Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/4203 E. 2008/11490 K. 25.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4203
KARAR NO : 2008/11490
KARAR TARİHİ : 25.11.2008

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Tarih : 20.03.2008
Nosu : 494-457

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –

Davacı vekili, müvekkilinin faturaya dayalı olarak yaptığı icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu, davalının tahsilata ilişkin sunduğu belgede adı geçen Hasan Basri…’in müvekkili şirketin yetkilisi ve ortağı olmadığı gibi belgeyi de imzalamadığını ileri sürerek davalının itirazının iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin takibe konu fatura bedelini davacının yetkilisine nakden ödediğine ilişkin 18.12.2006 tarihli belgenin bulunduğunu, fatura üzerinde ise davacı yetkilisinin fatura bedelinin nakden tahsil ettiğini kanıtlayan imzasının ve davacı şirketin kaşesinin bulunduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının fatura bedelinin ödendiğine ilişkin belge aslını ibraz edemediğinden imza incelemesinin yapılamadığı, davalının savunmasının yerinde olmadığı, takibe konu faturadan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı ödeme savunmasında bulunmuş ve delil olarak 18.12.2006 tarihli bir tutanak fotokopisi ile aynı tarihli kapalı fatura aslını dosyaya sunmuştur. Kapalı fatura ödemeye karine teşkil eder. Kaldı ki davacı şirketin ticari vekili olduğu dosyaya sunulan vekaletname içeriğinden anlaşılan Hasan Basri… imzalı 18.12.2006 tarihli “Tutanaktır” başlıklı belge içeriğinden bu belgenin iki suret olarak hazırlanıp kopyasının müşteriye verildiği ve böylece davalının belge aslını sunma olanağı bulunmadığı, başka bir anlatımla belge aslının davacı tarafta kaldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili, duruşma sırasındaki beyanlarında kapalı faturadaki şirket kaşesi üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi olduğu anlaşılan Melike…’e ait olduğunu açıkça bildirmiş ve böylece kapalı faturadaki imza inkar edilmemiştir. Kapalı faturayla ilgili ödeme karinesinin aksini kanıtlayacak deliller ise dosyaya sunulmamıştır. Mahkemece bu yönler gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.