YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3570
KARAR NO : 2023/84
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR :
İLK DERECE MAHKEMESİ : … Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine, görevsizliğine karar verilmiştir.
Kararın davacılar …, …, …, … vekili, davacı … ve … vekili, … vekili, …, …, …, … ve diğerleri vekili, … ve diğerleri vekili, … vekili, …, … ve diğerleri vekili, … ve diğerleri vekili, …, … vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … vekili, . … Konut Yapı Koop. Vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … mirasçıları vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … ve …, davalı … ve vekili, davalı-asli Müdahil Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı … müdahil davacılara ve davalı …’a ait istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine, müdahil davacı-davalı … vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile … Kadastro Mahkemesi’nin 28.01.2020 tarihli 2018/9 E. 2020/15 K. Sayılı kararının 6100 sayılı Kanun’un 353/(1)-b.2 inci maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar …, …, …, … vekili, davacı … ve … vekili katılma yoluyla, … vekili, …, …, …, … ve diğerleri vekili, … ve diğerleri vekili, … vekili, …, … ve diğerleri vekili, … ve diğerleri vekili, …, … vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … Konut Yapı Koop. vekili, … mirasçıları vekili tarafından duruşma talepli olarak, … vekili, … vekili, … mirasçıları vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … ve …, davalı … ve vekili, davalı … vekili, davalı … ve arkadaşları vekili, davalı – asli müdahil Hazine vekili tarafından duruşma talebi olmaksızın davacı … vekili tarafından ise ek karara yönelik temyiz edilmiş olmakla; duruşma istemi nitelikten reddedilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. DAVA
a. Tespitler
Dava ve temyize konu; Kullanım kadastrosu sırasında … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan;
1.29539 ada 1 nolu parsel sayılı 50.796,87 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Orman Kanun’un (6831 Sayılı Kanun) 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel Kullanımsızdır. … Cumhuriyet Başsavcılığının tahsis talebi vardır.” şerhi;
2.29542 ada 1 parsel sayılı 21.848,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parselin krokisinde A ile gösterilen 853,36 m²’lik yerin 1/2 hissesi Mella oğlu 1995 doğumlu …’in ve 1/2 hissesi Masum oğlu 1990 doğumlu …’nın 2015 yılından beri kullanımlarındadır. Krokisinde B ile gösterilen 1492,87 m²’lik yer … oğlu 1972 doğumlu …’in 2015 yılından beri kullanımındadır, krokisinde C ile gösterilen 2575,52 m²’lik yer … oğlu 1972 doğumlu …’nın 2000 yılından beri kullanımında olup, krokisinde M ile gösterilen ev ve N ve O ile gösterilen seralar kendisine aittir. Krokisinde D ile gösterilen 371,78 m²’lik yer Ömer oğlu 1964 doğumlu …’in 1990 yılından beri kullanımındadır.Krokisinde E ile gösterilen 769,86 m²’lik yerin 1/2 hissesi … oğlu 1977 …’nın ve 1/2 hissesi … oğlu 1983 doğumlu …’nın 2009 yılından beri kullanımındadır. Krokisinde F ile göstreilen 920,79 m²’lik yer … oğlu 1948 doğumlu …’nın 1998 yılından beri kullanımında olup, krokisinde Ö ile gösterilen ev kendisine aittir. Krokisinde G ile gösterilen 1425,52 m²’lik yer … oğlu 1964 doğumlu …’nın 2004 yılından beri kullanımında olup,krokisinde P ile gösterilen ev ile R ile gösterilen sera kendisine aittir. Krokisinde H ile gösterilen 402,59 m²’lik ye … oğlu 1968 doğumlu …’ın 2000 yılından beri kullanımında olup, krokisinde S ile gösterilen ev kendisine aittir. Krokisinde I ile gösterilen 291,69 m²’lik yer yol olarak kullanılmaktadır. Krokisinde K ile gösterilen 1684,56 m²’lik yer Bekir oğlu 1988 doğunlu …’nın 2009 yılından beri kullanımında olup, krokisinde Ş ile gösterilen sera kendisine aittir. Krokisinde L ile gösterilen 11059,46 m²’lik yer kullanımsızdır.” şerhi,
3.14109 ada 22 parsel sayılı 34.584,58 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu 1941 doğumlu …’in 1976 yılından beri kullanımındadır,içerisindeki ev sera ve depo kendisine aittir.” şerhi,
4.14109 ada 23 nolu parsel sayılı 19.166,22 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … kızı 1943 doğumlu …’in 1980 yılından beri kullanımındadır. İçersindeki subasman ve sera kendisine aittir.” şerhi,
5.14109 ada 24 nolu parsel sayılı 10.418,77 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu 1941 doğumlu …’in 1976 yılından beri kullanımındadır.”şerhi,
6.14109 ada 149 nolu parsel sayılı 1.103,63 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … kızı 1953 doğumlu …’ın 1995 yılından beri kullanımındadır. ”şerhi,
7.14109 ada 150 nolu parsel sayılı 1.129,91 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu 1956 doğumlu … ’in 1995 yılından beri kullanımındadır, üzerindeki ev kendisine aittir. ” şerhi,
8.14109 ada 151 nolu parsel sayılı 6.114,30 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parselin 1/2 hissesi … kızı 1943 doğumlu …’in ve 1/2 hissesi … … oğlu 1940 doğumlu …’lerin 2004 yılından beri kullanımındadır.” şerhi,
9.14109 ada 152 nolu parsel sayılı 1971,18 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu 1955 doğumlu … ’in 1980 yılından beri kullanımındadır.”şerhi,
10.14109 ada 153 nolu parsel sayılı 2258,89 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu … Parlak mirasçılarının 1980 yılından beri kullanımındadır.”şerhi,
11.14109 ada 154 nolu parsel sayılı 2353,93 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu 1948 doğumlu … ’ın 1995 yılından beri kullanımındadır. İçerisideki ev ve sera kendisine aittir.” şerhi,
12.14109 ada 155 nolu parsel sayılı 864,36 m²yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel yol olarak kullanılmaktadır.” şerhi,
13.14109 ada 156 nolu parsel sayılı 2558,39 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu 1959 doğumlu …’ın 1985 yılından beri kullanımındadır, içerisindeki sera kendisine aittir.” şerhi,
14.14109 ada 157 nolu parsel sayılı 296,15 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu Parsel yol olarak kullanılmaktadır.” şerhi,
15.14109 ada 158 nolu parsel sayılı 1414,92 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu Parsel … oğlu 1969 doğumlu …’in 1985 yılından beri kullanımındadır. Üzerindeki depo ve sera kendisine aittir.” şerhi,
16.14109 ada 160 nolu parsel sayılı 14.798,79m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu Parsel Osman oğlu 1974 doğumlu Cengiz Ünver’in 1994 yılından beri kullanımındadır. Üzerindeki depo ve sera kendisine aittir.” şerhi,
17.14109 ada 161 nolu parsel sayılı 19.692,38 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu Parsel … kızı 1964 doğumlu …’in 1995 yılından beri kullanımındadır. Üzerindeki subasman kendisine aittir.” şerhi,
18.14121 ada 34 nolu parsel sayılı 35.968,57 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parselin 67/197 hissesi … oğlu 1953 doğumlu …, 40/197 hissesi … oğlu 1934 doğumlu …, 20/197 hissesi … oğlu 1942 doğumlu …, 10/197 hissesi … kızı 1941 doğumlu …, 10/197 hissesi … kızı 1955 doğumlu …, 10/197 hissesi … oğlu 1956 doğumlu …, 10/197 hissesi … oğlu 1960 doğumlu …, 10/197 hissesi … kızı 1964 doğumlu …,10/197 hissesi … oğlu 1965 doğumlu …, 5/197 hissesi … kızı 1980 doğumlu …, 5/197 hissesi … oğlu 1984 doğumlu …’ların 2003 yılından beri kullanımındadır.Krokisinde C ile gösterilen sera … oğlu 1975 doğumlu …’a aittir, krokisinde D, E, F ile gösterilen seralar ile H ile gösterilen bina … oğlu 1975 doğumlu …’e aittir.” belirtmesinin yapıldığı,
19.14121 ada 35 parsel sayılı 24.043,94 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel kullanımsızdır. Krokisinde A ile gösterilen 179,38 m²’lik kısımlarda Türkiye Elektrik İletişim A.Ş. ye ait enerji Nakil hattı vardır.” şerhi,
20.14122 ada 2 parsel sayılı 14.209,01 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel kullanımsızdır. Krokisinde A ile gösterilen 5945,99 m²’lik ve B ile gösterilen 1671,11 m²’lik kısımlarda Türkiye Elektrik İletişim A.Ş. ye ait enerji Nakil hattı vardır.”şerhi,
21.14129 ada 25 nolu parsel sayılı 3.832,16 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu 1977 doğumlu …’nın 1999 yılından beri kullanımındadır.” Şerhi,
22.14129 ada 26 nolu parsel sayılı 3.799,52 m²yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu Parsel … oğlu 1943 doğumlu …’nın 1970 yılından beri kullanımındadır.” Şerhi,
23. 14129 ada 27 nolu parsel sayılı 1.247,77 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel Halil kızı 1952 doğumlu …’nın 1970 yılından beri kullanımındadır.” şerhi,
24.14130 ada 1 nolu parsel sayılı 15.809,91m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel kullanımsızdır. ” şerhi,
25.14139 ada 32 nolu parsel sayılı 15.633,99m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel kullanımsızdır. Krokisinde A, B ile gösterilen toplam 705,37 m²’lik kısımda Türkiye Elektrik İletişim A.Ş ye ait Enerji Nakil Hattı vardır.” şerhi,
26.14139 ada 33 nolu parsel sayılı 498,33 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel Hayrula oğlu 1974 doğumlu …’nin 2012 yılından beri kullanımındadır. Üzerindeki ev kendisine aittir. ” şerhi,
27.14140 ada 4 nolu parsel sayılı 32.903,49 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu Parsel kullanımsızdır. ” şerhi,
28.14163 ada 2 nolu parsel sayılı 1.085,35 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel Yusuf oğlu 1955 doğumlu …’in 2004 yılından beri kullanımında olup üzerindeki ev kendisine aittir. ” şerhi,
29.14163 ada 18 nolu parsel sayılı 15.259,41 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel kullanımsızdır. Krokisinde A ile gösterilen 368,72 m², B ile gösterilen 1361,34 m², C ile gösterilen 2629,80 m² E ile gösterilen 140,43 m²’lik kısımlarda Türkiye Elektrik İletişim A.Ş. tararfından enerji nakil hattı vardır. ” şerhi,
30.14163 ada 21 nolu parsel sayılı 80,99 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’unn 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel Türkiye Elektrik İletim A.Ş. tarafından pilon yeri olarak kullanılmaktadır.” şerhi,
31.14163 ada 22 nolu parsel sayılı 64,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu Parsel Türkiye Elektrik İletim A.Ş tarafından pilon yeri olarak kullanılmaktadır.” şerhi,
32.14163 ada 23 nolu parsel sayılı 64,00 m² yüzölçümü ile Hazine adına tespiti yapılmış beyanlar hanesine de, “İş bu parsel Türkiye Elektrik İletim A.Ş tarafından pilon yeri olarak kullanılmaktadır.” şerhi,
33.14164 ada 12 nolu parsel sayılı 27.507,11 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … kızı 1972 doğumlu …’in 2009 yılından beri kullanımındadır. Krokisinde A ile gösterilen 3981,75 m² ve B harfi ile gösterilen 5064,00 m²’lik kısımda …ye ait Enerji Nakil Hattı vardır. ” şerhi,
34.14164 ada 13 nolu parsel sayılı 642,22 m²yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel kullanımsızdır.” şerhi,
35.14166 ada 19 nolu parsel sayılı 1.145,42 m²yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu Parsel … oğlu 1991 doğumlu …’ın 2015 yılından beri kullanımındadır. Krokisinde A ile gösterilen 668,97 m²’lik kısımda Türkiye Elektrik İletim A.Ş. ye ait Enerji Nakil Hattı vardır. ” şerhi,
