YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/16333
KARAR NO : 2006/16953
KARAR TARİHİ : 05.12.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … köyü 547 parselin orman sınırları içinde kaldığını, bu durumun … Asliye Hukuk Mahkemesinin hakem sıfatıyla yürüttüğü 2000/162 sayılı dosyasında da belirlendiğini, bu nedenle taşınmazın davalı adına kayıtlı tapusunun iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 547 parselin tapusunun iptaline, orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, orman savına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1959 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 07/03/1996 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 1953 yılında kesinleşmiştir.
Mahkemece, Orman Yönetimi ve TEAŞ arasında Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/162 E. sayılı dosyasında hakem sıfatıyla yapılan uygulama sonunda çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığının belirlendiği gerekçesiyle Yönetimin davasının kabulüne ilişkin verilen karar usul ve yasaya aykırıdır.
Şöyle ki; öncelikle, 4916 Sayılı Yasanın 24.maddesi ile değiştirilen 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince; “…. taşınmazların aynına yönelik olan…” uyuşmazlıkların hakemde görülemeyeceği hükümleri getirilmiş olduğu anlaşılmakla, bu davanın hakem mahkemesinde görülme olanağı bulunmamaktadır. Bundan ayrı olarak; davalı tarafın hakem mahkemesinde çekişmeli taşınmazın 1959 yılında yapılan orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı halde, 1995 yılında yapılan çalışmada hatalı aplikasyon sonucu orman sınırı içine alındığını iddia etmesi üzerine kendisine orman tahdidine itiraz davası açması için süre verildiği ve Asliye Hukuk mahkemesinin 2002/33 (bozmadan sonra 2003/66) Esas nolu dosyasında dava açıldığı halde, bu davanın sonucu beklenmeden karar verilmesi isabetsizdir.
-2-
2006/16333- 16953
Dairenin 21/09/2006 tarihli geri çevirme kararı ile sözü edilen 2002/33 sayılı dosya getirtilip incelendiğinde davanın TEAŞ ve Orman Yönetimi arasında görüldüğü, dosyada yapılan orman araştırmasında taşınmazın 1959 yılında kesinleşen orman kadastro sınırları dışında yer aldığı halde aplikasyonu yapan ekip tarafından haritanın yanlış renklendirildiği ve tahdit içinde gibi gösterildiği, oysa aynı taşınmaz hakkında gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1962 /2 sayılı dosyasında yapılan incelemede de taşınmazın orman tahdidi dışında olduğunun belirlendiği, Orman Yönetimi, Hazine ve taşınmazın ilk maliki … Yurdal arasında görülen bu davanın Orman Yönetimini bağlayacağı açıklanmıştır. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/33 sayılı dosyası halen derdest olup, temyize konu dosyanın sonucunu beklemektedir.
Sonuç olarak: her ne kadar temyize konu dosyada orman araştırması yapılmaksızın hakem kararı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmişse de, bu davanın hakemde görülemeyeceği ve aynı taşınmaz hakkında hem Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1962/2, hem de Asliye Hukuk mahkemesinin 2002/33 sayılı dosyalarında yapılan incelemeye göre taşınmazın orman kadastro sınırları dışında kaldığı ve bu araştırmaların Orman Yönetimini bağlayacağı açıktır. Aplikasyon ilk orman kadastrosuna aykırı olamaz, mahkemece halen derdest olan Asliye Hukuk mahkemesinin 2002/33 (2003/66) sayılı dosyası temyize konu dosya ile birleştirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA 05/12/2006 günü oybirliği ile karar verildi.