YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6108
KARAR NO : 2023/448
KARAR TARİHİ : 24.01.2023
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil – tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma günü olarak saptanan 24.01.2023 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … vekili Avukat … … geldiler. Davetiye tebliğine rağmen temyiz eden davacılar … v.d. vekili Avukat gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı, mirasbırakanı …’in 5813 ada 4 ve 927 parsel sayılı taşınmazlarını davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek miras payı oranında iptal – tescile, mümkün olmazsa tenkise karar verilmesini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davacılar, mirasbırakanları …’in 5813 ada 4 ve 927 parsel sayılı taşınmazlarını davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tenkise mümkün olmazsa miras payları oranında iptal – tescile karar verilmesini istemişler; 23.06.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile terditli isteklerinin sıralamasını değiştirmişlerdir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı, satın alma ve bakım savunmasında bulunup, temliklerin muvazaalı olmadığını belirterek davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mirasbırakan tarafından taşınmazların tamamının davalıya devrinin minnet duygusu kapsamında değerlendirilemeyeceği, satış bedelinin ödendiğinin davalı tarafından kanıtlanamadığı, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili, davacı tanıklarından hiçbirisinin mirasbırakanın temliklerde mal kaçırma iradesinin olduğunu beyan etmediklerini, davalının taşınmazları alım gücünün bulunduğunu, bilirkişiler tarafından keşfen saptanan değerlerin fahiş olduğunu, rapora yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını, bakıma muhtaç olan mirasbırakan ile yalnız davalı ve ailesinin ilgilendiğini, mirasbırakanın başkaca malvarlığının da bulunduğunu, muvazaa iddiasının ispatlanamadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 6858 ada 5 parsel (eski 5813 ada 4 parsel ) parsel sayılı taşınmaz yönünden muvazaa iddiası sabit görülerek davanın kabulünün doğru olduğu ancak toplulaştırma neticesinde kaydı kapatılan 5813 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinden iptal – tescil hükmü kurulmasının doğru olmadığı, öte yandan 927 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan tarafından davalıya bakım karşılığı minnet duygusu ile temlik edildiği, temlikin muvazaalı olmadığı, bu taşınmaz bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün hatalı olduğu gerekçeleriyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1.b.2 maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı … vekili, birleştirilen davada davacılar Hacer vd. vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalı … vekili, duruşma istekli temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri, mirasbırakanın ölmeden son 1 yıl önce yatalak olduğunu, öncesinde bakıma muhtaç olmadığının tanık beyanlarıyla ispatlandığını, bakım karşılığı yapılmış geçerli bir devir sözleşmesinin olmadığını, temlikin muvazaalı olduğunun Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/370 Esas sayılı dava dosyası ile de sabit olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinin aksine ipoteğin fekki talebinde bulunmanın borcun talepte bulunan tarafından ödendiğine kanıt olamayacağını, satış bedelinin ödendiğinin ispatlanamadığını ileri sürerek hükmün 927 parsel sayılı taşınmaz yönünden bozulmasını istemişlerdir.
2.Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili, istinaf dilekçesindeki itiraz nedenlerini yineleyerek hükmün 6858 ada 5 parsel sayılı taşınmaz yönünden bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa tenkis isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu’nun 706., Türk Borçlar Kanunu’nun 237. (Borçlar Kanunu’nun 213.) ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras … çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Asıl ve birleştirilen davada taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı, 99,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davacıdan; 99,20 TL bakiye onama harcının temyiz eden birleştirilen davada davacılardan; 17.149,20 TL bakiye onama harcının asıl ve birleştirilen davada davalıdan, alınmasına,
03.09.2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince, gelen temyiz edilen asıl davada davacı vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davalıdan; gelen temyiz edilen davalı vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacılardan, alınmasına, birleştirilen davada temyiz edilen davacılar vekili duruşmaya katılmadığından lehine duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.01.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.