Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/8791 E. 2006/11751 K. 21.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8791
KARAR NO : 2006/11751
KARAR TARİHİ : 21.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … mevkiinde bulunan toplam 1 parça taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkilleri yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre müvekkilleri adlarına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen kararın Hazine tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.07.2005 gün 7507-9800 sayılı kararında “Çekişmeli taşınmazın etrafında eylemli orman bulunduğu bilirkişi raporlarından anlaşıldığından ilgisi yönünden orman yönetiminin davaya katılımı sağlanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra Orman Yönetiminin davaya katılımı sağlanarak davanın kabulüne, hükümde ayrıntılı olarak sınırları belirtilen 4.958,78 m2 yüzölçümlü davalı taşınmazın 1/3’… pay itibariyle davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde arazi ve orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazın doğu, kuzey ve güneyinde bulunan arazilerin orman çalılarıyla kaplı olduğu, batıda bulanan yol ile arasındaki sınır şevinde 18-20 yaşlarında kızılçam ağaçlarının bulunduğu, çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritası, … fotoğraflarında açık alan olarak gözüktüğü, orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de, çekişmeli taşınmazın … bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ekindeki koordinatlı krokisi ile memleket haritasının ölçeklerinin eşitlenip birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların orijinal renkleri ve işaretleri içeren memleket haritasındaki konumları saptanmamıştır. Diğer taraftan; ziraat bilirkişi … Bilasa tarafından düzenlenen 22.04.2003 havale tarihli raporunda; çekişmeli taşınmazın batısında bulunan (rapora ekli krokide (A) ile işaretlenen) yerin orman olduğu halde bu bölümün … bilirkişi raporunda davalı yer içerisinde gösterildiği, … raporunun yanlış olduğu, (A) ile
işaretlenen yerin eylemli olarak … ormanı olduğu, geriye kalan ve (L) ile işaretlenen yerin ise, … arazisi olduğu ancak orman sayılan yerlerden olup olmadığının orman bilirkişi tarafından belirleneceği ifade edilmiştir. Ziraat Mühendisi … … tarafından düzenlenen 27.06.2003 tarihli raporda ise; çekişmeli taşınmazda ormana özgü bulgu bulunmadığı, ziraat bilirkişi … Bilasa tarafından düzenlenen raporda taşınmazın (A) ile işaretlenen bölümünde orman ağaçlarının bulunmadığı, taşınmazın tamamının … arazisi olduğu açıklanmıştır. Mahkemece, ziraat raporları arasındaki çelişkiyi gidermek üzere ziraat yüksek mühendisi huzuruyla 3. keşif yapılmıştır. Ziraat Yüksek Mühendisi M…. Kuyumcu tarafından düzenlenen 23.09.2003 tarihli raporda; çekişmeli taşınmazın … yıllardır … arazisi olarak kullanıldığı, ziraat bilirkişi … Bilasa tarafından düzenlenen raporda (A) ile işaretlenen yerin davacı tarafından birkaç yıl üst üste ekilip biçilmemesi sonucu oluşmuş … … ve kızılçamlardan ibaret olduğu ve bu yerin çalılığa terk edildiği belirtilmiştir. Ancak … bilirkişi raporunda bu yer krokide gösterilmemiştir. Mahkemece de çekişmeli taşınmaz gözlenmemiştir. Böylelikle, çekişmeli taşınmazın üzerinde orman ağaçlarının bulunup bulunmadığı orman sayılan yerlerden olup olmadığı yönünde duraksama olmuştur. Bu durumda, karara dayanak alınan uzman orman ve ziraat bilirkişileri tarafından düzenlenen raporlar temyize konu çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır. Diğer taraftan; Orman Yönetiminin 26.01.2006 havale tarihli dilekçe ile 4721 Sayılı Medeni Yasanın 713/6 maddesi uyarınca çekişmeli taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili isteminde bulunmasına karşın mahkemece harç alınmadığı saptanmıştır.
O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde üç orman mühendisi , bir ziraat mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli;kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği, çekişmeli taşınmazın hükme dayanak yapılan … bilirkişi raporunun ekindeki koordinatlı krokisinin ölçeğine, yine koordinatlı krokinin ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, çekişmeli taşınmaz mahkeme hakimince gözlemlenmeli , taşınmaz üzerinde neler bulunduğu keşif tutanağına yazılmalı , böylelikle çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin olarak tespit edilmelidir.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının (Medeni Yasanın 713, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki şartların) araştırılması gerekir. Bu suretle, yapılacak keşifte imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli, çekişmeli yerin öncesinin ne olduğu, imar ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin nasıl ve hangi tarihten başlayıp kimler tarafından, kaç yıl, ne şekilde sürdürüldüğü, davacının bağımsız 20 yıl zilyetliğinin bulunup bulunmadığı sorulup, yeterli ve kesin yanıtlar alınmalıdır.
… bilgisine sahip … uzman ziraat bilirkişi görevlendirilip, taşınmazdan muhtelif … numuneleri alınıp, ilgili kurumda incelettirilip, … toprağı olup olmadığı ve … toprağı ise, kaç yıldır, ne şekilde kullanıldığı, taşınmazın bitki örtüsü, üzerinde orman ağacı bulunup bulunmadığı saptanıp; bu yolda, bilimsel verilere dayalı kapsamlı rapor düzenlettirilmelidir.
3402 Sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar nedeniyle davacıların dava tarihine kadar bağımsız 20 yıllık zilyetliğinin bulunmaması halinde davacılar ve eklemeli zilyetlerinin ad ve soyadı nüfus kaydına uygun olarak yazılarak zilyetlik yolu ile kazandıkları … bulunup bulunmadığı; varsa, cinsi ve miktarı Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı da Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünden sorularak, anılan maddede vurgulanan 40/100 dönüm sınırlamasının aşılıp aşılmadığı saptanmalı, oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 21/09/2005 günü oybirliği ile karar verildi.