Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/1911 E. 2008/11583 K. 27.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/1911
KARAR NO : 2008/11583
KARAR TARİHİ : 27.11.2008

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih : 05.04.2007
Nosu : 77-152
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vek.Av…. Yılmaz ile şirket yetkilisi … ve davalı vek.Av.Mehtap ‘ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, davalı banka ile müvekkilleri arasında 4 adet Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bankanın kredi sözleşmelerinden doğacak borcun teminatı olarak verilen çekleri Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2003/3564, 2003/3565, 2003/3567, 2003/3568 sayılı dosyalardan takibe koyduğunu, çeklerden doğan alacağın muaccel olmadığını, ödemelerin anaparaya mahsup edilmesi gerektiğini, ihtardan sonra cari hesaba faiz yürütülemeyeceğini ileri sürerek müvekkillerinin davalı bankaya takip konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, davacı…A.Ş. ve Horsa Ltd.Şti.ne bankadan KOBİ kaynaklı krediler kullandığını, diğer davacıların kredi sözleşmelerinin kefili olduğunu, kredilere karşılık teminat çekleri verildiğini, 1. Kredi Sözleşmesi’nden kaynaklanan borcun ödendiğini, diğerlerinin ödenmediğini, ödemelerin kayıtlarda yer aldığını, borç devam ettiği sürece çeklerin iadesinin talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre kredi sözleşmelerinin geçerli olduğu, sözleşmelerden doğacak borcun teminatı olarak verilen çeklerin borç devam ettiğinden dolayı takibinde usulsüzlük bulunmadığı, kefillerin sorumluluğunun devam ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Menfi tespit davası, davalı banka tarafından takip konusu yapılmış çeklere karşı açılmıştır. Taraflar arasında aksine bir sözleşme bulunmadığı hallerde çeklere dayanan

../..

-2-

takiplerde davacı alacaklı 3095 Sayılı Kanun’un 2. maddesi uyarınca faiz olarak avans oranını talep edebilir. Mahkemece bu yön üzerinde durulmadan davalı bankanın çeke dayanan alacağı ile ilgili % 79,5 oranındaki faiz talebinin yerinde görülmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 550.00.YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.11.2008 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

Aslı gibidir.

../..

-3-

KARŞI OY

BİRİNCİ BÖLÜM

A) Açıklama :
Kambiyo senetlerinde 3095 S.K.nun 2. maddesi uyarınca faiz olarak avans faizinin uygulanacağı ancak kredi sözleşmesinde kambiyo senedinin kredinin teminatı olarak verilmesinde uygulanacak olan faiz oranının varlığı üzerindeki uyuşmazlık için 3095 S.K.nun 2.maddesine göre faiz oranı değil, GKNS’da belirtilen faiz oranının uygulanması hususunda sayın çoğunluğun görüşüne karşı oyum için aşağıdaki açıklamaların yapılmasının uygun olduğu düşünülmektedir.

I. FAİZ
a) Kambiyo senetlerine faiz şartı yazılması
aa) Poliçe ve Bonoda
TTK.nun 587. maddesinin aynı yasanın 690. maddesindeki atıf nedeniyle bonoda da uygulanır. Madde metninde gösterilen istisnalar dışında, poliçede (TTK.nun 690. maddesi nedeniyle bonoda) faiz şartı yazılmaz.
bb)Çekte
Çekin bir ödeme aracı olmasına göre TTK.nun 698. maddesine göre, çekte mündemiç herhangi bir faiz şartı yazılmamış sayılır”.

b)Kambiyo senetlerinde faiz başlangıcı
TTK.nun 587. maddesine göre poliçeye ve TTK.nun 690 yollamasıyla bonoya yazılabilecek akdi faizin başlangıcı yine TTK.nun 587. maddesinin 3. fıkrasına göre başka bir gün zikredilmemişse poliçenin keşide günü başlar. Çekte ise akti faiz şartı yazılamaz; zira çek TTK.nun 707. maddesi hükmü gereğince ibraz günü ödenir ve TTK.nun 722. maddesi hükmünce ibraz tarihinden itibaren faiz istenebilir.

c)Poliçe ve bonoda temerrüt ve temerrüt faizi ve faiz oranı
TTK.nun 636. maddesine göre, bir poliçeyi keşide, kabul, ciro eden veya o poliçeye aval veren kimselere karşı, müteselsil borçlu sıfatıyla sorumludurlar. Bu madde hükmü TTK.nun 690. maddesi uyarınca muhatap ve kabulle ilgili olanlar dışında bonoda ve TTK.nun 730. maddesi uyarınca çekte uygulanır.
Müracaat hakkının kapsamı ile ilgili maddelerde, poliçe ve bono hamili vadeden itibaren (TTK.nun 637) çek hamili ibraz gününden itibaren (TTK.nun 722) bono ve çek bedelini ödeyen müracaat borçlusu ödeme tarihinden itibaren faiz isteyebilecektir. Bu faiz niteliği itibariyle temerrüt faizidir.
Kambiyo senetlerinde 3095 Sayılı Yasa’da öngörülen faiz oranları uygulanır (I, II, III).
26.02.2003 gün ve 4814 sayılı çekle ödemelerin düzenlenmesi ve çek hamillerinin korunması hakkındaki kanunda değişiklik yapılmasına ilişkin Kanun’un 15. maddesi ile 3167 Sayılı Kanun’un 16. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 16/a maddesi de çekin karşılıksız kalan miktarı için gecikme faizinin ibraz tarihinden itibaren ticari işlerde temerrüt faizi uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
———————————————————————————————
1-Faiz ve M.Zarar Dr.Ç.Arslan-Av.Mustafa Kırmızı Ank.001 sh.690.697)
2-Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop sh.233
3-Y.19.H.D.14.05.1993 gün 8720/3766 K.
../..
-4-