36.14166 ada 20 nolu parsel sayılı 1.345,27 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu 1987 doğumlu …’ın 2008 yılından beri kullanımındadır. Krokisinde A ile gösterilen 549,41 m²’lik kısımda …ye ait Enerji Nakil Hattı vardır. ” şerhi,
37.14166 ada 21 nolu parsel sayılı 831,28 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu 1966 doğumlu …’ın 2008 yılından beri kullanımındadır. ” şerhi,
38.14109 ada 159 nolu parsel sayılı 5396,86 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu 1970 doğumlu …’ın 1990 yılından beri kullanımındadır.” şerhi,
Kullanım kadastrosu sırasında … ilçesi, … Mahallesi çalışma alanında bulunan,
39.29540 ada 1 nolu parsel sayılı 1.238,61 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu Parselin 1/3 hissesi Seyithan oğlu 1984 doğumlu …’in, 1/3 hissesi … oğlu 1980 doğumlu …’in ve 1/3 hissesi … oğlu 1988 doğumlu …’in 2010 yılından beri kullanımındadır.İçerisindeki ev kendilerine aittir.” şerhi,
40.29540 ada 2 nolu parsel sayılı 954,20 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. 1/2 hissesi … oğlu 1971 doğumlu …’in, 1/2 hissesi … oğlu 1973 doğumlu …’in 1995 yılından beri kullanımındadır. İçerisindeki ev kendilerine aittir.” şerhi,
41.29540 ada 3 nolu parsel sayılı 988,01 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. 1/2 hissesi … oğlu 1981 doğumlu …’in, 1/2 hissesi … kızı 1989 doğumlu …’in 2010 yılından beri kullanımındadır. İçerisindeki ev kendilerine aittir.” şerhi,
42.29540 ada 4 nolu parsel sayılı 1.622,42 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun’un 1 inci Maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. 1/3 hissesi … oğlu 1983 doğumlu …’in, 1/3 hissesi İdris oğlu 1972 doğumlu …’in ve 1/3 hissesi İdris oğlu 19828 doğumlu …’in 2003 yılından beri kullanımındadır. İçerisindeki ev kendilerine aittir.” şerhi,
43.29540 ada 5 nolu parsel sayılı 738,03 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. … kızı 1976 doğumlu …’ın 1995 yılından beri kullanımındadır. İçerisindeki ev ve subasman kendisine aittir.” şerhi,
44.29540 ada 6 nolu parsel sayılı 599,63 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. … oğlu 1965 doğumlu … …’nin 1993 yılından beri kullanımındadır. İçerisindeki ev kendisine aittir.” şerhi,
45.29540 ada 7 nolu parsel sayılı 1.229,39 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine 6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. 1/2 hissesi İsmail oğlu 1962 doğumlu …’nın ve 1/2 hissesi … kızı 1971 doğumlu …’nın 1990 yılından beri kullanımındadır.İçerisindeki ev kendilerine aittir.” şerhi,
46.29540 ada 8 nolu parsel sayılı 504,54 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. … oğlu 1961 doğumlu …’ın 1995 yılından beri kullanımındadır. İçerisindeki ev kendisine aittir.” şerhi,
47.29540 ada 9 nolu parsel sayılı 258,81 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. … kızı 1961 doğumlu …’ın 1995 yılından beri kullanımındadır.” şerhi,
48.29540 ada 10 nolu parsel sayılı 1077,85 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. … oğlu 1968 doğumlu …’in 1987 yılından beri kullanımındadır. İçerisindeki ev ve iki adet subasman kendisine aittir.” şerhi,
49.29540 ada 11 nolu parsel sayılı 77.896,97 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel kullanımsızdır. … Cumhuriyet Başsavcılığının tahsis talebi vardır.” şerhi,
50.29540 ada 12 nolu parsel sayılı 400,91 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. … oğlu 1993 doğumlu …’in 2013 yılından beri kullanımındadır.” şerhi,
51.29541 ada 1 nolu parsel sayılı 22.712,14 m² yüzölçümündeki taşınmazın beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (j) bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel yol olarak kullanılmaktadır.” şerhi yazılarak ayrı ayrı Hazine adına tespit edilmişler, bilahare Kadastro Komisyonu tarafından düzenlenen 27.122017 tarihli tutanaklarla, tespitte konulan şerhler aynen korunmak üzere, taşınmazlar hakkında kullanım kadastrosu tutanağı düzenlenmeden önce konulmuş olan çeşitli tedbir, kamulaştırma ve kesinleşmiş mahkeme kararları şerhleri de eklenmiştir.
b. Dava Dilekçeleri
1.Ana dosya davacısı … dava dilekçesi ile; kendi kullanımında olan ve üzerinde hayvancılık yaptığı evinin bitişiğindeki, dava konusu … Mahallesi 29540 ada 11 parselde kalan 200 m²’lik alan kendi adına yazılmadığını ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın kendi adına yazılmasını talep etmiştir.
2.Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 14140 ada 4 nolu parsel sayılı taşınmazın 13000/32903 hissesi … ’ün kullanımında iken 15.06.2003 tarihli zilyetlik devir sözleşmesi ile davacı tarafından devralındığını, halen kullanımını devam ettirdiğini, ancak kadastro tespitinde kullanımsız olarak yazıldığını ileri sürerek dava konusu parselin 13000/32900 hissesinin davacının kullanımında olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 14163 ada 2 parsel ve 14140 ada 4 parsel sayılı taşınmazın 8000 metrekaresinin davacının kullanımında ve tasarrufunda olduğunu, yapılan kadastro çalışmasında 2 parselin 200 m² eksik yazıldığını, üzerinde ev, depo ve ağaçları bulunduğunu etrafının telle çevrili olduğunu ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile davacı adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
4.Birleşen dosya davacıları …, … ve … dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Mahallesi, 14140 ada 4 nolu parsel sayılı taşınmazın … oğlu …’nın 1999 yılında vefatı ile birlikte mirasçıları olan davacılar tarafından nizasız ve fasılasız olarak bu güne kadar kullandığını, yapılan kadastro çalışmalarında kullanımsız olarak tespit edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın davacılar adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
5.Birleşen dosya davacısı … ve arkadaşları dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, 14130 ada 1 ve 14129 ada 25, 26, 27 parsellerin 2008 yılından beri … ve …’la birlikte zilyedi olduğunu, davacıların uzun zamandan beri bu taşınmazı kullandığını, taşınmazçın oldukça büyük bir bölümüne buğday ektiklerini, dava konusu taşınmazın 1990 yılından tutanak tarihi olan 20.12.1996 yılına kadar … tarafında iken 10.05.2000 tarihinde …’e devredildiğini, 20.01.2008 tarihinde ise davacıların zilyetliği teslim aldığını ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile dava konusu yerin kendi kullanımlarında olduğuna karar verilmesini talep etmiştir.
6. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi … Mahallesi 14139 ada 32 parselin tamamı ile 14163 ada 18 parselin bir kısmının 1989 ve 1998 yıllarından beri davacının kullanımında olduğunu, 14139 ada 33 parsel sayılı taşınmazın davacının kullanımında olduğunu, taşınmazın her türlü vergisinin davacı tarafından ödendiğini, dava konusu yerde uzun yıllar boyunca buğday ve yulaf ekmek suretiyle tarla olarak kullanıldığını, kenarlarına zeytin ağaçları dikildiğini, daha sonra komşusu … tarafından sınırını genişletmek suretiyle sebepsiz işgal edildiğini …’ın yerin kendisi kullanılıyormuşcasına davalıya devrettiğini, davacının bu işgali önlemek için Kaymakamlığa başvurduğunu, yapılan incelemeler sonucu işgalin önlenmesine karar verildiğini, bu hususların yerin davalının değil davacının kullanımında olduğunu gösterdiğini, ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı şerhinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
7.Birleşen dosya davacısı …’in dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 14163 ada 18 parselin L ile gösterilen kısmının kendi fiili kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak adına şerh verilmesini talep etmiştir.
8. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesinde; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Mevki, … Mahallesi 14166 ada 19, 20, 21 ve 14164 ada 12 parsel sayılı taşınmazların 1980’lı yıllardan itibaren … tarafından kullanılmakta iken 2005 yılından bu yana zilyetlik devri sözleşmesi gereğince davacı tarafından nizasız ve fasılasız olarak kullanıldığını, yapılan kadastro tespitin taşınmazların kullanımsız olarak tespit gördüğünü, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın davacı adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
9.Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Mahallesi, 14163 ada 18 ve 14164 ada 12 parselin güney cephesi ve 13 parsel sayılı taşınmazların … oğlu … tarafından 01.01.1996 yılından 15.05.2005 yılına kadar bizzat, 2005 yılından bu güne kadar ise davacı … şahitler eşliğinde yapılan zilyetlik devri sözleşmesi gereğince nizasız ve fasılasız şekilde kullanıldığını, yapılan kadastro çalışmalarında 14163 ada 18, 21, 22 ve 23 parsel ile 16164 ada 13 parsel sayılı taşınmazın kullanımsız, 14162 ada 12 parselin güney cephesinde kalan yaklaşık 1200 m²’lik kısmının ise … tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın davacı adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
10. Birleşen dosya davacısı … ve … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 14122 ada 2 parsel ile 14121 ada 35 parsel sayılı taşınmazın kullanımsız olarak tespit gördüğünü, 14121 ada 34 parselin ise gerçek kişiler adına tespit gördüğünü, bu taşınmazların kullanıcılarının davacı olduğunu ileri sürerek … ili, … ilçesi, … Mahallesi 14122 ada 2 parsel sayılı ve 14121 ada 35 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına, … ili, … ilçesi, … Mahallesi 14121 ada 34 parsel sayılı taşınmazın C harfi ile gösterilen seranın üzerinde bulunduğu ve üzerinde bulunan binanın … adına kaydına, bu taşınmazın geri kalan kısmının ise … Mahallesi (… Mahallesi) 45 sokak üzerinde bulunan binanın 16 numaralı bölümünün ve arzının … adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
11. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 14121 ada 35 parsel ve 14122 ada 2 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitleri sırasında kullanımsız olarak tespit gördüğünü, bir bütün halinde davacılar ile diğer paydaşların tapulu taşınmazı iken … Kadastro Mahkemesinin 2002/6 – 2002/27 E – K sayılı ilamı ile … 229 parselin iptal edilerek Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu parsellerin geldisi olan 98500 m² miktarındaki 70 nolu özel parselin 9850 hissenin itibariyle 3350 hissesinin …’a, 1000 hissesi …’a, 3500 hissesinin …’a ve 2000 hissesinin …’a ait olduğunu, davacının muris … oğlu ve mirasçısı olduğunu, 14121 ada 35 parsel ile 14122 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların bir bütün olarak davacının ve diğer paydaşların kullanımda iken köylünün yol ihtiyacı nedeniyle ikiye bölündüğünün ve iki parça halinde kullanılmaya başladığını, beton dikenli tel çit ile her iki parçanın çevrildiğini ve iki parça halinde kullanıldığını, davacıların taşınmazı temizlediğini, beton direkler dikmek, hububat ekmek, zeytin dikmek, zaman zaman kiraya vermek suretiyle bu güne kadar kullandıklarını, 36 parselin cami yapılması için bağışlandığını ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile hissesi oranında davacının zilyetliğinde olduğunun tespit edilmesini talep etmiştir.
