Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/11978 E. 2007/4144 K. 26.04.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/11978
KARAR NO : 2007/4144
KARAR TARİHİ : 26.04.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, davalı şirkete ait şantiye aboneliğinin fatura borçlarının ödenmemesi üzerine taraflarca borcun taksitler halinde ödenmesi hususunda protokol düzenlendiğini, protokolü diğer davalıların kefil olarak imzaladıklarını, protokol gereğince verilen senetlerin ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların haksız itirazları sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket ve … vekili, davacı kurum tarafından düzenlenen 05.06.2003 tarihli belge ile abonenin tüm borçlarının tahsil edildiğinin belirtildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı …, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmemiş ve cevap vermemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, 05.06.2003 tarihli ve davacı kurum görevlilerinin imzalarını taşıyan belgede açıkça abonenin bilgisayar faturaları da dahil bütün borçlarının tahsil edildiği ibaresi karşısında, takibe konu borcun ödendiği ve itirazın haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, elektrik borcu nedeniyle yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
06.07.2001 tarihli protokol ile borcu ödemeyi kabul eden davalı borçlu …’e ödeme emri 17.09.2003 tarihinde tebliğ edildiği halde itiraz 7 günlük yasal süre geçirildikten sonra 25.09.2003 tarihinde yapıldığından takip kesinleşmiştir. Bu durumda adı geçen davalı yönünden kesinleşmiş icra takibine karşı alacaklı davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek davasının açıklanan gerekçeyle reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi isabetsizdir.
Öte yandan davalılar, protokolden sonra borcun tamamını ödediklerini ileri sürmüş iseler de, mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalı şirket adına 27.07.2001 tarihinde 500.000.000.-TL. ödeme yapıldığı ve bakiye borcun ödenmediği belirtilmiştir. Davalılar

ödemeye ilişkin herhangi bir belge ibraz edememişlerdir. Davacı vekili, ödemenin dayanağı olarak gösterilen 05.06.2003 tarihli belgenin ilişik kesme belgesi olduğunu, protokol gereğince alınan senetlerin bilgisayarda kayıtlı olmaması nedeniyle, borcun senetlerin tahsili suretiyle ödenmiş gibi gözüktüğünü, belgenin ödemenin delili olamayacağını, “Borcu yoktur” ibaresinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Hal böyle olunca, davalıların ödeme için verdikleri senetlerin tahsil edilmemiş oluşu, elektrik ücretlerinin idarece belli usullerle tahsil edildiği ve idare kayıtlarında ödemenin gözükmemesi, davalı dayanağı belgenin ilişik kesmeye ilişkin matbu belge olup, tek başına ödemeyi göstermeyeceği gibi, müstenidatı olmaksızın ödemeyi ispatlamayacağı gözetilmeden, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde davanın tümden reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.