliği uzmanınca gereken eğitimler zamanında verildiğini, gerekli denetimlerin yapıldığını, iş yerinde bir kazanın/yaralanmanın gerçekleşmesinde iş yeri hekimi hemen olaya müdahale ederek gerekli önlemleri alarak tedavileri gerçekleştirdiğini, bu nedenle bu hususta müvekkile kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığını, sadece çelişkili ifadeler ve duyuma dayalı tanık beyanlarının dikkate alınarak hazırlanan raporun ve buna bağlı olarak yapılan hesaplamanın taraflarınca kabul edilmediğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkemece verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Dosyada alınan birbirini teyit eden kusur raporları ve tazminat dosyasında hükme esas alınan kusur raporunda davalı işveren şirketin %75 oranında kusurlu olduğu belirlendiği, öte yandan kazalı sigortalı tarafından davalı şirket aleyhine Karaman İş Mahkemesinin 2017/375 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı maddi ve manevi tazminat davası dosyası incelendiğinde bu dosya üzerinden alınan kusur raporunda da davalı işveren şirketin %75 oranında kusurlu kabul edilerek 218.709,55 TL maddi tazminat ve 30.000,00TL manevi tazminat hüküm altına alındığı, bu dosya üzerinden alınan hesap raporuna göre de kurumca bağlanan gelirin peşin değeri gerçek zarardan düşük olduğunun görüldüğü anlaşılmakla tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlikgörülmediğinden; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirterek; davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigortalının geçirdiği iş kazası nedeni ile hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelirin 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ‘ nun 21 inci maddesi kapsamında rücuan tazmini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’ un 21 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyiz taleplerinde yapılan itirazların, davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğü’ne verilen kusurun yerinde olmadığına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.