12. Birleşen dosya davacıları …, … ve … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 14121 ada 35 ve 14122 ada 2 parsel sayılı taşınmazların öncesinde bir bütün halinde … Tapu Sicil Müdürlüğünün 15.11.1979 tarihli ve 7091 yevmiye nolu resmi senedi ile … Merkez … mahallesi kocazeytin … mevkii 70 parsel 98500 m²’lik tarla olarak davacılar ve müşterekleri tarafından satın alındığını, 1980’lı yıllarda Köy Hizmetleri Müdürlüğünden iş makineleri kiralamak sureti ile taşınmaz üzerindeki taş ve çalılar temizlenerek arazinin ıslah çalışması yapıldığını, bu tarihten sonra dava konusu taşınmaz üzerine davacılar tarafından hububat ekimi yapılmak, zeytin ağaçları dikmek ve bazı bölümleri zaman zaman kiraya vermek sureti ile zilyet ve tasarruf ettiklerini, 2007 yılında tel örgü ile çevrildiğini, 2007 yılında yol ihtiyacı nedeniyle taşınmazın ortasından yol geçirildiğini ve taşınmazın ikiye bölündüğünü, taşınmazın bir kısmı üzerine cami yapıldığını ve cami parselinin 14121 ada 36 parsel olarak tespit edildiğini, … Kadastro Mahkemesinin 2004/1 – 2005/5 E – K sayılı dosya ile görülen dava sonucunda 70 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptaline karar verildiğini, karar kesinleştiğini, daha sonra yeniden çalışma yapıldığını, taşınmazın kullanımsız olarak tespit edildiğini ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile davacılar adına tespit edilmesini talep etmiştir.
13. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 14139 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 15.633 m²’lik kısmının davacının kullanımında olduğu halde kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın davalı adına yazıldığını, davacının uzun yıllardan bu yana sürekli ağaç dikmek, sera yapmak ve toprağı ekip biçmek masadıyla kullandığını, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile taşınmazın davacı adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
14. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 14139 ada 32 ve 33 parsel sayılı 3100 m² yüz ölçümlü taşınmazların davacıya ait olduğunu, taşınmazların davacı adına kadastro tespiti yapılması gerekirken Hazine adına tespit edildiğini, bu iki parselin bitişik olduğunu ve 33 nolu parsel üzerinde olan 498 m² evin davacı adına tespit edildiğini, yapılan bu tespitin hatalı olduğunu, evin bulunduğu taşınmazın bahçesinin 33 nolu parsel olduğunu, bu taşınmazların bir bütün şekilde çevrili olduğunu ve içinde zeytin ve çeşitli ağaçların dikili olduğunu, davacının taşınmazı 02.03.2008 yılında 3100 m² 2/B olarak protokol aracılığı ile … isimli şahıstan devraldığını, devraldığı kişilerin bu taşınmazları uzun yıllar boyunca ekip biçerek kullandığını, söz konusu taşınmazda davacıya ait sondaj yapıldığını, 50 m² hazır ev ve dikili ağaçların bulunduğunu, ayrıca taşınmazların etrafının çit teller ile çevrili olduğunu, dava konusu ettikleri ada ve parsel için kendisine sadece 498 m² boş alana isminin yazıldığını, geriye kalan 3602 m² alanda da davacının hakkının bulunduğunu ileri sürerek yapılan kadastro tespitlerinin iptaline, dava konusu taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
15.Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 14109 ada 159 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu yerde yapılan çalışma sonucunda davalı … adına tespit gördüğünü, dava konusu taşınmazın 1976 yılından beri davacının kullanımında olduğunu, son 9 yıldır kiraya verilmek suretiyle domates serası olarak kullanıldığını, son 1 yıldır üzerindeki serayı söktüklerini, son 1 yıldır davacının kullanımında olduğunu, dava konusu taşınmazla birlikte aynı yerdeki diğer tapularda iptal edilip Hazine adına tescil edilince … Kadastro Mahkemesinde dava açıldığını, … Kadastro Mahkemesinin 2002/6 – 2002/27 E – K sayılı kararı ile dava konusu taşınmaz ile birlikte davacının tapusu olan diğer taşınmazların davacı adına tesciline karar verildiğini, dava konusu taşınmazın fiilen davacının kullandığının sabit olduğunu ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile davacı adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
16. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; davacının dava konusu … ili, … ilçesi, … Mahallesi 14109 ada 157 ve 158 parsel içerisinde serasının ve bahçe işlerinde kullanmak üzere patika yolu bulunan taşınmazları 20 yılı aşkın süredir zilyetlikle yasal olarak kullanan kişi konumunda olduğunu, yapılan kadastro çalışmasında 157 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine yol olarak kullandığının şerh edildiğini, bu yerin davacıya ait 158 nolu parsele geçiş yeri ve devamı niteliğinde olduğunu ve bu yolun başka herhangi bir yola bağlantısı olmadığını ileri sürerek kadastro tespitin iptali ile 157 parselin davacının kullanımında olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
17. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazda eski tapu maliki olduğunu, taşınmazların geldisinin Zeytinköy 229 parsel olduğunu, taşınmazların yasal ve gerçek hak sahiplerinin eski tapu sahibi olan davacılar olduğunu ileri sürerek … ili, … ilçesi, … Mahallesi 29542 ada 1 Parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile kullanımsız tespit edilen yerler de dahil olmak üzere parsellerin tamamında davacı …’nın zilyet ve hak sahibi olduğunun tespitine ve tapunun beyanlar hanesine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
18. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; dava konusu … ili, … ilçesi, … Mahallesi 29542 ada 1 parsel sayılı taşınmazın … Kadastro Mahkemesinin 2018/100 E. sayılı dosyası ile dava açmış oldukları 29539 ada 1 parsel ile bir bütün olarak 1989 yılından beri zilyetliğinde olduğunu, bir yıllık ekilip bir yıl nadasa bırakmak suretiyle taşınmazı fiilen kullandıklarını, 2016 yılında belediyenin yol yapım çalışmaları sırasında davacının oluru ile ileride araziye dağıtılmak üzere geçici yol yapan firma tarafından hafriyatın araziye dağıtıldığını ve arazinin ekildiğini, taşınmazın uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığını ileri sürerek yapılan tespitin iptal edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
19. Birleşen dosya davacıları … ve … dava dilekçelerinde; … ili, … İlçesi … Mahallesi 14109 ada 22, 23, 24, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160 ve 161 parsel taşınmazların gerek 28.06.1995 tarihli muhtar zilyetlik devri ile gerekse 12.12.1997 tarihli ve 28360 yevmiye numaralı … 9. Noterliği satış vaadi sözleşmeleri ile taraflarına ait olduğunu, zilyetlikleri devam ederken Büyükşehir Belediyesi marifetiyle kullanıcı olma statülerinin sonlandırıldığını, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile kendi adlarına tespit edilmesini talep ve dava etmiştir. Adı geçen davacılar 12.02.2012 tarihli dilekçeleri ile; 14109 ada 149, 150 ve 151 parsellerin de davaya dahil edilmesini istemişlerdir.
20.Birleşen dosya davacısı … Kooperatifi vekili dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 13322 ada 1 parselin geldisinin … 229 parsel olduğunu, davacının da taşınmazının içerisinde kalan … Mahallesi 174 cilt 17 sayfa ve 16 sıra nolu ve 14 sıra nolu tapudan revizyon gören 101.000,00 m²’lik iki adet tapunun sahibi olduğunu, davacının 1992 yılından beri taşınmazı kullandığını, davacının tapusun da bulunduğu alanın … Mahallesi sınırlarına alındığını ve 29539 ada 1, 29540 ada 1 ila 12, 29541 ada 1 ve 29542 ada 1 parsellere bölündüğünü, yapılan tespitte 29539 ada 1 parselin tamamı ile 29540 ada 1 ila 12 parseller dışında kalan kısmının kullanımsız olarak tespit edildiğini ve … Cumhuriyet Başsavcılığının tahsis talebinin bulunduğunun yazıldığını, 29541 ada 1 parselin yol olarak kullanıldığının tespit edildiğini, bu tespitlerin doğru olmadığını ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazların davacı adına tespit edilmesini talep etmiştir.
21. Birleşen dosya davacıları … ve … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Mahallesi 29539 ada 1 parsel ve 29540 ada 11 parsel sayılı taşınmazların … oğlu … tarafından 1970 yılından bu yana nizasız ve fasılasız olmak üzere 1999 yılına kadar bizzat, 1999 yılından bu güne kadar ise davacı tarafından davacı, muhtar ve aza eşliğinde yapılan zilyetlik devri sözleşmesi gereğince nizasız ve fasılasız şekilde kullandığını, yapılan kadastro çalışmasında kullanımsız olarak tespit edildiğini ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın davacılar adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
22. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 29540 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafından kullanıldığını, aynı yer 28300 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapuda kayıtlı mülkü olduğunu, bu taşınmazın 2000 m² kısmının hem eksik hemde hazine adına kayıt ettiklerini, söz konusu taşınmazın çok eskilerden bu yana kendisinin olduğunu, bu durumun kendisine ait arazinin sınırında bulunan taş duvardan anlaşıldığını, burayı depo, sera, park olarak kullandığını ve etrafında çeşitli bitkiler yetirtirdiğini, davacının tüm taşınmazların zilyetliğini satın almayla kazandığını, bu arazilen üzerinde harfiyat çalışması yaptırdığını, araziyi ıslah ettirdiğini, depo kurdurduğunu ve ağaç diktirdiğini ileri sürerek yapılan tespitin iptaline, taşınmazın davacı adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
23. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … … Mahallesi 29540 ada 11 parselde geçmiş yıllarda yıkılan evinin enkazının halen mevcut olduğunu, tespit çalışmalarından haberinin olmadığını, taşınmazda 1000 m²’lik alanı kullandığını ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile dava konusu yerin kendi adına kullanıcı tespitinin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
24. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … Mahallesi 29539 ada 1 parselde 6.000 m² ve 29540 ada 11 parselde 4.000 m²’lik arazisi bulunduğunu, bu yeri 1988 yılında satın aldığını, içine ev ve ahır yaptıklarını, ancak 1993 yılında yıkıldığını ileri sürerek dava konusu yerin kendi adına yazılmasını talep etmiştir.
25. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 29540 ada 11 parsel sayılı taşınmazı 30 – 40 yıldır nizasız ve fasılasız olarak kullandığını, 500 m²’lik alana ev inşaa ettiğini ve uzunca bir süre ikamet ettiğini, 1993 yılında yıkıldığı yeniden ev yapma gücü olmadığı için evi yapamadığını, dava konusu yeri halen hayvan otlatma yeri olarak kullandığını, taşınmazda hayvanların barındığı ahırlar ve depoların bulunduğunu ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın kendi adına tespit edilmesini talep etmiştir.
26. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 29540 ada 11 parsel sayılı taşınmazı 1989 tarihinden beri nizasız ve fasılasız olarak kullandığını, taşınmaza ev inşa ettiğini, ve orada ikamet ettiğini, evin 1993 yılında yıkıldığını, ekonomik olarak yeniden ev yapma gücü olmadığı için yapmadığını, dava konusu yeri halen hayvan otlatma yeri olarak kullandığını, taşınmazda hayvanların barındığı ahırlar ve depoların bulunduğunu ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın kendi adına tespit edilmesini talep etmiştir.
27. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi … Mahallesi 29540 ada 11 parsel 570 m² yüz ölçümlü yerde ev inşa ettiğini, burada uzun süre ikamet ettiğini, taşınmazı 30 – 40 yıldır nizasız ve fasılasız olarak kullandığını, evinin 1993 yılında yıkıldığını, dava konusu yeri dava konusu yeri halen hayvan otlatma yeri olarak kullandığını, taşınmazda hayvanların barındığı ahırlar ve depoların bulunduğunu ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın kendi adına tespit edilmesini talep etmiştir.
28. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 29540 ada 11 parsel sayılı taşınmazı 30 – 40 yıldır nizasız ve fasılasız kullandığını, 500 m² yerde ev inşa ettiğini, ve orada ikamet ettiğini, evin 1993 yılında yıkıldığını, ekonomik olarak yeniden ev yapma gücü olmadığı için yapmadığını, dava konusu yeri halen hayvan otlatma yeri olarak kullandığını, taşınmazda hayvanların barındığı ahırlar ve depoların bulunduğunu ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın kendi adına tespit edilmesini talep etmiştir.
29. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … Mahallesi 29540 ada 5 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinde olan taşınmazın 1500 m² yüzölçümüne sahipken 750 m² olarak tespit edildiğini, yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile bu eksik yazılan kısmın kendi adına kullanıcı tespiti yapılan 5 parsele eklenmesini talep etmiştir.
30. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; dava konusu … ili, … ilçesi, … Mahallesi 29539 ada 1 parsel 50.796 m²’lik yüzölçümlü yeri 50 yıldan bu yana ekip biçtiğini, nizasız ve fasılasız olarak 50 yıl üzerinde tasarrufta bulunduğunu, son yapılan kadastro çalışmalarında Adalet Bakanlığının talebi ile … Cumhuriyet Başsavcılığının tahsis talebinden dolayı kendi adına tespit edilmediğini, bu yerin her türlü zilyetlik hakkının yasal sahibi olduğunu ileri sürerek dava konusu 50.796 m²’lik yerin kendi kullanımında olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
31. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 29539 ada 1 parselin 1989 yılından beri zilyedi olduğunu, 1 yıl ekilip bir yıl nadasa bırakmak suretiyle taşınmazı fiilen de kullanıldığını, yapılan tespit çalışmalarında adının yazılmadığını ileri sürerek yapılan tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın davacının kullanımında olduğunun şerh düşülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
32. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesi ile; … ili, … ilçesi, … Mahallesi 29540 ada 11 parsel sayılı taşınmazı 1989 yılından beri nizasız ve fasılasız kullandığını, bir dönüm yerde ev inşa ederek bir süre burada ikamet ettiğini, ancak 1993 yılında evinin yıkıldığını, yeniden ev yapma gücü olmadığı için yapamadığını ileri sürerek kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazın kendi adına tespit edilmesini talep etmiştir.
33. Birleşen dosya davacısı … dava dilekçesinde; dava konusu 14130 ada 1 nolu parselin doğu tarafında kalan yaklaşık 10 dönüm yerin 1970 yılından beri kullanımında olduğunu ileri sürerek dava konusu yerin doğusunda kalan 10 dönüm yerin kullanımında olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
34. Birleşen dosya davacıları … ve arkadaşları dava dilekçesinde; dava konusu … ili, … ilçesi, … Mahallesi 14121 ada 35 parsel ve 14122 ada 2 parsel sayılı taşınmazların hisseleri oranında adlarına tespit yapılması gerekirken kullanımsız olarak tespit gördüğünü ileri sürerek, hatalı yapılan bu tespitin iptali ile hisseleri oranında adlarına tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
35. Birleşen dosya davacıları … ve arkadaşları dava dilekçesinde özetle; dava konusu 14130 ada 1 nolu parsel müvekkillerin murisi …’den intikalen müvekkillere kaldığını, bu yerin 45 yıldır kullanıldığını, ileri sürerek dava konusu taşınmazın müvekkilleri adına hisseleri oranında kullanıcı tespiti yapılmasını talep etmiştir.
36. Müdahil Hazine vekili; … ili, … ilçesi, … Mahallesi sınırları içerisinde yer alan mülkiyeti Hazineye ait 29542 ada 1 parsel (B harfiyle gösterilen kısım), 14139 ada 33 parsel, 14166 ada 19,20, 21 parsel ve 14109 ada 149, 151 parseller yönünden müdahale talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Ana ve birleşen dosyalara davalı … vekili ayrı ayrı verdiği cevap dilekçesi ile; 6292 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin yürürlük tarihinde zilyet veya fiili kullanıcıların belirlenmesi amacıyla kullanıcı ve muhdesat tespitinin yapıldığını, davacıların iddialarının ispatlaması gerektiğini ve mahkemece bu iddiaların araştırılması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı … vekili 16.03.2018 tarihli cevap dilekçesi ile; davacının beyan ettiği … ve … isimli şahısların dava konusu taşınmazın hiçbir zaman zilyedi olmadığını, taşınmazın üzerinde 2008 yılından itibaren konteyner varken 2017 yılında ise betonarme ev yaptırdığını, davalının taşınmazda 250 -300 zeytin ve narenciye ağaçları olduğunu, … Kadastro Mahkemesinin 2002/6-2002/27 E- K sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın davalının kullandığının sabit olduğunu, davacının iddialarının asılsız ve soyun olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
3.Bir kısım davalılar vekili Av. … 23.03.2018 tarihli cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşına uğradığını, davalıların belirtilen tarihlerden itibaren taşınmazlara oturduğunu, kullandığını, elektrik ve su aboneliklerinin bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
4.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazların … 229 parselden türediğini, … Kadastro Mahkemesinin 2002/6 – 2002/27 Esas-Karar sayılı tapunun iptali ve Hazine adına tescili kararında sonra davalıların parseller üzerindeki fiili kullanım ve zilyetliklerinin devam ettiğini, davacılar ile davalılar ve diğer paydaşlar arasında zilyetliğin devri anlaşması yapılmadığını, davalıların kira ilişkisini kötüye kullanarak arazi üzerindeki sahiplenme girişimlerinin haksız ve kötü niyetli olduklarını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
5.Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesi ile; davacıların her zaman davalıların üstün hakkını kabul ettiklerini, art niyetli olarak dava açtıklarını, davanın yersiz olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
6.Davalı … cevap dilekçesi ile; dava konusu 146163 ada 19 parsel sayılı taşınmazın yıllardır kendi zilyetliğinde olup içinde evinin, yetiştirdiği ağaçları ve resmi ikamet adresi olduğunu, dava konusu yeri yıllardır kendisinin kullandığını ileri sürerek davanın reddedilmesini savunmuştur.
