YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13710
KARAR NO : 2023/1744
KARAR TARİHİ : 06.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2015 Tarihli ve 2014/74 Esas, 2015/1230 Karar sayılı kararı ile;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin
birinci fıkrasının (c) ve son bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.11.2015 Tarihli ve 2014/74 Esas, 2015/1230 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyizi üzerine;
Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 23.09.2020 Tarihli ve 2020/2856 Esas, 2020/11603 Karar sayılı kararıyla sanığın savunmasının talimat yoluyla alınması suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması, ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının son bendinin uygulanması, eylemin silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirmesi nedeniyle cezanın 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının c ve son bentleri gereği 5 yıla çıkartılması gerektiğinin gözetilmemesini suretiyle eksik ceza tayini ve sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak hak yoksunluklarına karar verilmemesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 Tarihli ve 2020/430 Esas, 2021/662 Karar sayılı kararı ile;
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve son bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca fıkrası 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve müsadereye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri sanığın suç kastı ile hareket etmeyip kendisini savunmaya çalıştığı sırada katılanın yaralandığına bu nedenle eylemin meşru savunma niteliğinde olduğuna, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına bu nedenle beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde meydana gelen kavgada sanığın bıçak ile katılanın kulağını keserek basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, çehrede sabit esere neden olacak şekilde yaraladığı kabul edilmiştir.
2. Sanığın, katılanın ve tanıkların beyanları tespit edilerek dosya içerisine alınmıştır, katılanın yaralanmasına ilişkin düzenlenen adli rapor dosyada mevcuttur.
3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın temyiz incelemesi dışında kalan diğer katılanlar ile kavga ettiği sırada katılan …’in tarafları ayırmak için kavgaya müdahil olduğu, katılanın, sanığa yönelik herhangi bir saldırı eyleminde bulunmadığı, sanığın, katılanı bilerek ve isteyerek kulağını bıçakla kesmek suretiyle yaraladığının
Katılanın, tanıkların beyanları ve adli muayene raporuyla sabit olduğu, sanığın yaralama kastı ile hareket ettiği ve katılan …’ten kendisine yönelik herhangi bir saldırı bulunmaması nedeniyle meşru savunmanın şartlarının da gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanık hakkında mahkûmiyet kararı kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tire 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.12.2021 Tarihli ve 2020/430 Esas, 2021/662 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.04.2023 tarihinde karar verildi.