Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2007/4324 E. 2007/6864 K. 28.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4324
KARAR NO : 2007/6864
KARAR TARİHİ : 28.06.2007

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih :

Taraflar arasındaki tazminat davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, davalının müvekkilinin kiracısı olduğunu, Mayıs-Haziran 2001 dönemine ait kira bedelini ödemediğini, girişilen icra takibine itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 tazminata karar verilmesini talep ettiği gibi, davalının takibe konu ve günü gelmeyen kira borcunu ödediğinden bahisle 24.04.2001 tarihli belgeye dayandığını, ancak bu belgenin davalıya belediyeden fırın işletme ruhsatı almak için istemiyle verildiğini, üzerinde davacının adı soyadı, imzasından başka yazı bulunmayan boş belge olduğu halde üzerinin davalı tarafından doldurulduğunu bildirerek bu belgenin de iptalini istemiştir.
Davalı vekili, borcun 24.04.2001 tarihli belgede yazılı olduğu gibi ödendiğini, iddianın yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları, toplanan delillere göre, davalının davacıdan aldığı imzalı boş kağıda sonradan 24.04.2001 tarihli belgedeki yazıları yazarak sonradan doldurulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının imzasını taşıyan ve davalı tarafından Üsküdar İcra Hakimliği’nin 2001/1345 nolu dava dosyasına ibraz edilen 24.04.2001 tarihli belgenin iptaline, davalının icra dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece tespit raporundaki 24.04.2001 tarihli belgedeki ödemelerin davalı defterinde kayıtlı olmadığına ilişkin bilirkişi raporu ve 24.04.2001 tarihli belgedeki yazıların dizilimi dikkate alınarak belgedeki yazıların sonradan doldurulduğu sonucuna varılmışsa da, davacı 24.04.2001 tarihli borcun ödendiğini gösterir belgedeki imzanın kendisine ait olduğunu kabulle birlikte, bu belgeyi davalıya boş olarak imzalayıp verdiğini, sonradan üzerinin doldurulduğunu iddia etmiştir. Davalı bu iddiayı inkarla belgenin davacı yanca düzenlenip, imzalanıp tarafına verildiğini savunmuştur. Açığa imza atılmak suretiyle tanzim olunan belgenin anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğu, usulen ve yasal delillerle kanıtlanmadığı takdirde hukuken geçerliliği devam eder. İmzalı boş kağıdı karşısındakine veren kimse onun üzerine kendisini zararlandırıcı mahiyette ilaveler yapılabileceğini bilir.

O halde açığa imza suretiyle düzenlenen belge anlaşmaya aykırı doldurulduğu ispat edilmedikçe geçerlidir. HUMK.nun 290. maddesi gereğince belgeye bağlı olan her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki hukuki işlemlerin aynı kuvvette yazılı belge ile kanıtlanması gerekir. Davacı tarafın böyle bir belge sunmadığı gözden kaçırılarak yazılı gerekçeyle hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.06.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.