YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/6261
KARAR NO : 2007/9258
KARAR TARİHİ : 28.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı gerçek kişiler, 15.12.2004 tarihli dilekçeleriyle, … Köyü 114 ada 29 parsel sayılı taşınmazın orman olarak Hazine adına tescil edildiği, oysa bu taşınmazın orman olmadığını, dava dışı aynı köy 114 ada 3 sayılı parsele uygulanan Nisan 1983 tarih ve 4 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığı gibi, yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunu, taşınmazın adlarına tapuya tescili iddiasıyla Orman Yönetimi aleyhine, Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açmışlar, davayı Hazineye yaygınlaştırmışlar, dava görevsizlikle Asliye Hukuk Mahkemesine gelmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin tapu kaydının iptaline ve davacılar adına 1/2’şer payla tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Yönetimler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptal ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
1. Her şeyden önce; çekişmeli parsel 3402 Sayılı Yasanın 4. madde hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığına ve arazi kadastrosunda kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tesbit edildiğine ve kadastro tesbiti askı ilanı süresi içinde dava açılmadığından kesinleştiğine göre, açılan davada Orman Yönetiminin davalı sıfatı yoktur. Orman Yönetimi aleyhine açılan davanın bu nedenle reddi gerekirken, ayırt edilmeden aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
2. Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; 15.12.2004 tarihli dava dilekçesiyle dava sadece Orman Yönetimine açıldığı halde, daha sonra Hazineye Yaygınlaştırılmıştır. Birinci bendde açıklandığı gibi, Orman Yönetiminin davalı sıfatı bulunmadığına, yanlış hasım göstererek dava açılıp, daha sonra davanın gerçek hasım olan Hazineye yaygınlaştırılacağı hususunda Hukuk Yargılama Usul Yasasında bir hüküm bulunmadığı gibi, davanın Hazineye yaygınlaştırılması, hasmın değiştirilmesi olup, dava açıldıktan sonra Islahla bile davalının değiştirilmesi olanağı yoktur. davanın bu nedenlerle reddi gereklidir.
Diğer taraftan; … Köyünde 2004 yılında 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan kadastroda, 114 ada 29 parsel sayılı çekişmeli parsel, dava dışı 114 ada 3 sayılı davacılar adına tesbit edilen parsele miktarınca uygulanan, K. sani 1943 tarih 2 numaralı sicilden gelen, Nisan 1983 tarih ve 4 sıra numaralı, 8271 m2 yüzölçümündeki D:… ve Orman, B:…’dan …’ye giden yol, K:… Pınarı ve G:… … tarlası ve …, … … adına kayıtlı tapu kaydı miktar fazlası olarak Hazine adına tesbit edilmiş, 22.10.2004 ila 22.11.2004 tarihleri arasındaki askı ilanında dava açılmadığından kadastro tesbiti kesinleşmiştir. Yine dava dışı 114 ada 3 sayılı parselin kadastro tesbiti ile 114 ada 3 ve çekişmeli 114 ada 29 sayılı kadastro parseli bir bütün olarak düşünüldüğünde çevresindeki … alanı nitelikli parseller ile Doğusundaki, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan, eylemli devlet ormanı niteliğindeki 114 ada 8 sayılı parselin kadastro tesbit tutakları itirazsız kesinleşmiştir.
Mahkemece kesinleşmiş orman kadastro haritası ile eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğraflarının ve tapu kaydının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazın, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, eski tarihli belgelerde orman olarak nitelendirilmediği, dava dışı 114 ada 3 sayılı parsel ile zeminde bir bütün olarak kullanıldığı, 114 ada 8 sayılı orman parselinden eğim farkı ile ayrıldığı, dayanılan tapu kaydı kapsamında kaldığı gibi davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her şeyden önce, dayanılan tapu kayıtları, tutunanın lehine olduğu kadar, aleyhe de delil teşkil eder, bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin eski tarihli haritalarda orman olarak nitelendirilmediği bildirilmişse de, tutunulan tapu kaydının doğu sınırı orman okuduğu gibi, çekişmeli parselle, davacılar adına tesbiti itirazsız kesinleşen dava dışı 114 ada 3 sayılı parsel bir bütün olarak düşünüldüğünde, doğusunda, 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılan orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırılan ve orman niteliğiyle Hazine adına tesbiti itirazsız kesinleşen 114 ada 8 parsel sayılı eylemli devlet ormanı vardır. Çekişmeli taşınmazın eğimi % 8-10 olarak bildirilirken, devlet ormanını eğimi %30-35 olarak bildirilmiştir. Dosya içindeki fotoğraf ve memleket haritasında işaretlendiği yerdeki münhanilere göre, burada devlet ormanı ile çekişmeli taşınmazın eğiminin sabit sınır olacak biçimde birden farklılaştığı söylenemez. Resmi nitelikteki eski tarihli haritalarda çekişmeli taşınmaz açık alan olarak nitelendirilmişse de, davacıların tutunduğu tapu kaydında Doğu sınırın orman okunması ve çekişmeli parselin batısındaki, davacılar adına tesbiti itirazsız kesinleşen dava dışı 114 ada 3 sayılı parsel ile çekişmeli parsel bir bütün olarak düşünüldüğünde, doğuda eylemli devlet ormanı bulunması nedeniyle, çekişmeli taşınmazın doğusundaki orman alanından açıldığını, taşınmaz kayıt miktar fazlası olup, 3402 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu ile orman sınırları dışında bırakılmışsa da, orman kadastrosunun kesinleştiği 23.11.2004 tarihine kadar orman sayılan yerlerden olduğunun, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığının kabulü zorunludur (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.11.2001 gün ve 2001/8-964-751 ve 13.03.2002 gün ve 2002/8-183-187 sayılı kararlarında da, öncesi orman sayılan yerlerden iken kesinleşmiş orman kadastrosu ile orman sınırları dışında bırakılan yerler için, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten başlayacağı kabul edilmiştir. Açıklanan husus gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksin inceleme ve yerinde olmayan gerekçeyle yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; davalı … Yönetiminin, ikinci bendde açıklanan nedenlerle de davalı Hazinenin temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 28/06/2007 günü oybirliği ile karar verildi.