Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2006/2678 E. 2006/4932 K. 04.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2678
KARAR NO : 2006/4932
KARAR TARİHİ : 04.05.2006

Mahkemesi :… İcra Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ile davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR
Asıl ve birleşen dava sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
Asıl dava davacısı … Vergi Dairesi (Hazine) vekili bedeli paylaşıma konu taşınmaz hissesinin satışından sonra düzenlenen sıra cetvelinde, müvekkiline borçlu olan kişinin dosya borçlusu ile aynı kişi olmadığı gerekçesiyle alacaklarının garameye sokulmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dava davacısı taşınmazda pay sahibi olmasına rağmen kendisine sıra cetveli tebliğ edilmediğini, asıl dava davacısı vergi dairesine borçlu olduğunu fakat sıra cetvelinde vergi dairesine pay ayrılmadığını ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … sıra cetveline itiraz için ayrı dava açtığını, her iki davanın birleştirilmesine; bu davada da müdahilliğinin kabulüyle ipotekli alacağının hesaplanmasında faizin de dikkate alınmasını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili davacının …’den alacaklı olduğunu, oysa müvekkilinin borçlusunun … olduğunu; birleşen dosya davacısı …’ın taşınmazı bütün hak ve mükellefiyetleriyle satın aldığını ve Vergi Dairesi’ne haciz koydurduğunu bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İcra Mahkemesi’nce taşınmaz hissesinin malik … borçlu olduğundan değil, taşınmazı hacizli haliyle devraldığından dolayı satışa çıkartıldığı, vergi dairesi alacağının bu nedenle davalılarla garameye giremeyeceği gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiş; hüküm davacılar ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalı …’un temyizi alacağının eksik hesaplanması noktasında hükmün eksik incelemeye dayalı olduğuna yöneliktir. Temyiz isteminde hukuki yarar, dava şartıdır. Dava reddedildiğine ve adı geçenin yargılamada davalı tarafta bulunmasına göre hükmü temyiz etmekte korunabilir bir hukuki yararı bulunmamaktadır. Açıklanan durum karşısında davalı …’un temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davacı …, bedeli paylaşıma konu taşınmazı önceki malik …’dan bütün mükellefiyetleriyle birlikte satın almıştır. Sıra cetvelinin borçluya tebliğ edilmemesi başlıbaşına bir iptal sebebi olmayıp, tebligat ancak dava süresinin belirlenmesi bakımından önem taşır (İİK.m.141, 142). Öte yandan davacı, diğer davacı vergi dairesinin borçlusu olup, bu sıfatıyla dava hakkına da sahip değildir. Bu durumda davacı …’in temyiz itirazları reddedilmelidir.
3- Davacı vergi dairesinin temyizine gelince, dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 sayılı bentte açıklanan nedenle davalı …’un temyiz isteminin REDDİNE; 2 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı …’in, 3 sayılı bentte açıklanan nedenle davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İcra ve İflas Kanunu’nun 366 ncı maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıdaki onama harcının temyiz edenlerden davacı …’den alınmasına, 4.5.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.