Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/14569 E. 2008/15942 K. 19.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14569
KARAR NO : 2008/15942
KARAR TARİHİ : 19.11.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : … SERİN VE ARK.
DAHİLİ DAVALI : … VE ORMAN BAKANLIĞI

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz – elatmanın önlenmesi davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ile davalı … ve dahili davalı … ve Orman Bakanlığı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar … Serin ve arkadaşları, tapu kaydına tutunarak … İlçesi, Toros Köyünde bulunan dava dilekçesine ekli krokide işaretlenen taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılması ve adlarına tapuya tescili istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2/B tutanağının iptal edilerek … bilirkişi … Baykara tarafından düzenlenen 13.10.2006 havale tarihli krokili raporda 121/A ile işaretlenen 14.307,16 m2 yüzölçümündeki taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılmasına, 121/B rakamı ile işaretlenen taşınmazın 2/B alanı içinde bırakılmasına karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı … ve dahili davalı … ve Orman Bakanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık süre içinde açılan orman kadastrosuna, 2/B madde uygulamasına itiraz ve elatmanın önlenmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 15.12.2005 tarihinde ilan edilerek kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
1) Davacı kişilerin temyiz itirazları … bilirkişi … Baykara tarafından düzenlenen 13.10.2006 havale tarihli krokili raporda 121/B ile işaretlenen taşınmaza yönelik olup incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada orman sayılan yerlerden olduğu ve orman kadastro komisyonunca nitelik kaybı sebebiyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığı anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Davalı … ve dahili davalı … ve Orman Bakanlığının temyiz itirazları … bilirkişi … Baykara tarafından düzenlenen 13.10.2006 havale tarihli krokili raporda 121/A ile işaretlenen taşınmaz 14.307,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaza yönelik olup mahkemece bu yer hakkında verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki; Dairemizin geri çevirme kararı üzerine çekişmeli yerlerin genel arazi kadastro çalışmaları sırasında tesbit tutanağı düzenlenmeksizin 3402 Sayılı Yasanın 22. maddesi uyarınca tapuya aktarılan 101 ada 2322 sayılı 2/B madde parseli içinde kaldığı tespit edilmiştir. Davacıların tutundukları tapu kaydının yüzölçümü 7.352 m2 olup, sınırları itibariyle de her tarafa uygulanabilecek kayıtlardandır. Bu durumda tapu kaydının gerek yüzölçümü gerekse sınırları itibariyle çekişmeli yeri kapsadığından söz edilemez. Diğer taraftan 6831 Sayılı Yasanın 11/1.

-2-
2008/14569-15942

maddesinde “orman kadastro komisyonlarınca sınırlama ve 2. maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine karşı hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin altı aylık askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde itiraz edebilecekleri” hükmü bulunmaktadır.Yasa metninde geçen “hak sahibi” yada “sahiplik” kavramından ne anlaşılması gerektiği, orman kadastrosunun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve bu davada uygulanması gereken 02.09.1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 20/j ve 21. maddeleri ile dava sırasında 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren Orman Kadastro Yönetmeliğinin 23/j ve 24. maddesinde açıklanmıştır.Herhangi bir belgeye dayanmayan ya da orman kadastro tutanağının düzenlendiği tarihe kadar 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı koşulları taşımayan zilyetlik korunmaya değer olmayıp yasada öngörülen “hak sahibi” olma ve dolayısıyla davacı kişilere orman kadastrosuna itiraz davası açma konusunda aktif davacı olma sıfatı da vermez .Somut uyuşmazlıkta taşınmaz başında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi , çekişmeli yerin bulunduğu bölgenin … olduğunu bildirmiştir.Bilindiği üzere yaylalar devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, zilyetlikle kazanılamaz ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye kadar ulaşırsa ulaşsın hukukça değer taşımaz. Bu durumda davacı kişiler yönünden yukarıda açıklanan yasadaki hak sahipliği koşulu gerçekleşmediğinden aktif dava ehliyetleri bulunmamaktadır. Hal böyle iken, davacı kişilerin davalarının tamamen reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ : 1-Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı kişilerin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-Yukarıda 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve dahili davalı … ve Orman Bakanlığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün … bilirkişi … Baykara tarafından düzenlenen 13.10.2006 havale tarihli krokili raporda 121/A ile işaretlenen taşınmaz 14.307,16 m2 yüzölçümündeki taşınmaz yönünden BOZULMASINA, 19.11.2008 günü oybirliğiyle karar verildi.