7.Davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğü vekili 23/03/2018 tarihli cevap dilekçesi ile; dava konusu 14163 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerine 64 m²’lik bir alana konuşlandırılan direk (pilon) 154 kV … Manavgat Enerji Nakil Hattına ait ola bir direk olduğunu, bu hattın yapımının 1972 yılında tamamlandığını, 21 ve 22 parsellerin pilon yeri olarak ayrıldığını, 20 parsel üzerinde ise direk bulunmadığını ancak bu taşınmaz üzerinde davalı lehine 403,87 m² irtifak hakkının tesis edildiğini, taşınmazların 16.11.2007 tarihinden itibaren müvekkil kurum tarafından fiilen kullanıldığını, yapılan kadastro tespitinin hukuka uygun olduğunu, tespit yapıldığı sırada bölgede uzun yıllardır fiilen bulunan ve kamu hizmeti veren enerji nakil hatları ve direklerinin, tespit sırasında yok sayılmasına ve görmezden gelinmesine imkan olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Ana dosya davacısı …’nin, birleşen dosya davacılarının davalarının ayrı ayrı sübut bulmadığından reddine, birleşen dosya davacıları … ve …’un davalarının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, birleşen dosya davacısı …’in davasının kabulüne, müdahil Hazine’nin davasının 6292 sayılı Kanun’un 9/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, … İli … İlçesi … Mahallesi 29539 ada 1 parsel, 29540 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 parseller, 29541 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 6292 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve Komisyon Kararları gereğince beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazların tespit gibi tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili, … ilçesi, … Mahallesi 29542 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’un geçici 5 inci maddesi gereğince, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve 05.01.2018 tarihli Komisyon Kararı gereğince beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazın tespit gibi arsa niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, … İli … İlçesi … Mahallesi 14109 ada 22, 23, 24, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 160, 161 parseller, 14121 ada 34, 35 parseller, 14122 ada 2 parsel, 14129 ada 25, 26, 27 parseller, 14130 ada 1 parsel, 14139 ada 32, 33 parseller, 14140 ada 4 parsel, 14163 ada 2, 18, 21, 22, 23 parseller, 14164 ada 12, 13 parseller, 14166 ada 19, 20, 21 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 6292 sayılı Kanun’un geçici 5 inci maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve 27.12.2017 tarihli Komisyon Kararları gereğince beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazların tespit gibi tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili, … ilçesi, … Mahallesi, 14109 ada 159 parsel sayılı taşınmaz hakkında 6292 sayılı Kanun’un geçici 5 inci Maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4 üncü maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve 27.12.2017 tarihli kadastro komisyon kararı gereğince yapılan tespitin iptali ile beyanlar hanesine; “6831 sayılı Kanun’un birinci maddesinin ikinci fıkrasının J bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu 03/09/1941 doğumlu, … TC Kimlik numaralı …’in kullanımındadır.” şerhi yazılmak sureti ile tarla vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar …, …, …, … vekili, davacı … ve … vekili, … vekili, …, …, …, … ve diğerleri vekili, … ve diğerleri vekili, … vekili, …, … ve diğerleri vekili, … ve diğerleri vekili, …, … vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … Konut Yapı Koop. Vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … mirasçıları vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … ve …, davalı … ve vekili, davalı – Asli Müdahil Hazine vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar İstinafı
1.Davacılar … 31.03.2020 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile; davacısı olduğu 29540 ada 11 parselde bulunan 500 m²’lik kısmının 1989 yılında beri kendisinin kullanımında olduğunu, 1993 yılında taşınmaza yapmış olduğu evin yıkıldığını dava dilekçesinde belirttiğini, mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini, bilirkişi raporuna bağlı kalarak karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davacı … 03.04.2020 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile; davacısı olduğu 29540 ada 11 parselde bulunan 570 m²’lik kısmının 1989 yılında beri kendisinin kullanımında olduğunu, 1993 yılında taşınmaza yapmış olduğu evin yıkıldığını dava dilekçesinde belirttiğini, mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini, bilirkişi raporuna bağlı kalarak karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
3.Davacı … 03/04/2020 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile; davacısı olduğu 29540 ada 11 parselde bulunan 500 m²’lik kısmının 1989 yılında beri kendisinin kullanımında olduğunu, 1993 yılında taşınmaza yapmış olduğu evin yıkıldığını dava dilekçesinde belirttiğini, mahkemenin bu hususu göz ardı ettiğini, bilirkişi raporuna bağlı kalarak karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
4.Davacı … … vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna karşı itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini, davacının 29540 ada 11 parselde 287,03 m²’lik alanda zilyet olduğunu, burayı 25 yıldır fiilen kullandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
5.Davacı … istinaf başvuru dilekçesi ile; verilen birleştirme kararıyla ortaya çıkan durumla hukuki dinlenilme hakkının ve savunma hakkının kısıtlandığını, taşınmaz üzerinde 1989 yılından bu yana aralıksız zilyetliğinin sürdüğünü, bunu tanık beyanları ile teyit ettiğini, taşınmaz üzerindeki fiili hakimiyetinin taşınmazı satın aldığı günden bu yana kesintisiz sürdüğünü, taşınmaz üzerinde fiili hakimiyet sürdürdüğünü, koruduğunu, ekonomik yarar sağladığının tanık beyanları ile sabit olduğunu, mahkemenin eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6.Davacı … istinaf başvuru dilekçesi ile; dava konusu taşınmazı 30 yıldan fazla süreyle çekişmesiz malik sıfatıyla kullandığını, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ya da orman sayılan yerlerden olmadığını, hazine ile de herhangi bir ilgisinin bulunmadığının açık olduğunu, eksik inceleme ve bilirkişinin yetersiz raporuna dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
7.Davacı … 13.04.2020 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile; dava konusu taşınmazı 30 yıldan fazla süreyle çekişmesiz malik sıfatıyla kullandığını, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ya da orman sayılan yerlerden olmadığını, hazine ile de herhangi bir ilgisinin bulunmadığının açık olduğunu, mahkemenin verdiği kararın haksız olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
8.Davacılar … ve diğerleri vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; davacı …’ın 29540 ada 11 parselde talep ettiği kısmı uzun süredir aktif bir biçimde kullandığını, davacının dava konusu yeri, kendi adına kayıtlı ve üzerinde depo olan taşınmazla beraber park olarak kullandığını, etrafında çeşitli bitkiler de yetiştirdiğini, mahkemenin söz konusu taşınmaza ilişkin davacının fiili hakimiyetinin tapuya tescil bakımından yeterli olmadığı yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, davacının bu taşınmaz üzerindeki zilyetliğini kurduğuna ilişkin şahitler huzurunda davasının ispat edildiğini, mahkemenin kararının hatalı olduğunu, mahkeme tarafından bu delillere dayanılmadığını; davacı …’nin 33 parsel üzerinde fiili hakimiyet kurduğunu, zilyetliğinin kendisinde olduğunu, davacının zilyet olduğunu kabul etmeye yetecek fiili hakimiyeti olmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, 2018 yılı uydu fotoğraflarında davacıya ait evin açıkça görülmesine rağmen mahkemenin bu hususa ilişkin hükümde yanlış beyanda bulunmasının mahkemenin kararının isabetsiz olduğunu gösterdiğini, mahkemenin delilleri gereği gibi değerlendirmeden hatalı olarak aleyhe karar vermesinin söz konusu olduğunu, 32 parselde harita bilirkişi raporunda C ile gösterilen kısmın davacının evi bulunan parsel ile bitişik olduğunu, bu alanı evin bahçesi olarak yıllardır kullandığını, bu iki alanı bir bütün halinde yıllarca çevresine bitkiler dikerek ve tellerle çevirerek kullandığını, fiili hakimiyetin tam anlamıyla kurulduğunu, davacı …’in 14163 ada 18 parselde L ile gösterilen kısmın davacının kullanımında olduğunu, etrafını tellerle çevirdiğini ve ağaçlandırdığını, fiili hakimiyetin kurulduğunu, davacının 2004 yılından beri eşiyle ikamet ettiğini, talep ettiği kısmı da bu yıllardan beri etkin bir şekilde kullandığını, davacının araziyi düzelttiğini, taşlardan temizlediğini, imar ve ihya ettiğini, ekonomik anlamda kulllanılmaya elverişli hale getirdiğini, taşınmazın etrafını tellerle çevirdiğini, üzerine depo yaptığını ve çevresine ağaçlar diktiğini, davacı …’in 14163 ada 2 nolu parselin etrafının tel örgü ile çevrili olduğunu, içerisinde ev, depo ve ağaçlar bulunduğunu, davacının parsel üzerinde bulunan evde yaşadığını, bahçeyi ve bahçe içerisindeki tüm müştemilatı kullandığını, 14140 ada 4 parselin harita bilirkişi raporunda C ve D ile gösterilen kısımlarının davacının ticari değeri bulunan malzemelerini koyduğu bir alan olduğunu, davacı …’un 14139 ada 32 parsele ağaç dikmek, sera yapmak ve toprağı ekip biçmek maksadıyla kullandığını, taşınmazda fiili hakimiyeti olduğunu ve uzun yıllar devam ettiğini, burada yetişen ürünler sayesinde davacının gelir elde ettiğini, taşınmaz üzerinde sera bile kurduğunu, ekim dikim yaptığını, giderek kötüleşen ekonomik şartlar sebebiyle bu üretimine ara verdiğini, bu delillere dayanılmadan verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
9.Davacılar … ve diğerleri vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; davacıların tapunun iptal edilmesinden sonra da taşınmazlar üzerindeki asli zilyetlikleri ve fiili kullanımlarının devam ettiğini, tanık anlatımları, uydu fotoğrafları, dava konusu parseller üzerindeki zeytin ağaçları, dava konusu taşınmaz etrafındaki çitler, dava konusu taşınmazların imar-ihya edilmiş olması, ıslah çalışması yapılmış olmasının bu hususu kanıtladığını, tanık anlatımları ile de taşınmazların davacıların zilyetliğinde olduğunu ispatladığını, dava konusu parsellerin davacılar ve diğer paydaşların kullanımında ve zilyetliğinde olduğunu, dava konusu parsellerin hisseleri oranında vekil edenleri …’ın, …’ın, …’in …’ın, …’ın, …’ın kullanımında ve zilyetliğinde olduğu tespit edilerek, tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı olarak yazılmalarına karar verilmesi gerekirken hatalı ve eksik değerlendirme sonucu taleplerinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
10.Davacı … vekili 02.04.2020 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile; Müvekkilin zilyetliğinin Hazine kayıtları, muhtarlık kayıtları vs her türlü delil ile ispatlandığını, keşif esnasında dinlenen tanıkların iddialarını desteklediğini, hatalı bilirkişi değerlendirmesine istinaden rapora itirazları değerlendirilmeden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ve bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilmeden karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
11.Davacı … istinaf başvuru dilekçesi ile; mahkemenin öncelikle tanıkları celp edip davacının iddiası doğrultusunda beyan almasının zorunlu olduğunu, bilirkişi raporunun taraflarınca kabul edilmediğini, davacının delilleri toplanmadan hüküm kurulduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
12.Davacı … ve diğerleri vekili Av. … 17.04.2020 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile; … ilçesinde dava açan herkesin davasını aynı dosya üzerinden yürütülmesinin hak kaybına neden olduğunu, delillerinin tamamının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuna karşı itirazları konusunda bir değerlendirme yapılmadığını, davacıların taşınmazların zilyedi olduğunu, bu durumun tanık beyanlarıyla kanıtladıklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
13.Davacı … vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; … ilçesinde dava açan herkesin davasını aynı dosya üzerinden yürütülmesinin hak kaybına neden olduğunu, delillerinin tamamının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuna karşı itirazları konusunda bir değerlendirme yapılmadığını, davacıların taşınmazların zilyedi olduğunu, bu durumun tanık beyanlarıyla kanıtladıklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
14.Davacı … vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; … ilçesinde dava açan herkesin davasını aynı dosya üzerinden yürütülmesinin hak kaybına neden olduğunu, delillerinin tamamının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuna karşı itirazları konusunda bir değerlendirme yapılmadığını, davacıların taşınmazların zilyedi olduğunu, bu durumun tanık beyanlarıyla kanıtladıklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
l5.Davacı … istinaf başvuru dilekçesi ile; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı yetersiz olduğunu, davacının kullanımında olan tel örgü ile çevrili alanın tam olarak ölçülmek suretiyle tespit edilmediğini davacının taşınmazın tamamına 1995 yılından bu yana zilyedi olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