II-Bankacılık Kanunu’nda kredi faiz ve oranları ile ilgili düzenlemeler
a) 3182 Nolu Bankalar Kanunu’nun 37. maddesi mevduat faiz oranını 40. maddesi ise kredi faiz oranını düzenlemiştir. 4389 Sayılı Bankalar Kanunu ile 3182 Sayılı Bankalar Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır. 4389 Sayılı Kanun’un 20/a maddesi Bakanlar Kurulu’nu bankaların ödünç para verme işlemleri ve mevduat kabullerinde uygulanacak azami faiz oranları ile sağlayacakları diğer menfaatlerin nitelikleri ile azami miktar ya da oranlarını tespit etmeye yetkili kılınmıştır.

Bakanlar Kurulu bu yetkisine istinaden 22.11.2006 gün 26354 sayılı R.G.yayımlanan 006/11188 sayılı kararı ile konu hakkında düzenleme yaparak yetkisini T.C.M.B.devretmiştir. (4) (5)

b)Uygulandığı işe göre faiz
a)Ticari faiz
b)Ticari olmayan faiz

c)Faizin niteliğine göre türleri
a)Anapara faizi
b)Temerrüt faizi

d)Kaynağına göre faiz
a)Hukuki muameleden doğan faiz
1)Akti faiz
2)Tek taraflı işleme dayanan faiz
b)İrade dışındaki faiz

III. Faiz oranlarının serbestçe kararlaştırılması
Sözleşme özgürlüğü hukukumuzda temel bir ilke olarak benimsenmiş olmakla beraber (AY md.40.BK md.19/1) her özgürlükte olduğu gibi sözleşme özgürlüğünün de bir sınırı vardır. Bu özgürlüğün sınırları M.K.nun md.2 23/1,2 BK. Md.19/2, 20. maddelerinde genel olarak gösterilmiştir.
Faiz oranı belirlenirken, objektif iyiniyet ve hakkaniyet kurallarına uyulmalıdır (a.g.e.sh.97) (HGK. 07.04.2004 gün 3-203 E. 213.K.) (6,7)
3095 Sayılı Kanun’un 15.12.1999 gün ve 4489 Sayılı Kanun’la değişik 2/2 maddesine göre arada sözleşme olmasa bile ticari işlerde temerrüt faizi TCMB.sının önceki yılın 31 Aralık günü “kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı” TCMB.sının önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı miktarından fazla ise, bu oran üzerinden istenebilecektir.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, ticari temerrüt faizi olarak her zaman reeskont faiz oranından fazla olması halinde avans faizi oranının talep edilebileceğinin gözden kaçırılmaması gerektiğidir.

————————————————————————————————
4-Faiz ve M.zarar a.g.e.sh.165, 173
5-a.g.e.sh.65, 67
6-HGK 26.03.2008 gün 12-259 E. 08/269 K.
7-HGK 24.09.2003 gün 19-482 E. 03/504 K.
../..
-5-

IV.Faiz oranları ile ilgili bazı kavramlar
a)İskonto faiz oranı
İndirim anlamına gelen iskonto ticari açıdan satılan mal bedelinden indirim ve kesintiyi ifade eder. İskonto faiz oranına “iskonto haddi” denir. İskonto faiz oranı Bakanlar Kurulu’nca belirlenir.

b)Reeskont faizi
Bankaların iskonto yoluyla devraldıkları senetleri TCMB.sına tekrar iskontoya verme işlemi olup, bu faiz oranına reeskont faiz oranı denilmektedir.

c)Avans faiz oranı
TCMB.sının reeskontta kabul ettiği belli özellikteki senetlerin rehni karşılığında belli kuruluşlara kullandırdığı kredi için kullanılan terim olup, bu işlemlerde uygulanan faiz oranına da avans faiz oranı denir.

d)Libor faiz
Taraflar arasında kullanılan değişken fiks (fixed) olmayan faiz oranıdır.

