Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2022/15203 E. 2023/1029 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15203
KARAR NO : 2023/1029
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen iddianame ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten dava açılmıştır.

2. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli ve 2010/279 Esas, 2014/97 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü ve 35 inci maddelerinin ikinci fıkraları, 103 üncü maddesinin 6 ncı fıkrası, 43 ve 62 inci maddeleri ile 53 üncü maddesi uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2014 tarihli ve 2010/279 Esas, 2014/097 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Ceza Dairesinin 26.01.2021 tarihli ve 2016/9496 Esas, 2021/450 Karar sayılı kararı ile “Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Mağdurenin aşamalardaki beyanları, savunma, tanık beyanı, adli raporlar ile tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında olay tarihinde sanığın, organ sokmak suretiyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemine yönelik başladığı icrai hareketlerini sonuna kadar götürebilme imkanı bulunduğu halde mağdurenin aşılabilir mukavemeti dışında ciddi bir engel neden olmaksızın kendiliğinden eylemine son verdiği nazara alındığında mevcut haliyle eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 103/1. maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs suçundan mahkumiyet kararı verilmesi, Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların ve 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 13. maddesi ile TCK’nın 103. maddesinin yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” düzenlemesi gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2021/60 Esas, 2021/362 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 ve 62 nci maddeleri ile 53 üncü madde uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2021 tarihli ve 2021/60 Esas, 2021/362 Karar sayılı kararının mağdure … vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 25.04.2022 tarihli ve 2021/27300 Esas, 2022/3814 Karar sayılı kararında mağdure … vekilinin temyiz istemi ile alakalı olarak; on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip anne ve babası olan müştekiler … ile …’ın, duruşma ifadelerinde şikayetçi olmadıklarını beyan etmeleri karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükmü temyize hakkı bulunmadığından vaki temyiz isteminin reddine karar verilmiş. Sanık müdafiinin temyiz istemi ile alakalı olarak ise; “Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Dosyada mevcut İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu raporuna göre söz konusu istismardan dolayı mağdurenin ruh sağlığının bozulması nedeniyle mevcut haliyle eylemin 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki 5237 sayılı TCK’nın 103/1-c.1. maddesinde düzenlenip 8 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek buna göre lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerekirken yazılı şekilde 6545 sayılı Kanunla mağdurun beden veya ruh sağlığının bozulması halinde artırım yapılmasına dair maddenin kanundan çıkarılması sebebiyle sanık hakkında anılan değişiklikten önceki TCK’nın 103/6. maddesinin uygulanmayıp, buna göre lehe Kanunun 6545 ve 6763 sayılı Kanun değişikliklerinden önceki TCK’nın 103/1. maddesi olduğunun kabulüyle 3 yıl hapis cezası belirlenmesi suretiyle lehe kanun değerlendirmesinin hatalı yapılması, Kabule göre de; Dosya kapsamına göre mağdureye karşı değişik tarihlerde birden fazla çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği anlaşılan sanık hakkında müsnet suçtan belirlenen temel cezanın koşulları oluştuğu halde zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi ile artırılmaması,” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

6. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/180 Esas, 2022/262 Karar sayılı kararı ile sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan, 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonraki 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 ve 62 nci maddeleri uyarınca 8 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ancak önceki mahkumiyet hükmünün sadece sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ceza miktarı yönünden sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşıldığından verilen cezanın 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak infazına 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii; mağdurelerin okudukları okul tarafından tutulan tutanakta, mağdurelerin cinsel istismara uğradıklarına ilişkin herhangi bir beyanlarının bulunmadığı, yine tanık sıfatıyla dinlenen rehber öğretmen Muradiye’nin de çocukların cinsel istismara uğradıklarına ilişkin herhangi bir anlatımının olmadığı, mağdurelerin beyanlarının çelişkili olduğu, iddia edilen eylemlerin intikalden önce duyulmamasının mümkün olmadığı, mahkemenin bazı hususlarda araştırma yapmadan eksik inceleme ile hüküm tesis ettiği, gerek mağdurelerin gerekse velilerinin mahkeme huzurundaki beyanlarında sanığın mağdurelere karşı bir eyleminin bulunmadığını ifade ettiklerini açıklanan nedenlerle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken cezalandırılması cihetine gidilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğundan bahisle kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
2008 yılı yaz aylarında, mağdure … ve arkadaşının sanık …’nin evine gittikleri, sanık …’nin televizyonda porno film açtığı ve eliyle cinsel organıyla oynadığı, mağdure … ile arkadaşının evden ayrılmak istemeleri üzerine sanığın para verdiği, daha sonraki gün mağdure …’nin yine arkadaşını da alarak birlikte sanığın evine gittikleri, sanık …’nin televizyonda porno kanalını açarak mağdure …’nin üzerindeki kıyafetleri çıkarttığı, kendisinin de soyunarak … ve arkadaşı ile birlikte porno film seyrettiği, devamında …’nin cinsel organını elleyerek, göğüslerini öptüğü ve cinsel organını mağdur …’nin cinsel organına dayadığı, sanığın eylemlerini farklı günlerde de aynı şekilde devam ettirdiği kabul edilmiş olup;

Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 29 Şubat 2012 tarihli raporuna göre mağdure …’nin 2008-12.11.2010 tarihinde mağduresi bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağı, mağdurenin beyanlarına itibar edilebileceği belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
Bozma sonrasındaki yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/180 Esas, 2022/262 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.03.2023 tarihinde karar verildi.