16.Davacı … istinaf başvuru dilekçesi ile; keşif esnasında dinlenen tanık beyanlarının aslında haklılıklarını açıkça ortaya koyduğunu ancak mahkemece dikkate alınmadığını, kararın eksik inceleme ile verildiğini, gerekçede gösterilen 2004, 2009, 2016 ve 2018 tarihli uydu görüntülerinin hangi mevsimde çekilmiş olduklarının belirli olmadığını, ekin zamanında taşınmazların boş görüneceğini bu sebeple bu görüntülerin delil olarak kabul edilemeyeceğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, 67 dosyanın birleştirildiğini bu şekilde yargılama yapıldığını ve dosyanın kapsamı nedeni ile itirazların değerlendirilmediğini, savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
17.Davacı … vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; esasen dinlenilmesini istedikleri tanıkların dinlenilmemekle büyük haksızlık yapıldığını, kararın eksik inceleme ile verildiğini, gerekçede gösterilen 2004, 2009, 2016 ve 2018 tarihli uydu görüntülerinde davacının yıkılmış evinin kalıntılarının görüldüğünü, itirazlarının değerlendirilmediğini, 67 dosyanın birleştirildiğini bu şekilde yargılama yapıldığını ve dosyanın kapsamı nedeni ile itirazların değerlendirilmediğini, savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
18…. 25.03.2020 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile; dosyaya sundukları belgeler ile dava konusu ettikleri 14139 ada 32 ve 33 parsellerin davacının kullanımında olduğunun sabit hale geldiğini, dinlenen tanık beyanları ile bu durumun sabit olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
19.Davacı … Konut Yapı Koop. vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; kararın neticesini doğrudan etkileyecek olması nedeniyle … 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/260 esas sayılı dava dosyasının sonucunun beklenilmesine karar verilmesini talep ettikleri halde mahkemece dikkate dahi alınmayarak bu davaya devam edilerek karar verildiğini, yetersiz ve eksik bilirkişi raporunun karara esas alındığını, asıl zilyet varken feri zilyet lehine hüküm verilmesinin yanlış olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
20.Davacı … vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; bilirkişi raporlarının karar vermeye ve denetime elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna karşı yaptıkları itirazları değerlendirilmeden eksik bilirkişi raporlarına göre karar verilmesinin doğru olmadığını, 2017 yılına ait Nisan, Mayıs, Haziran aylarına ait hava fotoğrafları, uydu görüntüleri getirtilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, 67 dosyanın birleştirildiğini bu şekilde yargılama yapıldığını ve dosyanın kapsamı nedeni ile itirazların değerlendirilmediğini, savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
21.Davacı … vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; tanık beyanları ile başlı başına söz konusu taşınmazın davacı tarafından uzun yıllardır zilyetliğinde olduğunu açıkça gösterdiğini, dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde ve fiili kullanımda olan bir yer olduğunu, mahkemece adil yargılanma hakkının, dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, 67 dosyanın birleştirildiğini bu şekilde yargılama yapıldığını ve dosyanın kapsamı nedeni ile itirazların değerlendirilmediğini, savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
22.Davacı … mirasçıları vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; mahkemenin sadece fiili durumu dikkate aldığını, uygulamanın mevzuata aykırı olduğunu, yasal hak sahiplerinin eski tapu malikleri olduğunu, yapılan keşifte davacıya ait bölümlerin bilirkişiler tarafından tespit edildiğini, güncelleme işlemi yapılırken taşınmazın davalılar zilyetliğinde tespit edilmesinin yasaya ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
23.Davacı … vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; bilirkişi raporuyla davalıların 14129 ada 25 parsel, 14129 ada 26 parsel ve 14129 ada 27 parsel sayılı taşınmazlarda kullanımlarının olmadığının açıkça anlaşıldığını, mahkemenin hiçbir gerekçe olmadan bu taşınmazların davalıların kullanımında olduğuna karar vermesinin ispat hukukuna aykırı olduğunu, taşınmazların zilyetliklerinin davacılar tarafından alındığının sabit olduğunu, davacıların dava konusu taşınmazlara ekin ektiğine dair … 11.Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/304 Esas sayılı davanın dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, mahkemece yapılan yargılamanın, adil yargılanma hakkının çok açık bir ihlalini oluşturduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
24.Davacı … istinaf başvuru dilekçesi ile; bilirkişiler tarafından sadece taşınmazların imar-ihyalarının tamamlanıp tamamlanmadığının araştırıldığını, zilyetlik ve fiili durumları hakkında bir tespite yer verilmediğini, bilirkişilerin bu raporlarının hükme esas alınamayacağını, ek rapor alınması gerektiğini yerel mahkemeye beyan etmelerine rağmen bu taleplerinin yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını ve bu durumun gerekçesinin de belirtilmediğini, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların müvekkil ve diğer paydaşların zilyetliğinde olduğunun ispatlandığını, Mahkemenin, hüküm kurulurken tanıkların beyanlarını dikkate almadığının aşikar olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
25.Davacı … vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; davacının 14109 Ada 158 ve 157 parselde kayıtlı, içerisinde sera, ağaçlar ve bahçe işlerinde kullanmak üzere yaptığı patika yolu bulunan taşınmazları 20 yılı aşkın süredir kesintisiz süregelen zilyetlikle yasal olarak kullanan kişi konumunda olduğunu, parselde patika bir yol bulunmakla birlikte bu yol münhasıran müvekkilin ağaç ve seralarının bulunduğu 158 parsele giriş çıkışlarda kullanıldığını, yolun başlangıç ve bitişinde başka yollarla bir bağlantısı bulunmadığını, yalnızca davacı tarafından mal indirip bindirme işlemleri ve serasına ulaşmak için kullanıldığını, Kadastro Müdürlüğünce yapılan ve açıkça hatalı olan söz konusu tespitin mülkiyet hakkına müdahale niteliğinde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
26.Davacı … ve … vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; Mahkemenin eksik araştırma ve inceleme ile kurduğu hükmün mağdur edici ve hatalı olduğunu, ayrıca 14109 ada 149, 150, 151 nolu parsellerin davaya eklenmesi talep edildikten sonra 10/05/2019 tarihinde keşif yapıldığını, yeni eklenen parseller yönünden de taşınmazlar adlarına kullanıcı olarak tespiti yapılan kişilerin davalı olarak davaya dahil edilmesi için süre verilmediğini, … 1. Noterliğinden tasdikli 12.01.1996 tarih 1920 yevmiye nolu düzenleme şeklindeki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi, … Kadastro Mahkemesinin 1988/203 esas numaralı dosyası, eski tapu kayıt ve evrakları, belediye kayıt ve evrakları, iş makinelerinin kiralanmasına ve ödenen faturalara ilişkin kayıtlar, kadastro tutanakları, hava fotoğrafları, haftalık uydu görüntüleri, tekrar mahalli bilirkişi seçilerek yerinde keşif yapılarak hudutların tespit edilmesi ve dosyadaki tüm eksikliklerin ikmali için gerekli birimlere müzekkere yazılmasını, akabinde ek rapor için dosyanın bilirkişiye gönderilmesini talep ettiklerini ancak mahkemece bu taleplerin dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
27.Davacı … ve … vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; dilekçe ekinde sunulu google earth görüntüleri, lehlerine olan tanık beyanları dikkate alınmadan davalıların sundukları ihtarnameye dayanak yapılarak davalarının reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, 14121 ada 35 parsel ve 14122 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak lehlerine tanık beyanları, dava dilekçesi ekinde sunulu belgeler, davacının dava konusu yerde açık tarım ve zeytincilik yaptığına ilişkin belgeler dikkate alınmadan davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemece yapılan yargılamanın, adil yargılanma hakkının çok açık bir ihlalini oluşturduğunu, ayrı ayrı parsellere ilişkin davaların birleştirildiğini, tek bir davada oldukça çok sayıda taraf olduğunu, mahkemeye birçok kez yapılan yargılamaların sağlıklı ve adil olmadığını beyan etmelerine rağmen taleplerinin dikkate alınmadığını, 67 dosyanın birleştirildiğini bu şekilde yargılama yapıldığını ve dosyanın kapsamı nedeni ile itirazların değerlendirilmediğini, savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Adı geçen kişiler 09.06.2020 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile; bilirkişi raporlarının yanlı ve sübjektif olduğunu, kabul edilemeyeceğini, yeterli inceleme ve araştırmanın yapılmadığını, dava konusu taşınmazların davacının zilyet ve tasarrufunda olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
28.Davacı … ve diğerleri vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; … ilçesinde dava açan herkesin davasını aynı dosya üzerinden yürütülmesinin hak kaybına neden olduğunu, delillerinin tamamının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporuna karşı itirazları konusunda bir değerlendirme yapılmadığını, mahkemece fiili kullanım olgusunun esas alınmasının hatalı olduğunu, taşınmazların Tahir Avcı’dan miras yoluyla davacılara geçtiğini, davacıların taşınmazların zilyedi olduğunu, bu durumun tanık beyanlarıyla kanıtladıklarını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı İstinafı
1.Davalı … istinaf başvuru dilekçesi ile; …’in mahkemeye sunduğu … Kadastro Mahkemesinin 2002/6 – 2002/27 E – K sayılı kararı ile dava konusu taşınmazın kendi adına tesciline karar verildiğini beyan ettiğini, ancak mahkeme tarafından dava konusu taşınmazın sunulan mahkeme kararındaki yer olup olmadığının araştırılmadan karar verildiğini, seranın davacı tarafından hiçbir hakka dayanmaksızın kendi kullanımında olan araziye yapıldığını, mahkemenin sadece davacı tanıklarının beyanlarını hükme esas aldığını, doğma büyüme taşınmazın bulunduğu köyden olduğunu beyan eden keşifte dinlenen diğer tanıkların beyanlarının hiç dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, 61 parsel dava konusu edilerek 62 ayrı esastaki dosya ile birleştiğini, 62 dosya ile birleşerek yargılamanın kalabalık ve yoğun yapılarak mahkemenin dikkatini ve özeni azalttığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı – Asli Müdahil Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesi ile; keşifler sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarının kadastro tutanağının gerçek durumunu yansıtmadığının ortaya konduğunu, mahkemece dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, hazine adına müdahil olunmasına engel bir dava şartı noksanlığı bulunmadığını, verilen kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, açılan davada tapu ve kadastro müdürlüğü taraf olarak gösterilmiş ise de taşınmazın kayıt maliki olarak sadece hazinenin yasal hasım olduğunu, tapu ve kadastro müdürlüğünce açılan davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
1.Müdahil davacı-davalı … dışındaki gerçek kişilerin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; Birleşen 2018/101 Esas sayılı dosya ile birleşen 2018/197 Esas sayılı dosya davacıları … ve … vekilinin sadece Hazineye husumet yönelterek 1409 ada 22, 23, 24, 152 ila 161 parsel sayılı taşınmazlar hakkında talepte bulundukları, daha sonra 12.02.2018 tarihli ek dilekçeleri ile 14109 ada 149, 150 ve 151 parsellerin de davaya konu kabul edilmesini talep ettikleri, çekişmeli taşınmazlardan 155 ve 157 parsellerin yol olarak kullanıldıkları, diğerlerinin ise şahıslar kullanımında olduğuna yönelik beyanlar hanesinde şerhlerin yer aldığı, mahkemece 27.01.2019 tarihli ara kararla davacılar vekiline kullanıcıları dahil etmek için 2 haftalık kesin süre verildiği, sonuçlarının da ihtar edildiği, kesin sürenin davacılar vekiline 13.02.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 2 haftalık sürenin 27.02.2019 tarihinde dolduğu, davacılar vekilinin 25.02.2019 tarihli dilekçe ile vekillikten istifa ettiği, bu istifanın davacı …’e 05/03/2019 tarihinde, davacı …’e 07/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, mahkemece vekilin istifa etmiş olması halinde dahi 6100 Sayılı Kanun’un 82 ve Avukatlık Kanunu’nun 41 inci maddeleri uyarınca görevinin tebliğden itibaren 15 gün daha devam ettiği ve ara karar gereğinin yerine getirilmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulduğu, hükmün davacılar vekili tarafından kesin sürenin usule uygun olmadığı ve sonradan ek dilekçe ile davaya eklenen 14109 ada 149, 150 ve 151 parsellerin kullanıcıları için süre verilmediği gerekçesiyle istinaf edildiği, davacılar tarafından verilen kesin sürede kullanıcılar davaya dahil edilmediği gibi sonrasında da edilmediği, kesin süre verilmediği iddia edilen 149, 150 ve 151 parsellerin dava dilekçesinde yer almadığı, HGK’nın 2011/1-364-2011/453 Esas Karar sayılı ilamı ile de bildirildiği üzere ıslah ile dahi başlangıçta dava konusu edilmeyen parsellerin davaya dahil edilmesinin mümkün bulunmadığı, bu parseller yönüyle usulune uygun harçlandırılmış bir müdahale dilekçesinin de bulunmadığı bu nedenle mahkemece istinaf edenin sıfatına göre (155 ve 157 parseller yönünden) kurulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı kabul edilmiştir.
