YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/1887
KARAR NO : 2007/6863
KARAR TARİHİ : 28.06.2007
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılar vekilinin dava dışı … … hakkında icra takibi yapıp, müvekkili şirket adresinde adı geçen kişinin borcu için şirketin bazı menkul mallarının haczedildiğini, haciz sırasında borçlu … …’ın şirket çalışanı olduğu bildirildiği halde, şirketin menkullerinin haczedildiğini, 18.08.2005 tarihinde muhafaza için yeniden şirket adresine gelinip, borçlu … …’dan 1.000.-USD. tahsilat yapıldığını, 31.08.2005 tarihinde menkullerin muhafazası için şirkete gelindiğinde borçlu olunmadığı ve icra dosyası ile ilgileri bulunmadığı halde haciz baskısı altında 2.000.-YTL. tutarlı, 10.10.2005 keşide tarihli şirket çeki ile 500.00.-YTL. tutarlı nakit ödemenin yapıldığını, bu hususun zapta da geçildiğini belirterek, çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine, ödenen 500.00.-YTL.nin ödeme tarihinden işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 21.03.2006 günlü oturumda çek ödendiğinden davanın istirdada dönüştüğünü beyan etmiştir.
Davalı vekili, davanın … yönünden husumet yönünden reddi gerektiğini bildirdiği gibi, çekin dosya borcuna mahsuben alındığını, 500.00.-YTL.nin de borçlu … …’ın huzurunda ve … talimatıyla ödendiğini, borçlunun mal kaçırmak için vergi levhasını değiştirip, muvazaalı işlem yaptığını ileri sürerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacının çeki cebri icra baskısı altında keşide ettiğini savunduğu, ancak ortada B.K.nun 29 ve 30. maddede yazılı ikrah kapsamında bir iddia bulunmadığı gibi, ikrahın da şartları mevcut olmadığı, dilekçede belirtilen hususların ise takip hukukuna ilişkin olup, hallinin İcra Hukuk Hakimliği’ne ait bulunduğu gerekçesiyle davanın ve şartları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.