Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/3432 E. 2008/10903 K. 13.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/3432
KARAR NO : 2008/10903
KARAR TARİHİ : 13.11.2008

Mahkemesi:Ticaret Mahkemesi
Tarih : 20.09.2007
No : 205-360
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı (6) şahısla birlikte Rusya’da faaliyet göstermek için ortaklık kurduklarını ve işlemlerin yürütülmesi için dava dışı Selami … isimli kişiye boş kağıda imza atıp verdiklerini, ancak Rusya’da şirketin kurulmadığını, işyerinin dava dışı Selami … adına açılarak, bu kişinin davalılardan Rusya’da ekmek mayası satın aldığını, kısmi ödeme sonucu davalıların 30.000.- Amerikan Doları bakiye borcu kaldığını, borcun işletmenin borcu olup, tüm ortakların hisseleri oranında sorumlu olmaları gerektiğini, dava dışı Selami …’ın kendisinde kalan imzalı boş kağıtları davalıların verdiğini, davalıların da kağıtları diledikleri gibi doldurup müvekkili aleyhine takibe geçtiklerini, müvekkilinin davalılarla görüşüp, davalılara 5.000.-Amerikan Doları ödemesi halinde borcun biteceği hususunda tarafların anlaşmalarına ve müvekkillerinin bu miktarı ödemesine rağmen davalılar takibe devam edip, tüm dosya borcunun müvekkili tarafından ödemediğini, ancak davalıların bu alacaklarını davadışı diğer ortaklardan da mükerrer tahsil edildiğini öğrendiğini, bu nedenle dava açma zarureti doğduğunu belirterek müvekkilinden 18.07.2005 tarihinde tahsil edilen 39.800.00.-YTL.nin yasal faizi ile davalılardan istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde davanın İİK.nun 72/7. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, daha önce Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davanın süreyi kesmeyeceğini, B.K.nun 137. maddesinde öngörülen ek sürenin somut olayda uygulanan imkanının bulunmadığını, davacının cebri icra tehdidi altında ödediği bir miktar olmadığını, mükerrer tahsilatın söz konusu bulunmadığını, davacının her türlü dava haklarının zamanaşımına uğradığını öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının kendisinden icra tehdidi altında 18.07.2005 tarihinde tahsil edilen bedelin istirdadını talep ettiği, İİK.nun 72/7. maddesi uyarınca davanın (1) yıl içinde açılması gerektiği, oysa ki davanın bu sürenin geçirilmesinden sonra açıldığı, daha önce aynı mahkemede aynı alacak nedeni ile açılan

../..

-2-

davada mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği için bu davada hüküm oluşturmayacağı gerekçesi ile davanın hak düşürücü sürenin geçmesinden dolayı reddine karar vermiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 13.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.