Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/8306 E. 2023/1053 K. 07.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8306
KARAR NO : 2023/1053
KARAR TARİHİ : 07.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 29.02.2016 tarihli ve 2015/3538 Soruşturma, 2015/1268
Esas numaralı iddianamesi ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4, 53 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/21 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 116/4, 62/1, 53 ve 58 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebebi; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 18.12.2015 günü gece vakti sayılan saat 01.30 sıralarında mağdurların Gelincik Mahallesi Gelincik Yolu No:19 sayılı adreste bulunan ikametlerinin arka bahçesinden girerek 1. katın sağ penceresine merdiven dayamak suretiyle mağdurların evini gözetlediği, kabul edilmiştir.
2. Kolluk tarafından 18.12.2015 tarihinde tanzim olunan Görgü Tespit Tutanağına göre, suça konu ikametin arka bahçesinde oturma odasının penceresine dayalı vaziyette merdiven olduğu tespit edilmiştir.
3. Kolluk tarafından 19.12.2015 tarihinde tanzim olunan tutanakta, sanığın telefonunun arama bölümünün fotoğrafları kayıt altına alınmıştır.

4. Sanığın atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır.
5. Tüm tanıkların ve mağdurların beyanlarının olayın oluş şekli ve tutanaklarla uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinde yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan, … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.11.2015 tarihli ve 2015/340 Esas, 2016/504 Karar sayılı ve 12.11.2015 tarihinde kesinleşen ilâmına konu 5237 sayılı Kanun’un 151/1. maddesi gereğince mala zarar verme suçundan doğrudan verilen 1.000,00 TL adli para cezasının hüküm tarihinde miktarı itibariyle 1412 sayılı Kanun’un 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olması nedeni ile tekerrüre esas alınamayacağı, yine adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas nitelikte sabıkasının bulunmaması nedeniyle sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2016 tarihli ve 2016/21 Esas, 2016/267 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulandığı bölümün hükümden çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.