Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/9770 E. 2007/4335 K. 01.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/9770
KARAR NO : 2007/4335
KARAR TARİHİ : 01.05.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Dava, satıştan kaynaklanan faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacı arasında konsinye mal satışı yapılmış olup bu mallar satılmadan müvekkili adına fatura kesildiğini, irsaliyenin konsinye olmasına rağmen usulsüz kesilen faturanın ve ayıplı olan malların alacaklı davacı şirkete iade edildiğini ancak davacının bunları almaktan imtina ettiğini, ayıplı malların depoda bulunduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre davalı tarafın satımın konsinye satış olduğunu ispatlayamaması, süresinde ayıp ihbarının yapılmamış olması, ayıplı olduğu tespit edilen malların dışında kalan ancak fatura içeriğinde yer alıp davalı şirkete teslim edildiği sabit olan terlikler nedeniyle takibin 2.588.62 YTL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal direnim faizi ile birlikte devamına, hükmolunan miktarın % 40′ ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ayıp savunmasında bulunmuş ise de, süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı mahkemenin kabulündedir. Yerel mahkemenin bu yöndeki gerekçesi davalı tarafça açıkça temyiz konusu edilmemiştir. O halde mahkemece süresinde ayıp ihbarı yapılmadığı kabul edildiğine göre bunun yasal sonuçları gözetilerek bir hüküm kurulması gerekirken delil tespit raporunda ayıplı olduğu belirtilen mallar yönünden süresinde ayıp ihbarı varmış gibi yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.05.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.