Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/13273 E. 2006/12292 K. 28.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/13273
KARAR NO : 2006/12292
KARAR TARİHİ : 28.09.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescili ile elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … Köyü … mevkii 1529 parsel sayılı 9600 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, yörede 1975-1976 yıllarında yapılıp, 18.12.1978 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığı iddiasıyla, davalı adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini, davalının elatmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 1529 sayılı parselin 18.04.2005 tarihli müşterek bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 8106.16 m2 bölümün tapu kaydının iptaline, bu bölümün orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalının bu bölüme ilişkin el atmasının önlenmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline, el atmanın önlenmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1975 yılında yapılıp komisyonun itirazları incelemesinden sonra 18.12.1978 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu vardır. Daha sonra, 1987 yılında yapılıp, 29.03.1989 tarihinde ilan edilen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması mevcuttur.
Kesinleşmiş orman kadastro ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin 18.04.2005 tarihli bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 8106.16 m2 bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, taşınmazın diğer bölümünün kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasında P.XXIII sayılı 2/B poligonu içinde Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle karar verilmişse de, dayanılan uzman bilirkişi rapor ve krokisi yeterli değildir. Şöyle ki; bilirkişi krokisinde çekişmeli taşınmazın irtibatlandırıldığı P.XXIII sayılı 2/B poligonunun oluşturulmasına ilişkin tutanaklarda, bu poligon içinde … … ve … … ait taşınmazlar bulunduğu anlatıldığı, çekişmeli parselin kadastro tesbiti Mart 1310 tarih ve 34 sıra numaralı tapu kaydı ile … oğlu …’a ait olduğundan söz edilerek, … … mirasçıları adına tesbit edildiği halde, … … ve … … ile … oğlu … … ve mirasçısı olan gerçek kişiler arasında ne gibi bir bağ bulunduğu üzerinde durulmamıştır. Bu haliyle çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasındaki yerinin doğru olarak tesbit edilip edilmediği yönünde tereddüt oluşmaktadır.
Bu nedenle; mahkemece, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit haritası, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasına ilişkin haritalar ve tutanaklar ile arazi kadastro paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 10 ya da 15 adet orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; bilirkişilere tahdit hattı ile irtibatlı müşterek kroki düzenlettirilmeli, … Tapulama Mahkemesinin 24.12.1979 gün ve 1957/481-211 sayılı kararının, Hazine taraf olmadığından, somut olayda … aleyhine ve Hazine yararına kesin hüküm oluşturmayacağı da gözetilerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı … ile davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 28.09.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.