YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/1218
KARAR NO : 2014/1647
KARAR TARİHİ : 18.03.2014
(KANUN YARARINA BOZMA)
Suriye uyruklu … isimli şahsın kendi ülkesinde ateşli silahla yaralanması sonrası yaralı olarak Türkiye’ye giriş yapmasını müteakip, ambulansla nakledildiği … ilindeki bir özel hastanede ölmesi şeklinde gelişen olayda suç yeri itibarıyla evrakın … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine dair … Cumhuriyet Başsavcılığının 05/06/2013 tarihli ve 2013/33407 soruşturma, 2013/1834 sayılı yetkisizlik kararını müteakip, bu kez suç yeri bakımından dosyanın … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 19/06/2013 tarihli ve 2013/2379 soruşturma, 2013/133 sayılı karşı yetkisizlik kararı üzerine, yetki konusunun çözümü için dosyanın gönderildiği … 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen bir karar verilmesine yer olmadığına dair 15/07/2013 tarihli ve 2013/571 değişik iş sayılı kararı kapsayan dosya incelendi.
… 2. Ağır Ceza Mahkemesince, CMK.’nın 14. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince ilgili Cumhuriyet Savcısının istemi üzerine Yargıtay’ın suçun işlendiği yere daha yakın Cumhuriyet Başsavcılığına yetki verebileceği veya şüphelinin Türkiye’de yakalanmaması, yerleşmiş olmaması ve adresinin bulunmaması nedeniyle yetkili Cumhuriyet Başsavcılığının, Adalet Bakanı’nın istemi ve Yargıtay Başsavcısı’nın başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirleneceği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,
Olayla ilgili olarak çözümlenmesi gereken meselenin yetkili Cumhuriyet başsavcılığın belirlenmesi olduğu hususunda bîr tereddüt bulunmamakta ise de, bundan evvel çözümlenmesi gereken hususun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 14. maddesinin somut olayda uygulama alanı olup olmadığının tespiti bakımından öncelikle soruşturma aşamasında yetkili savcılığın belirlenmesi yönteminin ne olduğu, diğer bir ifadeyle yetkili savcılığın 5271 sayılı Kanun’un 12 ve 13. maddeleri hükümleri dikkate alınarak aym Kanun’un 161/7. maddesi gereğince Ağır Ceza Mahkemesince mi, yoksa anıları Kanun’un 14/3. maddesi uyarınca Adalet Bakanının istemi üzerine Yargıtay ilgili ceza dairesince mi belirleneceği noktasında toplandığı,
Bu tespitten önce de somut olayda suçun işlendiği yerin tespitinin Türk Kanunları çerçevesinde ele alınması ve daha sonra yabancı kişinin, yabancıya karşı, yabancı bir ülkede işlemiş olduğu suç hakkında nasıl bir yöntem izleneceğinin belirlenmesi gerektiği, zira CMK’nın 14/1. maddesinde yer alan, “Yabancı ülkede işlenen ve kanun hükümleri uyarınca Türkiye’de soruşturulması ve kovuşturulması gereken suçlarda yetki, 13 üncü maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre belirlenir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, öncelikle kanun hükümleri uyarınca Türkiye’de soruşturulması ve kovuşturulması gereken bir suç olup olmadığının belirlenmesi gerektiği,
Olayımızda kendi ülkesinde ateşli silahla yaralanan Suriye uyruklu maktulün, dosya içeriğine göre nasıl olduğu anlaşılamasa da … İlçesi sınırlarından 30/05/2013 tarihinde Türkiye’ye giriş yaptığı, aynı gün 112 acil servis ambulansı ile … Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinde tedavisine başlandığı, ancak yoğun bakım ünitesinde yer olmaması sebebiyle ambulansla … ilinde bulunan özel bir hastaneye sevk edildiği, fakat sevk edildiği hastanede aynı gün öldüğü, yapılan otopsi sonucunda maruz kaldığı ateşli silah yaralanması soması gelişen kafa travması, beyin kanaması, büyük damar yaralanması ve bunlara bağlı komplikasyonlar sonucu ölümün meydana geldiğinin tespit edildiği, bilahare maktulün Türkiye’ye … ilçesinden giriş yaptığı gerekçesiyle evrakın bu yer ilçe Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