2.Hükmü istinaf eden tüm gerçek kişilerin işin esasına yönelik istinaf nedenleri yönünden yapılan incelemede; mahkemece yalnızca bir parsel yönünden davacının davasını ispat ettiği kabul edilerek 14109 ada 159 parsel sayılı taşınmazda davalı … adına olan kullanıcı şerhinin iptaliyle davacı … lehine zilyetlik şerhi verildiği, dosyada her bir parsel ve her bir birleşen dava açısından mahkemece tüm iddiaların karşılanarak kabul ve redde götüren delillerin değerlendirildiği, dosyada 9 keşfin icra edilip yüzlerce tanığın dinlendiği, yine yüzlerce sayfa ebatındaki bilirkişi raporlarının dosya kapsamına alındığı, mahkemece beyanlar, keşiflerde tutanağa geçirilen mahkeme gözlemleri, bilirkişi raporları, özellikle ziraai rapor ve uydu fotoğrafları dikkate alınarak hüküm kurulduğu, bir kısım davacının Çamköy 229 parselde iptal edilen tapu kayıtlarına dayanarak zilyetliğin kendisine verilmesi gerektiği gerekçesiyle, bir kısmının ise lehine tanık beyanlarına dayalı olarak hükmü istinaf ettiği, ancak davacılar lehine tanık beyanları bulunsa da bilimsel nitelikteki bilirkişi raporları ve özellikle uydu fotoğrafları, tanık beyanlarını doğrulamadığında, bilimsel nitelikteki raporlara değer verilerek hüküm kurulmasında bir yanlışlık bulunmadığı, bir kısım davacının ise 1989, 1990 yıllarında davaya konu 29540 ada 11 parselde yaptıkları evlere dayanarak hak talep ettikleri, ancak 1990’lı yıllarda bu evlerin belediye tarafından yıkıldığı ve sonrasında çekişmeli taşınmazda fiili kullanıcı olduklarının davacılar tarafından ispatlanamadığı, tutanağında yol olarak gösterilen taşınmazlara fiilen de zeminde parsel aralarında yol niteliğinde olduğu, keşifler icrası sırasında beyanları alınan yerel bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin beyanlarının da genellikle tespitlerle uyumlu olduğu, bazı birleşen dosyalarda her bir davacı tanığı, davaya konu edilen aynı yerin, kendi tanıklık yaptığı davacının kullanımında olduğunu bildirmekte ise de, mahkemece bu beyanlar irdelenerek hüküm kurma yoluna gidildiği, bu kapsamda davacı …’in hak iddiasında bulunduğu 14121 ada 34 parselde davacıya ait seralar ve binalar için zaten lehine şerh bulunduğu, talebinin zemine yönelik olduğunun anlaşıldığı, ancak tanık beyanlarına göre zeminde davacının bir hakkının bulunmadığı, burada kiracı olduğunun bildirildiği, yine 14164 ada 12 parselde … lehine zilyetlik şerhi bulunduğu, davacıların çekişmeli taşınmazın muris …’dan geldiği iddiasıyla dava açtığı, ancak özellikle beyanı alınan 1984 yılında ölen muris …’nın kardeşinin beyanına göre buranın muristen kalmadığının, murisin oğlu ve davalı …’nın kocası Ömer’in temizleyip açtığının bildirildiği, sonuç itibariyle kabule karar verilen 14109 ada 159 yönünden mahkemenin yeterli ve doyurucu gerekçe ile vicdani kanaatini yansıttığı, bunun dışındaki taşınmazlarda davacıların davaya konu taşınmazlardaki kullanımlarını ispatlayamadıkları mahkemece doğru olarak değerlendirilen delillerle anlaşıldığından tüm davacıların ve davalı …’ın başvurularının esastan reddine karar vermek gerektiği kabul edilmiştir.
3.Müdahil davacı-davalı …’nin istinaf nedenlerinin incelenmesinde; Hazine’nin 08/08/2019 tarihli dilekçesi ile gerçek kişiler lehine beyanlar hanesinde kullanıcı şerhi bulunan 29542 ada 1 parselin B bölümü, 14139 ada 33, 14166 ada 19, 20, 21, 14109 ada 149, 151 ve 14109 ada 72 parselin A bölümünün kullanımsız olduğu ve bu nedenle bu taşınmaz ve taşınmaz bölümleri üzerindeki kullanıcı şerhlerinin silinmesi istemiyle davaya müdahil olduğu, Hazinenin müdahale dilekçesindeki talebi hakkında 6292 sayılı Kanun’un 9/2 inci maddesine dayanarak dava şartı yokluğu nedeniyle ret kararı verilmiş ve bu karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerle ile ilgili verdiği içtihatlara uygun ise de, çekişmeli taşınmazda yapılan kullanım kadastrosunun yasal dayanağını oluşturan 6745 sayılı Kanun’un 70 inci maddesiyle 6292 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5 inci madde ile getirilen “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (J) bendi kapsamında orman sayılmayan ve tapuda Hazine adına tescil edilen dava konusu taşınmazların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki zilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 3402 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosu yapılır. Kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki bilgiler tapu kütüğünün beyanlar hanesine de aynen aktarılır.” düzenlemesinin amacının, 6831 sayılı Kanun kapsamında orman olmayan makilik, çalılık alan olarak Hazine adına kayıtlı yukarıda belirtilen parsellerin kullanıcılarının belirlenip Kanun’un yürürlüğe girdiği 07.09.2016 tarihinden önceki zilyetleri veya kullanıcıları ile varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığının 3402 sayılı Kanun’a 5831 sayılı Kanun’la eklenen ek madde 4 uyarınca kadastrosunun yapılarak belirlenmesi ve bu belirleme sonrasında hak sahibi olarak belirlenen kimse/kimselere 6292 sayılı Kanun’un satışa ilişkin usullerine göre satışının yapılması olduğu; bunun da yasa maddesinin ikinci cümlesinde açıkça “Bu taşınmazlar, tapu kütüğünün beyanlar hanesine göre kullanıcısı ve/veya üzerindeki muhdesatın sahibi olarak gösterilen kişilere ya da bunların kanuni veya akdi haleflerine bu Kanun’un 2/B alanlarında kalan taşınmazların hak sahiplerine satışına ilişkin hükümleri kıyasen uygulanmak suretiyle doğrudan satılır.” şeklinde getirtilen düzenleme ile belirlendiği; 6292 sayılı Kanun’un “Davalar” başlığını taşıyan 9. maddesinin 2. fıkrasının eldeki davada uygulanma olanağının bulunmadığı çünkü söz konusu düzenlemenin Hazine tarafından 2/B madde kapsamında kalan yerlere Hazine tarafından açılan davalara ilişkin olduğu; çalışmanın dayanağını oluşturan geçici 5. madde düzenlemesinde 6292 sayılı Kanun’un üçüncü bölümünde yer alan satışa ilişkin “Hak sahibi, Başvuru ve Doğrudan Satış” başlıklı 6. maddesine atıf yapıldığı; dördüncü bölümde yer alan “Davalar” başlıklı 9. maddeye yapılan bir atıf veya 6292 sayılı Kanun’un tümünün uygulanacağına dair bir düzenleme getirilmediği; aksinin kabulü, yasada öngörülmediği halde Hazinenin dava açma olanağının kısıtlanmasına neden olacağı gibi, anılan 9. maddenin konusunun, öncesinde orman iken Hazine adına orman sınırı dışına çıkan taşınmazlara yönelik açılan davalarda uygulama imkanının bulunduğu; eldeki davaya konu taşınmazlar ise bu nitelikteki taşınmazlardan bulunmadığından, asli müdahil Hazinenin istinaf istemine yönelik yapılan inceleme sonucunda keşif beyanları, mahkeme gözlemleri ve alınan bilirkişi ziraat bilirkişi raporu içeriğine ve özellikle kanun tarafından öngörülen tarih ve tespit tarihindeki durumu gösteren uydu fotoğraflarına göre; 29542 ada 1 parselin B bölümü ile 14166 ada 19, 20 ve 21 parsellerde kullanımın bulunmadığı, bu nedenle bu taşınmazlar yönüyle Hazinenin müdahale isteminin kabulü ile kullanıcı şerhlerinin silinmesinin gerektiği, ancak müdahale talep edilen 14139 ada 33 parsel ile 14109 ada 149 ve 151 parsel sayılı taşınmazlarda kullanımın olduğu, 33 parsel üzerinde prefabrik evin bulunduğu ve bunun tespitte de belirtildiği, 14109 ada 151 parselin kuzeyinde de yığma taş duvar olduğu, güney ve doğu sınırında da tel örgü bulunduğu, parselin zaten üçgen biçiminde olup bu sınırlarından fiili hakimiyet altında olduğunun 2016 tarihli uydu fotoğrafında da görülebildiği, yine 149 parselin de 2016 tarihli uydu fotoğrafına göre kullanım altında olduğu, kullanım kadastrosunda taşınmazların mülkiyeti Hazineye ait olup bu hususun uyuşmazlık konusu olmadığı ve bu taşınmazlarda mülkiyet uyuşmazlığı söz konusu olmadığından kanun tarafından aranan zilyetliğin fiili kullanıma ilişkin bulunduğu, yoksa taşınmazların tamamen imar ihya edilerek üzerinden de yirmi yıllık zilyetlik süresinin geçmiş olması gibi bir koşulun aranmadığı anlaşılmakla Hazinenin bu parsellere yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Öte yandan müdahil Hazine, hükmü kadastro müdürlüğü yönünden ret kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle de istinaf etmiş ise de, bazı dosyalarda davalının Hazine yerine kadastro müdürlüğü olarak gösterildiği, kadastro müdürlüğü için Hazine’nin cevap dilekçesi verdiği, mahkemece bu dosyalarda asıl dava edilmek istenenin Hazine olması sebebiyle bu husus temsilcide yanılma kabul edilerek eksik bulunan dosyalarda Hazineye de husumet yöneltilmesinin sağlandığı ve reddedilen her dosya için Hazine yararına ayrı ayrı vekalet ücretine de hükmedildiği anlaşılmakla bu hususa ilişen istinaf nedenleri yerinde görülmediği, bununla birlikte, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, yukarıda belirtildiği üzere dosyada kabul edilen tek parsel olan 14109 ada 159 parsel hakkında ilk derece mahkemesince tescil hükmü kurulurken, komisyon tarafından tapunun beyanlar hanesine eklenen ve dava konusu edilmeyen şerhlerin de tutanağın beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesi gerektiği halde, komisyon kararını içermeyecek şekilde, yalnızca tespitte konulan şerhlerin tesciline karar verilmiş olunması isabetsiz ise de, anılan yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden müdahil davacı-davalı … vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile hükmün HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bu bağlamda; müdahil davacı-davalı … vekili dışındaki tüm davacı … davalı …’a ait istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, müdahil davacı-davalı … vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, … Kadastro Mahkemesi’nin 28/01/2020 gün 2018/9 E. 2020/15 K. Sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacı gerçek kişilerin davalarının ayrı ayrı reddine, davacıları … ve …’un davalarının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, müdahil Hazinenin davasının 29542 ada 1 parselin (B) harfi ile gösterilen bölümü, 14166 ada 19, 20, 21 parseller yönünden kabulüne, 14139 ada 33 parsel, 14109 ada 149,151 parseller yönüyle reddine karar verilmiş ve esasa yönelik aşağıdaki gibi karar verildiği anlaşılmıştır.
