Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/518 E. 2007/5397 K. 25.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/518
KARAR NO : 2007/5397
KARAR TARİHİ : 25.05.2007

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari münasebet sebebi ile karşılıklı olarak senetler verildiğini, daha sonra aralarındaki hukuki ilişki sona ererken davalı ile müvekkilinin senetlerin takasına karar verdiklerini, müvekkilinin oğullarının davalının ikamet ettiği …’a giderek 31.12.2002 vadeli, tanzim tarihi ve yeri olmayan 50.000$ meblağlı senedi davalının verdiğini, bunun üzerine müvekkilinin oğullarının da davalıya ellerindeki 40.000 $ bedelli senedi teslim ettiğini ayrıca müvekkilinin aynı gün davalıya 10.000 $ ödeme yaptığını, müvekkilinin oğullarının aldıkları senedin gerçek senet olduğunu sanarak aldıklarını ancak senedin fotokopi olduğunu sonradan anladıklarını karşılıksız kalmış senedin icraya konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tesbiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevabında,iddianın asılsız olduğunu, davacının müvekkiline borçlu olduğunu, bu durumun davacı tarafından imzalanıp, müvekkiline verilen ve takip konusu edilen bono ile de sabit olduğunu, davacının borçlu olmadığını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini davacının borcunu ödemediğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi esasen bono tanzimi sırasında tarafların bono aslının fotokopisini alabilecekleri ve tacir olan davacı tarafın bono aslının kendisine verilip verilmediğini bile bilecek konumda olduğu esasen yazılı belge olan bonoya karşı yine bononun bedelsiz kaldığını kanıtlamanın yazılı delillerle olması gerektiği davacının iddiasını kanıtlayamadığı kötüniyet tazminatının koşullarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın ve davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, 25.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.