… Cumhuriyet Başsavcılığınca bu kez, maktulün yaralı olarak Türkiye’ye giriş yapmasını müteakip, tedavi gördüğü … ilinde ölmesi sebebiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 8. maddesi uyarınca neticenin gerçekleştiği yerin suçun işlendiği yer olduğu kabulüyle, suç yeri bakımından yetkisizlik karan ile dosyanın … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği,
Olumsuz yetki uyuşmazlığının çözümü için dosyanın … 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi sonrasında ise, anılan Mahkemece, tartışma yaratan konunun olaya Türk Kanunlarının uygulanıp uygulanmayacağı hususu olmayıp, bu konuda zaten Türk Kanunlarının uygulanması gerektiğinin kesin olarak kabul edildiği, sorunun Türk Kanunlarını hangi mercilerin uygulayacağı olduğu ve CMK’nın 14. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince Adalet Bakanı’nın istemi ve Yargıtay Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirleneceği gerekçesiyle dosyanın … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği,
Dosya içeriğine göre, maktulün Suriye topraklarında ateşli silahla yaralandığı hususunda bir tereddüt bulunmadığı, icraî hareketlerin bu ülke sınırlan içerisinde tamamlandığı, ölüm olayının Türkiye’de gerçekleşmiş olmasınınmın suçun Türkiye’de işlenmiş olduğu anlamına gelmeyeceği, önemli olan aradaki nedensellik bağının kopmamış olması veya failin yaptığı hareketin dışında kalan etkenlerin ölümün oluşmasında etkili olmaması olduğu, dosyaya bu yönde yansıyan bir bilgi ve belge bulunmadığı nazara alındığında suç yerinin Türkiye olmadığı, eylemin icraî hareketlerin tamamlandığı Suriye topraklarında gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerekeceği, kaldı ki eylemin Türkiye’de gerçekleştiğinin kabul edilmesi halinde dahi, aşağıda açıklanacağı üzere CMK.’nın 14. maddesinin olayda uygulama yerinin yine bulunmadığı,
Bu tespitten sonra, yabancı kişinin, yabancıya karşı, yabancı bir ülkede işlemiş olduğu suçtan dolayı Türkiye’de soruşturma ve kovuşturma yapılıp yapılamayacağı hususunun irdelenmesi gerektiği,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “yer bakımından uygulama” başlıklı 8. maddesinde yer alan, “Türkiye’de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye’de işlenmesi veya neticenin Türkiye’de gerçekleşmesi hâlinde suç, Türkiye’de işlenmiş sayılır.
(2) Suç;
a-Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında,
b-Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk … ve hava araçlarında veya bu araçlarla,
c-Türk … ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla,
d-Türkiye’nin kıt’a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,
İşlendiğinde Türkiye’de işlenmiş sayılır.”
Aynı Kanun’un “yabancı tarafından işlenen suç” başlıklı 12. maddesinde yer alan, “(1) Bir yabancı, 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye’nin zararına işlediği ve kendisi Türkiye’de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.
Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi ve failin Türkiye’de bulunması hâlinde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine fail, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların varlığı hâlinde fail, Adalet Bakanının istemi ile yargılanır:
a) Suçun, Türk Kanunlarına göre aşağısının üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi.
B) Suçluların geriverilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geriverilme isteminin suçun işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükümeti tarafından kabul edilmemiş olması.
(4) Birinci fıkra kapsamına giren suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle davası veya cezası düşen veya beraat eden yahut
suçu kovuşturulabilir olmaktan çıkan yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye de yeniden yargılama yapılır.”
