YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3155
KARAR NO : 2006/3700
KARAR TARİHİ : 21.03.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil ve kal davasının yapılan yargılaması sonunda; davanın reddi yolunda kurulan 31.05.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 06.12.2005 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili Av. … … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı …, … Köyü 1091 sayılı parselin kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulunduğu iddiasıyla davalılar adlarına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini ve taşınmaz üzerindeki muhtesatın kalini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bulnan taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescil, muhtesatın kali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidi ile 14.05.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması vardır.
Çekişmeli 1091 parsel sayılı taşınmaz 1992 yılında, 6831 Sayılı Yasanın 2. madde alanında bulunduğu gerekçesiyle 2924 Sayılı Yasaya göre yapılan kullanım kadastrosu sonucu taşlık ve çalılık olarak Hazine adına tespit edilerek tapuya kayıt edilmiş, 2000 yılında 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre satışı yapılarak davalılar adlarına tapu kaydı oluşmuştur.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; keşifte bilgisine başvurulan uzman orman ve … bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın 1946 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde iken 14.05.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını açıklamışlar ise de, temyiz incelemesi sırasında yapılan iade üzerine aynı bilirkişiler tarafından düzenlenen tahditle irtibatlı krokide taşınmazın (A) ile gösterilen 3031 m2 yüzölçümündeki bölümünün 1980 yılında ilan edilen orman kadastrosunda da orman sınırları içinde bulunduğu, (B) ile gösterilen bölümünün ise, 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan alanda kaldığını açıklamışlardır. Bilirkişilerin raporları ile iade üzerine düzendikleri raporları birbirleri ile çelişkili olduğu gibi, 1980 yılında 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesine göre yapılan orman tahdit haritası ile hükme dayanak alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen kroki 9603-2001-2020-9604-9603 OTS’leri gösteren hat bakımından çelişikli olup, tahdit haritası ile çelişen krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi bulunamadığı takdirde, orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılğıyla yeniden yapılacak keşifte 1946 yılında kesinleşen orman tahdit haritası ile 14.05.1980 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasanın aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ilişkin tahdit haritası ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygunlanıp, çekişmeli taşınmazın 1946 yılında yapılan orman tahdidi ile 1980 yılında yapılan 2. madde uygulamasındaki 9603-2001-2020-9604-9603 OTS’leri birleştiren tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı, bilirkişelere 1946 yılında yapılan orman tahdidi ile 1980 yılında yapılan 2. madde uygulamasına ilişkin tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, 1946 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bulunduğu halde, 1744 Sayılı Yasanın 2. maddesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmayıp, orman sınırları içinde bırakılan taşınmazın 2924 Sayılı Yasaya göre yapılan satış işleminin geçerli olamayacağı ve tapu sahibi davalıların Medeni Yasanın 1023 (eski 931) maddesinde yazılı iyiniyet hükümlerinden yararlanamayacağı düşünülmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin davalı gerçek kişilerden alınarak davacı … Yönetimine verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek hahinde yatırana iadesine 21.03.2006 günü oybirliği ile karar verildi.