YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11536
KARAR NO : 2023/741
KARAR TARİHİ : 23.02.2023
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen karşılıklı boşanma davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; kesinleşen yönler hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığı, davacı-davalı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi davalı-davacı erkek vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı – davalı kadın vekili, müvekkilinin evlenmeden yaklaşık 10 yıl önce 2007 yılı Şubat ayında …’da işe başladığını, davalı-davacının, müvekkilinin çalışma hayatından rahatsız olduğunu, şirkette çok fazla erkek mühendis olduğu, bu çalışma ortamının genç bir kadın için uygun olmadığını söyleyerek müvekkiline ağır bir baskı yaptığını, müvekkilinin çok yoğun bir çalışma ortamında olduğunu, davalı – davacının her aradığında telefona ve mesajlara cevap veremediğini, davalı-davacının müvekkiline sevgilisi olduğu, onunla vakit geçirdiğinden kendisine zaman ayıramadığı, eğer aksini ispat etmek istiyorsa işyerinden bir an evvel istifa etmesi gerektiği yönünde tehdit ettiğini, müvekkilinin de istifa etmek zorunda kaldığını, davalı-davacının kıskanç olduğunu, müvekkiline şiddet uyguladığını, küfür ettiğini, sürekli kendisini aldattığını iddia ettiğini, tüm kararları tek başına aldığını, evli ve çocuklu bir kadın ile müvekkilini aldattığını ileri sürerek tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, müvekkili yararına 30.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 1.000.000,00 TL maddî, 2.000.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı erkek vekili cevap dilekçesi ile; iddiaların asılsız olduğunu, davacı-davalının yeterince çalıştığını ve artık yorulduğunu beyan ederek işten ayrıldığını, müvekkilinin ikinci evliliği olduğunu, ilk evliliğinden 2013 ve 2015 doğumlu iki oğlunun olduğunu, davacı-davalının evlendikten sonra değiştiğini, çocuklarla ilgilenirken sonrasında ilgilenmediğini, müvekkilinin, çocukların anneleri ile teması sebebiyle sorunlar başladığını, çocukların müşterek evde kaldığı dönemler gergin geçtiğini, çocuklar için oda yapılmasına izin vermediğini, eve gece çok geç saatlerde gelmeye başladığını, müvekkiline haber vermediğini, arkadaşlarının yanına Hollanda’ya gittiğini, evi terk ettiğini belirterek asıl davanın reddini, birleşen davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2020 tarihli ve 2018/153 Esas, 2020/734 Karar sayılı kararıyla; “erkeğin başka bir kadınla ilişki yaşamak ve eşine gereksiz ve temelsiz kıskançlık edip ona tüm evlilik hayatı boyunca baskı uygulamak nedeniyle kusurlu olduğu, kadına ise evlilik birliğini karşı eş için çekilmez hale getirecek kusurlu bir davranış biçimi yüklenmesi mümkün olmadığı, olayların akışına göre kadın boşanma davası açmakta haklı olup boşanmaya yol açan olaylarda erkeğin tam kusurlu olduğu, kadının davasında boşanma koşullarının oluştuğu, erkeğin davasının ise tam kusurlu eş boşanma davası açamayacağından reddi gerektiği gerekçesi ile birleşen davanın reddine, asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı – davalı kadın yararına 100.000,00 TL maddî, 80.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmiş, kadın yararına 12.03.2019 tarihli ara karar ile takdir edilen 04.12.2019 tarihli celsede kaldırılmasına karar verilen aylık 6.000,00 TL tedbir nafakası dışında yeniden tedbir nafakası takdirine yer olmadığına, kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-davacı erkek vekili tarafından asıl davanın reddi, birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi ve tazminatlar, davacı – davalı kadın vekili ise katılma yolu ile kusur belirlemesi ve tazminatların miktarı yönlerinden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.12.2021 tarihli ve 2021/1629 Esas, 2021/1968 Karar sayılı kararıyla; tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı-davalı kadın tarafından, tazminat miktarları yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise her iki dava ve ferileri yönünden temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminatın az olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, bozma kapsamı dışında kalan yönlerden ise kararın onanmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesi/ Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma öncesi verilen karar maddî ve manevî tazminat miktarları dışında kesinleştiğinden kesinleşen hususlarda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 250.000,00 TL maddî, 200.000,00 TL manevî tazminatın davalı-davacı erkekten alınarak davacı-davalı kadına verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-davacı erkek vekili, davacı-davalı kadının evlilik birliğinin temelden sarsılmasında kusurlu olduğu halde kusuru hiç dikkate alınmadan kadın yararına tazminata hükmedildiğini, tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kusur belirlemesi ve tazminatlar yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı karşılıklı boşanma istemine ilişkin olup, uyuşmazlık, kadın yarınına hükmedilen maddî ve manevî tazminat miktarının tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını ile hakkaniyet ilkesine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 4 üncü, 166 ncı ve 174 üncü maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci, 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’nun 50 inci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı-davacı erkeğin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.