Anılan Kanun’un “diğer suçlar” başlıklı 13. Maddesinde yer alan, “(1) Aşağıdaki suçların, vatandaş veya yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi hâlinde, Türk kanunları uygulanır:
a) İkinci Kitap, Birinci Kısım altında yer alan suçlar.
b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci bölümlerde yer alan suçlar.
c) İşkence (madde 94, 95).
d) Çevrenin kasten kirletilmesi (madde 181).
e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyancı madde kullanılmasını kolaylaştırma (madde 190).
f) Parada sahtecilik (madde 197), para ve kıymetli damgalan imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde 200), mühürde sahtecilik (madde 202).
G) Fuhuş (madde 227).
h) (Mülga bent: 26/06/2009-5918 S.K./I.mad)
i) …, demiryolu veya havayolu ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçlar,
(Ek fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./3.mad) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye’de yargılama yapılması, Adalet Bakanının talebine bağlıdır.
Birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat karan verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye’de yargılama yapılır.”
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “yetkili mahkeme ” başlıklı 12. maddesinde yer alan, (1) Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
Şüpheli veya sanığın Türkiye’de yerleşim yeri yoksa Türkiye’de en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.”
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “yabancı ülkede işlenen suçlarda yetki” başlıklı 14. maddesinde yer alan, “(1) Yabancı ülkede işlenen ve kanun hükümleri uyarınca Türkiye’de soruşturulması ve kovuşturulması gereken suçlarda yetki, 13 üncü maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre belirlenir.
Bununla birlikte Cumhuriyet Savcısının, şüphelinin veya sanığın istemi üzerine Yargıtay, suçun işlendiği yere daha yakın olan yer mahkemesine yetki verebilir.
Bu gibi suçlarda şüpheli veya sanık Türkiye’de yakalanmamış, yerleşmemiş veya adresi yoksa; yetkili mahkeme, Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirlenir.
Yabancı ülkelerde bulunup da diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk kamu görevlilerinin işledikleri suçlardan dolayı yetkili mahkeme … mahkemesidir.”
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri” başlıklı 161/7. maddesinde yer alan, “Yetkisizlik karan ile gelen bir soruşturmada Cumhuriyet savcısı, kendisinin de yetkisiz olduğu kanaatine varırsa yetkisizlik karan verir ve yetkili savcılığın belirlenmesi için soruşturma dosyasını, yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesine gönderir. Mahkemece bu konuda verilen karar kesindir.”
Biçimindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 8. maddesine göre, Türk Kanunlarının uygulanabilmesi için ana kuralın suçun Türkiye’de işlenmiş olması veya işlenmiş sayılmasının gerektiği (mülkilik-ülkesellik sistemi),
TCK. 12. maddesinin uygulanabilmesi için;
a) Suçun yurt dışında, yani Türkiye Cumhuriyeti Devletinin egemenlik sahası dışında işlenmiş olması,
b) Suçun Yabancı bir kimse tarafından işlenmiş olması,
c) Suçun Türk Kanunlarına göre aşağı sınırının en az bir yıl hapis cezasını gerektirmesi,
d) Suçun Türkiye’nin zararına suç işlenmesi gerekir. Ancak, bu suçun TCK’nın 13.maddesinde sayılan suçlardan olmaması gerekir.
