Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/946 E. 2009/10920 K. 19.11.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/946
KARAR NO : 2009/10920
KARAR TARİHİ : 19.11.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkili hakkında senede dayalı olarak takibe geçildiğini oysa ki senedin kefil kısmında bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını bu nedenle dava açıldığını öne sürerek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …’nun davadan sonra vefat etmesi nedeniyle mirasçıların davaya dahil edilmiş, davalılar vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava ve takip konusu senette davacı adına atılan imzanın onun eli ürünü olmadığının Adli Tıp Kurumundan alınan raporla tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı yararına %40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava senet nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespitine ilişkindir. Mahkemece alınan 18.02.2008 tarihli Adli Tıp raporunda senetteki kefil imzasının davacı …’ya ait olmadığı belirlenmiştir. Dava konusu senette alacaklı olan …, davalıların murisidir ve bu kişi tarafından davacı aleyhlerine takibe geçilip, davacı muris hakkında menfi tespit davası açmış ancak davanın devamı sırasında 13.07.2002 tarihinde …’nun vefat etmesi üzerine mirasçılar hakkında davaya devam edilmiştir. Mirasçıların, senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı hususunda kesin bir bilgiye sahip olmaları düşünülemez. Hal böyle olunca, mahkemece davalıların takipte haksız ve kötüniyetli olduklarının kabulü ile İİK.nun 72/5.maddesi uyarınca tazminatla sorumlu tutulmalarında isabet görülmemiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği için HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının tazminata ilişkin bulunan (1) nolu bendinin 4. ve 5.satırlarının karar metninden çıkarılarak yerine, “davalıların takipte kötüniyetli olduğu saptanamadığından kötüniyet tazminatı talebinin reddine”sözcük dizisinin eklenerek hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.