Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2023/434 E. 2023/2015 K. 13.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/434
KARAR NO : 2023/2015
KARAR TARİHİ : 13.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması sureti ile mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2011 tarihli ve 2009/406 Esas, 2011/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir.

2. Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.06.2011 tarihli ve 2009/406 Esas, 2011/212 Karar sayılı kararının katılan … tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin 09.09.2014 tarihli ve 2014/4683 Esas, 2014/28594 Karar sayılı kararı ile ” Katılan …’nin aşamalarda değişmeyen beyanları ve beyanlarını doğrular nitelikteki doktor raporu ile sanığın kısmen ikrara yönelik savunmasına karşısında sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.05.2015 tarihli ve 2014/173 Esas, 2015/192 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 04.06.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

4. Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2020/245 Esas, 2021/43 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası 1 yıl 8 ay hapis cezası ile ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi; suçu işlemediğine, eksik inceleme ile kurulan hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın aynı köyde yaşadıkları, olay tarihinden önce sanığın, katılanın babasına ait bakkaldan katılanın iddiasına göre hırsızlık yaptığı, sanığın iddiasına göre veresiye yazdırarak aldığı malzemeler nedeniyle olay günü aralarında çıkan tartışmada sanığın, katılana ele geçirilemeyen kürekle vurarak sol bacak orta ön ve dış yüzde uzun, ince, sert cisimle vurma ile uyumlu tren rayı görüntüsü, occipital bölgede çökme fraktürü, sol bacak orta ön yüzde şişlik, ekimoz, burunda kanama, sırt sol koltuk altı çizgisinde abrazyon, eritem, sırt sol koltuk alt bölümde, sağ scapula altında, sağ omuz arka bölgede ekimoz, abrazyon, sağ kol triseps kası üzerinde ekimoz, sağ dirsekte abrazyon, sağ bilekte abrazyon, sağ femur yan bölgede ekimoz, sol dizde ligment kopması meydana gelecek şekilde yaraladığı,

… Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 08.09.2009 tarihli kesin rapora göre katılanda meydana gelen yaralanmaların yaşamsal tehlikeye neden olduğu, kırığın hayati fonksiyonlarını orta (2) derecede etkilediği anlaşılmıştır.

2. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanığın, suçu işlemediğine yönelen temyiz sebepleri yönünden
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın tevilli ikrarı, katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları ve bu beyanla uyumlu adli muayene raporları ile saptandığı anlaşılmış olup hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanığın, eksik inceleme ve vesaire yönelen temyiz sebebi yönünden
1. Katılanın yaralanmasına ilişkin … Eğitim ve Araştırma Hastanesince düzenlenen 08.09.2009 tarihli kesin rapora göre katılanda meydana gelen yaralanmaların yaşamsal tehlikeye ve kemik kırığına neden olduğu olayda, sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci madde birinci fıkrasının (d) bendi ve aynı maddenin son cümlesi uyarınca hüküm kurulması ve birden fazla nitelikli hal ihlali ile suçun işlenmesi nedeniyle temel cezada, meydana gelen zararın ağırlığı ve 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde düzenlenen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak sureti ile mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği anlaşılmış olup hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Sanık ile katılanın olayın başlangıcına ilişkin anlatımlarının farklılık arz etmesi, olayı gören tanığın bulunmaması ve sanığın aksi kanıtlanamayan “…köyün içerisinde … isimli şahıs önüme gelerek aldığım malzemelerin parasını istedi. Beni köy içerisinde rencide etti ve bana küfür etti” şeklindeki savunması karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak tespit edilememesine göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerektiği anlaşılmış olup hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

3. Kabule göre, Adli Tıp Kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrasında kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılmasının düzenlenmiş olmasına göre, katılanın adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasında (1/3) oranında artırım yapılarak fazla ceza tayin edildiği tespit edilmiş olup hüküm bu yönüyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) paragrafında açıklanan nedenlerle Başkale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2020/245 Esas, 2021/43 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanığın ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hakkının 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince gözetilmesine,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.04.2023 tarihinde karar verildi.