e) Failin Türkiye’de bulunması,
Gerektiği,
İkinci fıkrada ise, suçun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşına veya özel hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi halinde, ilk fıkradan farklı olarak bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar görenin şikayeti üzerine failin Türk kanunlarına göre cezalandırılacağı,
Üçüncü fıkrasına göre, eğer mağdur yabancı ise, bu kez suçun alt sınırının üç yıldan az olmayan hapis cezasını gerektirmesi ve suçun işlendiği Devlet ile Türkiye arasında suçluların geriverilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geriverilme isteğinin kabul edilmemesi şartının gerçekleşmesi gerekeceği,
TCK. 13. maddesinin uygulanabilmesi için;
Maddede tahdidi olarak sayılan suçların yabancı ülkede işlenmesi durumunda failin Türk vatandaşı veya yabancı olmasına bakılmaksızın Türkiye’de Türk Kanunlarına göre yargılama yapılabileceğinin hüküm altına alındığı,
Buna göre, ister Türk vatandaşı, ister yabancı olsun evrensellik ilkesi gereği yabancı bir ülkede insanlığa, çevreye veya toplumun güvenliğine yönelik işlenmiş bu katalog suçlar hakkında Türk Kanunlarının uygulanacağının hüküm altına alındığı, maddede belirtilen suçların tahdidi olduğu ve yorum yolu ile başka suçların eklenmesinin mümkün bulunmadığı,
CMK. 14 maddesinin uygulanma koşulu bakımından ise,
Kanun hükümleri uyarınca Türkiye’de soruşturulması ve kovuşturulması gereken bir suç olup olmadığının tespit edilmesinin önem arz ettiği,
Aksi durumda yabancı bir ülkede işlenen ve Türk Kanunlarının uygulanma imkanı bulunmayan bir olay hakkında yapılması gereken işlemin, işlenen suçun cezasız kalmamasını temin etmek bakımından, evrakın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla ilgili ülkesine gönderilerek suçun ihbar edilmesinde ibaret olacağı, bu aşamada bu işlemlerin hangi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yerine getirileceğine ilişkin sorunun ise, 5271 saydı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12 ve 13. maddeleri hükümleri nazara alınarak, 161/7. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesince çözümlenmesi gerekeceği, zira 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 14. maddesi gereğince yetkili mahkemenin Yargıtay tarafından belirlenebilmesi için kovuşturma aşamasına gelmiş bir işlem bulunması ve bu maddenin uygulanabilmesi için gereken ön koşul olan kanun hükümleri uyarınca Türkiye’de soruşturulması ve kovuşturulması gereken bir suçun bulunması gerektiği,
Somut olayda dikkat edilmesi gereken en önemli noktanın şüphelinin Türkiye’de bulunmaması olduğu, şayet şüphelinin Türkiye’de bulunması halinde TCK.’nın 12/3. maddesinin devreye gireceği, ancak bu durumda soruşturma yapılabilmesi için anılan maddenin (b) bendi gereğince “Suçluların geri verilmesi anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükümeti tarafından kabul edilmemiş olması” şartının gerçekleşmesi gerektiği,
Yine suçun Türkiye’de işlendiğinin kabulü halinde dahi, yabancı bir kişinin, yabancı bir kişiye karşı Türkiye’de işlemiş olduğu bir suçtan bahsedileceği ve bu durumda da CMK.nın 14. maddesine göre değil, 12 ve 13. maddeleri uyarınca yetki sorununun aynı Kanun’un 161/7. maddesi gereğince ağır ceza mahkemesince çözümlenmesi gerekeceği,
Sonuç itibarıyla tüm bu anlatımlar karşısında, somut olayda yabancı bir kişinin, yabancı bir kişiye karşı, yabancı bir ülkede işlemiş olduğu, TCK. 13 üncü maddede yazılı suçlar dışında kalan kasten adam öldürme suçundan dolayı Türk mahkemelerinin görev ve yetkisi bulunmadığından, olayla ilgili olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra, evrakın Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığıyla ilgili ülkesine gönderilerek suçun ihbar edilmesini temin bakımından, gerekli adli işlemlerin yapılabilmesi için yetkili Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 12 ve 13. maddeleri nazara alınmak suretiyle aynı Kanun’un 161/7. maddesi uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesince belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 04.02.2014 gün ve 94660652-105-31-0500-2014-2754/8329 sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu’nun 27.12.2012 tarih, 2012/Bşk-41 esas ve 2012/41; 27.12.2013 tarih, 2013/Bşk-213 esas ve 2013/219 sayılı kararları ile Yargıtay Kanununun 6110 sayılı Kanunla değişik 14. maddesine dayanarak Yargıtay Büyük Genel Kurulunca hazırlanan işbölümüne göre, kanun yararına bozma istemine konu olan yetkili Cumhuriyet Başsavcılığının belirlenmesine ilişkin mahkemece verilen karar ile ilgili olarak inceleme yapma görevinin Yargıtay 5. Ceza Dairesine ait olduğu anlaşılmakla, Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın görevli Yargıtay 5. Ceza Dairesine gönderilmesine, 18/03/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.