Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2022/38135 E. 2023/69 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/38135
KARAR NO : 2023/69
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/924 E., 2021/1109 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen beraat hükmüne yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.02.2021 tarihli ve 2020/176 Esas, 2021/139 Karar sayılı oy çokluğuyla verilen kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2021/924 Esas ve 2021/1109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, karar başlığında suç adının gösterilmemesinin mahallinde düzeltilebilir yazım eksikliği olarak kabul edildiği belirtilmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca esastan reddine karar verilmiştir

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 29.10.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; 28.09.2010, 25.11.2010, 12.05.2011, 17.06.2011, 12.06.2012, 26.06.2012, 17.12.2012, 18.12.2012, 15.02.2013, 04.03.2013, 25.03.2013, 10.01.2014, 15.04.2014, 18.04.2014, 22.07.2014, 20.11.2014, 15.12.2014 ve 17.03.2015 tarihlerinde vadeli ve vadesiz TL, USD ve XAU şeklinde hesaplar açan, 2013 yılı Aralık ayında 19.029,65 TL, 2014 yılı Ocak ayında 28.121,8 TL, 2014 yılı Şubat ayında 31.212,71 TL, 2014 yılı Mart ayında 32.146,25 TL, 2014 yılı Nisan ayında 36.995,8 TL, 2014 yılı Mayıs ayında 34.512,77, 2014 yılı Haziran ayında 20.931,26 TL, 2014 yılı Temmuz ayında 22.433,18 TL, 2014 yılı Ağustos ayında 9.829,84 TL, 2014 yılı Ekim ayında 3.500 TL, 2014 yılı Kasım ayında 9.600 TL, 2014 yılı Aralık ayında 250 TL olduğu belirlenen ve böylelikle talimata uyarak örgüt lehine hareket eden sanığın, bankacılık işlemleri ile hayatın olağan akışına uygun düşmeyen savunması da dikkate alındığında yardım kastıyla hareket ettiğine ve örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama neticesinde sanığın eylemleri, sanık hakkındaki beyanlar ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; sanığın … Üniversitesi aile ekonomisi ve beslenme öğretmenliği bölümünden mezun olduğu, 1993 yılından itibaren Karaman ilinde kamu kurumlarında çalışmakta olduğu, yakalama tutanağından davet üzerine emniyet müdürlüğüne gitmek suretiyle beyanda bulunduğu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) yazıları ve müzekkere cevabına göre, örgüte ait Bank …’da 28.09.2010, 25.11.2010, 12.05.2011, 17.06.2011, 12.06.2012, 26.06.2012, 17.12.2012, 18.12.2012, 15.02.2013, 04.03.2013, 25.03.2013, 10.01.2014, 15.04.2014, 18.04.2014, 22.07.2014, 20.11.2014, 15.12.2014 ve 17.03.2015 tarihlerinde vadeli ve vadesiz TL, USD ve XAU şeklinde açılmış hesapların bulunduğu, Bank … hesap hareketlerine ilişkin Bilirkişi Raporunun düzenlendiği ve MASAK raporunun dosyada mevcut olduğu, sanığın 2011 yılından itibaren vadeli hesap açılışlarının bulunduğu, hesap bakiyesinin 2014 yılı aralık ayında 250 TL ye düştüğü, 2015 mart sonrasında hesap bakiyesinin 0,35 TL olduğu, hesap hareketlerinde para yatırma, para çekme ve kredi kartı ödemelerinin bulunduğu, sanığın beyanlarında 2014 yılında bankada bulunan parasını çektiğini beyan ettiği, sanığın talimat çerçevesinde hareket ettiğine ilişkin bir hesap hareketliliğinin gözlemlenemediği, sanığın örgüt elebaşının Bank …’yı kurtarma talimatına uyarak Bank …’da hesap açıp işlem yaptığına ilişkin eylemin sabit olmadığı, dosya kapsamındaki müzekkere cevapları ve sanık hakkında Ankara Batı Adliyesi bünyesinde oluşturulan 2017/1 sayılı dosya kapsamında örgütlü suçlar bilgi bankasında yapılan araştırma itibarıyla, sanığın Bank … hesapları dışında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne üye olduğuna yahut örgüte yardım amacıyla hareket ettiğine dair herhangi bir delilin yahut beyanın da elde edilmediği, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanlarında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, dosya kapsamındaki Bank … hesaplarına ilişkin eylemi dikkate alındığında; eyleminin tek başına örgüt üyeliği suçu açısından Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları kapsamında örgütle organik bağ kurduğunu, konum ve kişisel özellikleri gözetilerek sempati ve iltisak boyutunu aşan, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerinin bulunduğunu ya da örgüte yardım suçunu işlediğini ispat etmeye yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığı, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verildiği belirtilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından karar başlığında suç adının gösterilmemesi şeklindeki mahallinde düzeltilebilir yazım eksikliği dışında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF’ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı … Katılım Bankası A.Ş’de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Dosyada mevcut Bank … hesap kayıtları, bilirkişi raporu, MASAK Raporu ve sanık savunmalarına göre; değişik döviz cinslerinden katılım hesapları açma, döviz alış ve satışı, para yatırma, para çekme gibi bankacılık işlemlerini örgüt liderinin çağrı tarihlerinden önce de aktif şekilde gerçekleştiren ve savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyen sanığın, Bank … hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemlerinin dışında değerlendirilemeyeceği ve savunmalarının aksini ispat eden başkaca bir delil elde edilemediği gözetildiğinde, eylemlerinin örgüt hiyerarşisine dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, ayrıca sanığın örgüt liderinin talimatı doğrultusunda, örgüte yardım kastıyla hareket ettiği de tespit edilemediğinden örgüte yardım suçundan mahkumiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı delil de elde edilemediği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında verilen beraat kararına ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen esastan ret kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmekle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.07.2021 tarihli ve 2021/924 Esas, 2021/1109 Karar sayılı kararında bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Karaman Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.01.2023 tarihinde karar verildi.