YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3069
KARAR NO : 2008/11305
KARAR TARİHİ : 20.11.2008
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 15/11/2007
Nosu :2007/89-2007/497
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında davalı şirketin turistik tesisinin güvenlik hizmetlerinin ifası için 16.09.2006 tarihinde, 01.07.2006 tarihinden geçerli olmak üzere sözleşme imzalandığını, verilen güvenlik hizmeti karşılığı keşide edilen faturaların davalıya tebliğ edildiği halde hiçbir ödeme yapılmadığını, davalının 22.12.2006 tarihli yazısı ile sözleşmeyi feshettiğini, bu suretle sözleşme uyarınca cezai şart ödemesi gerektiğini, hizmet alacağının ve cezai şart tutarının tahsili için başlanılan icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmedeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığı gibi, sözleşmenin ilgili hükmünde haksız fesih halinde cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, olayda cezai şart koşullarının oluşmadığını, faturaların tamamının müvekkiline tebliğ edilmediği gibi talep olunan miktarda güvenlik hizmeti alınmadığını bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, sözleşmedeki imzanın davalı yanca inkarına rağmen isticvap davetiyesine icabet edilmediğinden davalının sözleşme içeriği ve sözleşmedeki imzanın bu suretle kabul edilmiş olmasına, taraf defterlerinin incelenmesi ile alınan bilirkişi raporunda kayıtların birbirini teyit etmesine, takip tarihine kadar işleyen temerrüt hesabının raporda usulünce hesaplanmasına, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi işlettiği oteli başkasına kiraya vermesi nedeniyle feshettiğini, davacıya yazılı olarak bildirdiği, ancak davacının sözleşme gereği hizmet veremediği ve sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini ispatlayamadığından sözleşmenin davalı yanca haksız olarak feshedildiğinin kabulünün gerekmesine ve bu suretle davacının sözleşmede belirlenen cezai şarta hak kazanmasına göre, davalının icra takibine itirazının kısmen iptali ile 87.416.21 YTL asıl alacak, 5.658.00 YTL işlemiş faiz, 31.361.52 YTL (davacının davalıya keşide ettiği en düşük fatura bedelinin baz alınıp, sözleşmeye göre bulunan 62.723.04 YTL tutarında cezai şart hesaplandığı halde B.K. 161/ son maddesi dikkate alınıp, bulunan rakamın 1/2 oranında tenzili ile bulunan) cezai şart
../..
-sayfa2-
olmak üzere toplam 124.435.73 YTL’nin, asıl alacağa ve cezai şart alacağına takip tarihinden itibaren yıllık % 24 oranında temerrüt faizi uygulanması ve icra takip giderleri ile birlikte tahsiline imkan verecek tarzda takibin devamına, asıl alacak ve birikmiş faiz toplamı olan 93.074.21 YTL’nin % 40’ ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, cezai şart alacağı likit olmadığından tazminat isteminin reddine, davalının tazminat isteminin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizi yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunda cezai şart miktarının hesabında, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1. maddesine uygun davranılmamıştır..öte yandan taraflar tacir olup, belirlenen cezai şart miktarının ekonomik yönden borçlunun mahfına sebep olacak büyüklükte olmadığı da gözetildiğinde hesaplanan cezai şarttan indirim yapılması TTK.’nun 24. maddesine aykırılık oluşturmuştur. Öte yandan sözleşmenin 6.1. maddesi uyarınca cezai şart miktarının önceden belirlenmesi mümkün olduğundan cezai şart alacağının likit olduğunun kabulü ile bu kısım alacak yönünden de icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece belirtilen bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 20.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.