YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/10658
KARAR NO : 2007/4016
KARAR TARİHİ : 20.04.2007
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı … vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş, davalı …’ e yapılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi nedeniyle davacı vekilinin duruşma talebinden vazgeçmesi üzerine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, davacı şirket ile davalıların murisi … arasında akdedilen 28.09.1992 tarihli protokol ve 20.11.1992 tarihli bayilik sözleşmesine aykırılık nedeniyle cezai şart alacağı ve satış taahhüdünün ihlali sebebiyle kâr kaybı alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Davalılar vekili; …’ ün mirasçılarının … Tatil Köyü Turizm A.Ş.’ yi kurduklarını, tüm haklar ve borçların kurulan şirkete devir edildiğini bu nedenle davanın husumetten reddini istemişlerdir.
Mahkemece protokolün 3/F maddesi gereği mirasçıların yeni bir şirket kurduklarını, hak ve borçların bu şirkete geçtiğini mirasçılar hakkında dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın husumetten reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hüküm davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; karar davalı vekiline 02.03.2006 tarihinde tebliğ edilmiş, HUMK’ nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 20.03.2006 tarihinde temyiz dilekçesi temyiz defterine kaydedilmiştir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 01.06.1990 … ve 3/4 sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; mirasçıların külli halef olarak (M.K.’ nun 641. maddesi) murisin borçlarından müteselsilen sorumlu olmalarına, borcun naklinin alacaklının muvafakatına bağlı bulunmasına, protokolün 3/F maddesinin mirasçılara husumet yöneltilmesini de engellemeyeceği gözetilmeden yazılı gerekçe ile davanın husumetten reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle … vekilinin temyiz isteminin süreden reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.