YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3062
KARAR NO : 2006/6182
KARAR TARİHİ : 04.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinde yazılı ve … bilirkişi raporunda (A) ile gösterilen 408.81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 09.07.1985 tarihinde yapılmış, ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmemiştir.
Davacı gerçek kişinin kendisine ait olan ve tapuda kayıtlı 934 parsel sayılı taşınmazın etrafındaki (A) ile gösterilen 408.81 m2 yüzölçümündeki taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı ile adına tescili talebi ile açtığı dava sonucunda; mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/son maddesi gereğince kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Çekişmeli taşınmaz, yörede 1985 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında boş ve hali olduğundan tescil harici bırakılmış ve kadastro tespit tutanağı düzenlenmemiştir. Bu nedenle; mahkemenin, 3402 Sayılı Yasanın 12/son maddesine dayanan gerekçesi doğru değildir. Hukuk Genel Kurulunun 19.02.1997 tarih, 1996/8-768-1997/100 sayılı kararında belirtildiği gibi kadastro çalışması yapılan yerlerde tespit dışı bırakılmış taşınmazlar için tespitin kesinleştiği tarih ile tescil davasının açıldığı tarih arasında 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi dolmadıkça tescil davası dinlenilemez. Olayda, genel arazi kadastro çalışması 09.07.1985 tarihinde kesinleşmiş, dava ise, 23.01.2004 tarihinde açılmış olup, 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi dolmamıştır.
Mahkemece, söz konusu Hukuk Genel Kurulu kararı gözönünde bulundurularak, davanın 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, farklı gerekçe ile davanın reddi yolunda kurulan hüküm sonucu itibarı ile doğru olduğundan, davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/05/2006 günü oybirliği ile karar verildi.