YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/12189
KARAR NO : 2023/666
KARAR TARİHİ : 15.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hatay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2013 tarihli ve 2013/404 numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen … hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci ve altıncı fıkraları ile 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2015 tarihli ve 2013/367 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen … hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 YIL hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın kalıcı olup olmadığı hususunda ek rapor alınması gerektiğinden bahisle hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen … müdafiinin temyiz isteği; olay yerinin küçük bir yer olması nedeniyle suçun işlenmesine uygun olmadığına, bu durumun keşif yapılarak belirlenebileceği nazara alınmadan keşif isteminin reddedildiğine, mağdurenin ifadesine itibar edilip edilemeyeceği hususunda rapor alınması gerektiğine, mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın olaydan önce de var olduğuna, olay nedeniyle bozulmadığının düşünüldüğüne, mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın olaya bağlı mı yoksa adli makamlara gidip gelmeleri, olaya ilişkin bilgilerinin alınması gibi etkenler nedeniyle mi bozulduğunun belirlenmesi için Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınması gerektiğine, suça sürüklenen çocuğun evinin mağdurenin evinin üstünde olması nedeniyle mağdurenin evinin balkonuna demir yapıldığı için taraflar arasında önceki yıllara yayılan husumet bulunduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen … ile mağdurenin komşu oldukları, olay günü mağdure ile suça sürüklenen çocuğun apartman girişinde karşılaştıkları, suça sürüklenen çocuğun mağdureye ‘Sana şeker vereyim.’ diyerek kendi evine çağırdığı, olay tarihinde beş yaşında olan mağdurenin suça sürüklenen … ile birlikte evlerine gittiği, evde o sırada başka kimsenin olmadığı, suça sürüklenen çocuğun kendi pantolonunu ve mağdurenin pantolonunu çıkartarak cinsel organını mağdureye sürttüğü, mağdurenin ağlaması üzerine onu bıraktığı, evine giden mağdurenin olayı ailesine anlattığı kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunun 30.06.2014 tarihli raporuna göre mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğunun tespit edilmesi ve bu tespitin Adli Tıp Kurumunun bilinen uygulamalarına göre suç tarihinden altı ay geçtikten sonra yapılması karşısında, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
B. Suça Sürüklenen … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Suça sürüklenen … hakkında kurulan hükümde; mağdurenin olayın hemen ardından yaşadıklarını annesi katılan …’ya anlatması, aşamalardaki beyanlarının istikrarlı olması, hakkında
düzenlenen sosyal inceleme ve ruh sağlığı raporlarına göre soyut düşünme yeteneğinin gelişmemesi nedeniyle olayı kurgulama düşüncesi geliştirmesinin zor olduğu ve olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu belirtilerek suça sürüklenen çocuğun eylemi ile ruh sağlığındaki bozulma arasında illiyet bağı kurulduğu anlaşıldığından, beyanlarına itibar edilip edilmeyeceğine ve ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuğun eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığına dair yeni raporlar alınmasına gerek olmaması, öne sürülen husumet iddiasının ilk kez kovuşturma evresinde dile getirilmesi, dosya arasındaki delillerin suça sürüklenen çocuğun cezalandırılması için yeterli olması nedeniyle olay yerinde keşif yapılması talebinin suçun sübutunun keşif ile tespit edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle mahkemece reddedilmesinin yerinde olması karşısında, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen … tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen … müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2015 tarihli ve 2013/367 Esas, 2015/356 Karar sayılı kararında suça sürüklenen … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2023 tarihinde karar verildi.