İKİNCİ BÖLÜM

II-a)BANKA KREDİ SÖZLEŞMELERİ
a)Nakti krediler
b)Gayrinakdi krediler
Bankaların ipotek alması hususunda 7129 sayılı Bankalar Kanunu’nda ve 70 sayılı KHK.ni 50. maddesinde kısıtlamalar bulunmakta iken 70 sayılı KHK.nin yasalaşması ile 50. maddenin 5. fıkrasındaki kısıtlamalar kanundan çıkarılmıştır. (İflas Davaları M.Bilgen Ank.2008 sh.630, 690, 655)

b)Bankacılık işlemlerinde faiz
Kredi sözleşmelerinde kredi borcuna uygulanacak temerrüt faiz oranı genellikle belirlenir. Bu oranla ilgili bir kısım sözleşmelerde açıkça bir rakam belirlendiği halde, bir kısım sözleşmelerde ise, krediye uygulanacak akdi faiz oranına atıfta bulunmak veya belirlenen puanın ilavesi ile bulunacak rakam olarak saptanmaktadır. Her iki halde de, temerrüt faiz oranının taraflarca belirlenmiş olduğunun kabulü gerekir (C.Kostakoğlu-Banka Kredi Sözleşmesi Uyuşmazlıkları Ank.1996 sh.78,81) (8,9).
Kredi sözleşmesi üzerine, borçlanma öncesi veya sonrasında üçüncü şahıslarca borca yönelik teminat rehni verilmesi halinde alacaklı banka, rehin limiti kapsamında rehinli malın maliki ile borçlu hakkında rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir (İİK.nun 149.md.) (C.Kostakoğlu a.g.e.sh.281, 288.).
Ankara 1. Ticaret Mahkemesi’nin kararında % 79,75 temerrüt faizinin uygulanmasını uygun gördüğünü gerekçe yapmakta olup, 02.06.2006 günlü bilirkişi beyanının 12-13, 16-26 sayfalarındaki değerlendirmesini esas aldığı görülmektedir.

———————————————————————————————-
8-Y.19 H.D. 24.10.2005 gün 05/911 Esas 10623 Karar
9-Y.19 H.D. 05.10.2005 gün 05/6516 Esas 2005/9574 Karar
Y.19 H.D. 25.03.2002 gün 01/5437 Esas 2002/2146 Karar

../..

-6-

aa)Taraflar arasındaki akdi ilişkiyi düzenleyen sözleşmelerin 2. maddesinin 8. fıkrasında açıkça akti faiz oranlarının bankaca yükseltilebileceği 17. fıkrasında da bankanın tek taraflı olarak belirleyebileceği ve değiştireceği faiz oranlarının geçerli olacağı,
bb)52. maddenin 2. fıkrasında sözleşmede belirtilen temerrüt faiz oranlarının bankaca yükseltilmesi halinde tespit edilen yeni temerrüt faiz oranlarının uygulanacağının kabul edilmesine,
cc)Akti ilişkiyi düzenleyen GKNS.nin 42. maddesinin 8. fıkrasında da işyeri kontrolünde yatırımın gerçekleşmediğinin belirlenmesi halinde krediden kaynaklanan tüm banka alacağının muaccel hale geleceği ve ilk kullanım tarihinden itibaren, bankanın kısa vadeli kredilere genel olarak uygulanan faiz oranının uygulanacağı ve buna göre hesaplanacak faiz, komisyon masraf ve mali yükümlülüklerle birlikte ana para tutarının 5 iş günü içinde bankaya yatırılması öngörüldüğünden hesap kesim tarihinden kat tarihine kadar kısa vadeli ticari kredi faizi ve faizin % 3 nispetinde KKDF, % 5’i nispetinde BSMV uygulanarak kapitalize edilerek temerrüt tarihindeki asıl alacağın bulunması ve bulunan bu asıl alacağa temerrüt tarihinden itibaren takip tarihine kadar temerrüt faizi ve faizin gelir vergisi uygulanmasının gerektiğine, (10, 11)
dd)Davalı banka tarafından davacılar aleyhinde, kredi sözleşmesine dayalı olarak kredi borcuna karşılık verildiği çekişmesiz olan çekler üzerinde ayrıca davalı bankaya yapılan ciroların varlığının belirlenmesine, % 79,75 temerrüt faizi uygulanmasının doğru olduğuna, taraflar arasındaki kredi sözleşmesindeki faiz oranın uygulanmasının gerekmesine, (12)
ee)Teminatların kredisinin karşılığı olarak keşide edildiğinin belirlenmesine ve üzerinde de esasen bir uyuşmazlık bulunmamasına ve sözleşmenin 7, 8, 9 sözleşmenin 20. maddesinin 5-10, 11.fıkra son cümlesindeki faiz ile ilgili açıklığa göre sözleşmeden doğan faizin uygulanmasının gerektiğinden,
ff)GK Sözleşmesinin sonucunda kredi taahhütnamesi hükümleri çerçevesinde faiz uygulaması gerekirken kambiyo senetlerine uygulanan faiz oranının uygulanmasının İlmi ve Yerleşik İçtihatlara da aykırı olduğundan sayın çoğunluğun bu yöne ilişkin görüşüne karşı oyumdur.