YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/32673
KARAR NO : 2023/11723
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi
Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, suç tarihine göre hükümden önce yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenip yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği; ancak Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay’dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun’un 305 ila 326 ncı maddelerinin uygulanması gerektiği, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, hükümde temyiz süresinin 15 gün olarak yazılması suretiyle yanıltıcı ifade kullanıldığından, katılan vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. … Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2014 tarih 2013/275 Esas, 2014/108 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 113 üncü maddesinin birinci fıkrası, anılan Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
2. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen … Asliye Ceza Mahkemesi kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 09.12.2019 tarihli 2015/250 Esas, 2019/19168 sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine incelemeye konu Mahkeme kararı ile bozmaya uyulmak suretiyle, sanık hakkında kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 113 üncü maddesinin birinci fıkrası, anılan Kanun’un 29 uncu maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis ile cezalandırılmasına, ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
Tebliğname’de sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 113 üncü maddesinin birinci fıkrasında temel cezanın 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörmesine rağmen temel cezanın 1 yıl olarak başlatılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayin edilmiş olması nedeniyle hükmün bozulması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz isteğinin, sanık hakkında takdiri indirim nedenleri ile haksız tahrik hükümleri uygulanmasının ve cezasının ertelenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Sanığın temyiz isteğinin, temyiz hakkını kullanmak istediğine,
Ve re’sen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanığın katılanın doktor olarak çalıştığı 6 no.lu Aile Sağlık Merkezine muayene olmak üzere geldiği, katılandan rapor yazmasını talep ettiği, katılan tarafından kabul edilmemesi nedeniyle aralarında çıkan tartışmada katılana ”Rapor yazmazsan muayeneden çıkmayacağım, gerekeni yaparım.” şeklindeki sözlerle tehdit ederek 45 dakika boyunca muayene odasından çıkmaması nedeniyle hakkında kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi suçundan açılan davada, sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 113 üncü maddesinin birinci fıkrasının 13.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6529 sayılı Kanun’la değiştirilmeden önceki halinde “…… 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasına hükmolunur” şeklindeki düzenleme gereğince suç tarihi itibarıyla Mahkemenin ceza tayininde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğname’deki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki etkisi takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanması, haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle anılan Kanun’un 29 uncu maddesinin uygulanması ve engel mahkûmiyeti bulunmayan sanığın “Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın sanığın yargılama sürecindeki olumlu tutumu, sabıkasız kişiliği dikkate alınarak cezasının ertelenmesi halinde ileride bir daha suç işlemekten çekineceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın ertelenmesine dair” anılan Kanun’un 51 inci maddesinin uygulanması yönündeki Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, sanığın kısmi ikrarı, katılanın aşamalardaki beyanları ile tanık …’nin beyanlarına göre sanığın atılı suçları işlediğine ve sanığın mahkûmiyeti yönünde Mahkemenin inanç ve takdirinde,
Sanığın muvafakatının bulunmaması nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının uygulanmamasına dair, Mahkemenin takdir ve gerekçesinde, hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
C. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığa yükletilen kamu hizmetlerinden yararlanma hakkının engellenmesi eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından,
Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Mahkemece verilen hükümde sanık ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2023 tarihinde karar verildi.