… ili, … ilçesi, … Mahallesi 29539 ada 1 parsel, 29540 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 parseller, 29541 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 6292 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve Komisyon Kararları gereğince beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazların tespit gibi tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili … ilçesi … Mahallesi 29542 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde “(B) harfi ile gösterilen 1.492,87 metrekare yüzölçümündeki bölümünün …’in kullanımında olduğu”na ilişkin şerhin iptal edilerek, yerine “(B) harfi ile gösterilen 1.492,87 metrekare yüzölçümündeki bölümünün kullanımsız olduğu” şerhinin yazılarak, taşınmazın kalan bölümlerinde 6292 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve komisyon kararı gereğince beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazın tamamının tespit gibi arsa niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 14166 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde çekişmeli taşınmazın Zeki Turan’ın kullanımında olduğuna ilişkin şerhin iptal edilerek, yerine “Taşınmazın kullanımsız olduğu” şerhinin yazılarak 6292 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve komisyon kararı gereğince beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazın tamamının tespit gibi arsa niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 14166 ada 20 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde çekişmeli taşınmazın …’ın kullanımında olduğuna ilişkin şerhin iptal edilerek, yerine “Taşınmazın kullanımsız olduğu” şerhinin yazılarak 6292 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve komisyon kararı gereğince beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazın tamamının tespit gibi arsa niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, 14166 ada 21 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesinde çekişmeli taşınmazın …’ın kullanımında olduğuna ilişkin şerhin iptal edilerek, yerine “Taşınmazın kullanımsız olduğu” şerhinin yazılarak 6292 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve komisyon kararı gereğince beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazın tamamının tespit gibi arsa niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili … ilçesi … Mahallesi 14109 ada 22, 23, 24, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 160, 161 parsel, 14121 ada 34, 35 parsel, 14122 ada 2 parsel, 14129 ada 25, 26, 27 parsel, 14130 ada 1 parsel, 14139 ada 32, 33 parsel, 14140 ada 4 parsel, 14163 ada 2, 18, 21, 22, 23 parsel, 14164 ada 12, 13 parsel sayılı taşınmazlar hakkında 6292 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve 27/12/2017 tarihli Komisyon Kararları gereğince beyanlar hanesine yazılan tüm şerhler aynen korunmak üzere taşınmazların tespit gibi tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, … ili, … ilçesi, … Mahallesi 14109 ada 159 parsel sayılı taşınmaz hakkında 6292 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesi gereğince 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespiti ve 27.12.2017 tarihli kadastro komisyon kararı gereğince yapılan tespitin iptali ile beyanlar hanesine; “6831 sayılı Kanun’un birinci maddesinin ikinci fıkrasının J bendi kapsamında Hazine adına orman sayılmayan alanda kalmaktadır. İş bu parsel … oğlu 03.09.1941 doğumlu, …. TC Kimlik numaralı …’in kullanımındadır.” şerhi yazılarak ve komisyon kararıyla eklenen diğer şerhler korunarak tarla niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Diğer yandan 03.11.2021 tarihli ek karar ile davacı … vekili 27.09.2021 tarihli temyiz dilekçesinin tebliğden itibaren iki haftalık temyiz süresinden sonra verildiği anlaşılmakla süresinde verilmeyen temyiz dilekçesinin HMK’nın 366/1 maddesi atfıyla 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar …, …, …, … vekili, davacı … ve … vekili katılma yoluyla, … vekili, …, …, …, … ve diğerleri vekili, … ve diğerleri vekili, … vekili, …, … ve diğerleri vekili, … ve diğerleri vekili, …, … vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … Konut Yapı Koop. Vekili, … mirasçıları vekili duruşma talepli, … vekili, … vekili, … mirasçıları vekili, … vekili, … vekili, … vekili, … ve …, davalı … vekili, davalı … ve arkadaşları vekili, davalı … vekili, davalı – Asli Müdahil Hazine vekili, davacı … vekili ek karara karşı temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.İstinaf kanun yoluna başvuru sebepleri ile birlikte usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını ayrı ayrı talep etmişlerdir.
2.Davalılar … ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli 29542 ada 1 parselin (B) harfi ile gösterilen bölümü, 14166 ada 19,20,21 parseller yönünden kabul ve 14139 ada 33 parsel, 14109 ada 149,151 parsellerde davalıların zilyetliğinin bulunduğunu, 6292 sayılı Kanun’un 9/2. maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirmiş ve resen araştırılacak hususlarla birlikte hükmün bozulmasını istemiştir.
3.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle; çekişmeli 14166 ada 21 parsel sayılı taşınmazda zilyetliğinin bulunduğunu, müdahil Hazine’nin talebi gibi karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu ve usul hükümlerine uyulmaksızın yargılama yapılıp karar verildiğini bildirmiş, hükmün bozulmasını istemiştir.
4.Davacı … vekili ek karara karşı temyiz dilekçesinde özetle, gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, temyiz talebinin reddine ilişkin kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek ek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 20/08/2016 tarihli 6745 sayılı Yatırımların Proje Bazında Desteklenmesi ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 70.maddesi ile 19.04.2012 tarihli 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun’a 6745 sayılı Kanun’la eklenen Geçici 5. maddesi kapsamında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na 5831 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile eklenen Ek madde 4 uyarınca ve geçici maddenin yürürlüğe girdiği 07.09.2016 tarihi itibariyle kullanıcı/muhdesat sahiplerinin tespiti için yapılan askı ilan süresi içerisinde açılan kullanım kadastrosu çalışmasına itiraz davasıdır.
2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6292 Sayılı Kanun’a 6745 sayılı Kanunla eklenen Geçici 5 inci maddesi kapsamında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na 5831 sayılı Kanun’un 8/1 inci maddesi ile eklenen Ek madde 4 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Dosya içeriğinden; Bölge Adliye Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli ve 2020/790 Esas 2021/192 Karar sayılı ilamının davacı vekili Av. …’e 07.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği, iki haftalık temyiz süresinin 23.08.2021 tarihinde dolduğu, temyiz dilekçesinin Av. … tarafından bu süre dolduktan sonra 27.09.2021 tarihinde verildiği, kararın 25.05.2022 tarihinde temyiz süresi geçtikten sonra temyiz edildiği anlaşılmıştır.
6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Temyiz dilekçesinin süre aşımı sebebiyle reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.
2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre dava ve temyize konu 29539 ada 1, 29542 ada 1, 14109 ada 22, 14109 ada 23, 14109 ada 24, 14109 ada 149, 14109 ada 150, 14109 ada 151, 14109 ada 152, 14109 ada 153, 14109 ada 154, 14109 ada 155, 14109 ada 156, 14109 ada 157,14109 ada 158, 14109 ada 159, 14109 ada 160, 14109 ada 161, 14121 ada 34, 14121 ada 35, 14122 ada 2, 14129 ada 25, 14129 ada 26, 14129 ada 27, 14130 ada 1, 14139 ada 32, 14140 ada 4, 14163 ada 2, 14163 ada 18, 14163 ada 21, 14163 ada 22, 14163 ada 23, 14164 ada 12, 14164 ada 13, 14166 ada 19, 14166 ada 20, 14166 ada 21, 29540 ada 1, 29540 ada 2, 29540 ada 3, 29540 ada 4, 29540 ada 5, 29540 ada 6, 29540 ada 7, 29540 ada 8, 29540 ada 9, 29540 ada 10, 29540 ada 11, 29540 ada 12, 29541 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3.Dava konusu 14139 ada 33 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı … ve diğerlerinin temyiz itirazları yerinde değildir. Müdahil Hazine vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; çekişmeli taşınmazda yapılan kullanım kadastrosunun yasal dayanağını oluşturan 6745 sayılı Kanun’un 70 inci maddesiyle 6292 sayılı Kanun’a eklenen geçici 5. madde ile getirilen “6831 sayılı Kanun’un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının (J) bendi kapsamında orman sayılmayan ve tapuda Hazine adına tescil edilen dava konusu taşınmazların, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihteki zilyetleri veya fiili kullanıcıları tespit edilmek ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle 3402 sayılı Kanun’un ek 4 üncü maddesi hükümlerine göre kadastrosu yapılır. Kadastro tutanağının beyanlar hanesindeki bilgiler tapu kütüğünün beyanlar hanesine de aynen aktarılır.” düzenlemesinin amacının, 6831 sayılı Kanun kapsamında orman olmayan makilik, çalılık alan olarak Hazine adına kayıtlı yukarıda belirtilen parsellerin kullanıcılarının belirlenip Kanun’un yürürlüğe girdiği 07.09.2016 tarihinden önceki zilyetleri veya kullanıcıları ile varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından kullanıldığının belirlenmesine yöneliktir.
Somut olayda, mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanında taşınmaz üzerindeki evin tespit tarihine yakın bir zamanda yapıldığını, yine dinlenen tespit bilirkişisi taşınmazın boş olduğunu bildiğini beyan etmişlerdir. Dosya arasında bulunan ve bilimsel yöntemle hazırlanan bilirkişi raporları incelendiğinde, tespit tarihindeki uydu görüntülerinden taşınmazın yoğun taşlık ve çalılık görünümünde olduğunun ve kullanılmadığının anlaşıldığı, bilimsel verilerle hazırlanan bu raporlara üstünlük tanınması gerektiğine göre Hazine’nin davasının kabulüne karar verilmesi gerekmekte olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
KARAR:
Açıklanan sebeplerle;
1…. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 03.11.2021 tarihli ek kararın ONANMASINA;
2.Temyiz olunan … Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 29539 ada 1, 29542 ada 1, 14109 ada 22, 14109 ada 23, 14109 ada 24, 14109 ada 149, 14109 ada 150, 14109 ada 151, 14109 ada 152, 14109 ada 153, 14109 ada 154, 14109 ada 155, 14109 ada 156, 14109 ada 157,14109 ada 158, 14109 ada 159, 14109 ada 160, 14109 ada 161, 14121 ada 34, 14121 ada 35, 14122 ada 2, 14129 ada 25, 14129 ada 26, 14129 ada 27, 14130 ada 1, 14139 ada 32, 14140 ada 4, 14163 ada 2, 14163 ada 18, 14163 ada 21, 14163 ada 22, 14163 ada 23, 14164 ada 12, 14164 ada 13, 14166 ada 19, 14166 ada 20, 14166 ada 21, 29540 ada 1, 29540 ada 2, 29540 ada 3, 29540 ada 4, 29540 ada 5, 29540 ada 6, 29540 ada 7, 29540 ada 8, 29540 ada 9, 29540 ada 10, 29540 ada 11, 29540 ada 12, 29541 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
3.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 14139 ada 33 parsel yönünden BOZULMASINA,
Peşin alınan 54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 115,50 TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verilmiştir.