Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/11826 E. 2008/16066 K. 20.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11826
KARAR NO : 2008/16066
KARAR TARİHİ : 20.11.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü, Ürün mevkii 104 ada 187 parsel sayılı 117 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, hali arazi niteliğiyle belgesizden …adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman ve …ile ilgisi olmadığını, yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu, tesbitin iptalini ve adına tapuya tescilini istemiş, Orman Yönetimi ise, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, tespitin iptalini ve orman niteliğiyle …adına tapuya tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece, gerçek kişinin davasının REDDİNE, Orman Yönetiminin davasının kabulüyle, çekişmeli parselin tesbitinin iptaline ve orman niteliği ile …adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 2002 yılında yapılıp, 30.06.2003 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 31.01.2001 gün ve 2000/8-1836-2001/13; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 17.02.2004 gün ve 2003/8340 – 894; Aynı Dairenin 09.03.2004 2003/9190-1666 ve 19.07.2007 gün 2007/7808-9782 ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 11.02.2002 gün ve 2002/269-976 Sayılı Kararlarında da kabul edildiği gibi, …, genel tanımıyla “bir veya birkaç köy, kasaba halkının yaz aylarında hayvanlarını otlatmak ve serinlemek için tahsisen veya kadimen yararlandığı arazi parçalarıdır.” Yaylak ve yaylalar; mer’a ve kışlaklar gibi köy ve belde halkının ortak yararlanmasına terk ve tahsis edilen mülkiyeti Hazineye ait yerlerdendir, Türk Medeni Yasanın 715 (Emy 641) ve 3402 Sayılı Yasanın 16/B madde hükümleri uyarınca kamu malı niteliğinde ve sınırlandırmaya tabi olup kazandırıcı zamanaşımı ve zilyedlik yolu ile edinilmesi mümkün olmayacağı gibi TMK.999 (E.M.Y.nun 912) maddesi hükmüne göre özel mülkiyetine tabi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir ayni hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunamaz. Bu tür yerlerden doğal olarak yararlanabilmenin gereği, yaylalar üzerinde geçici nitelikte basit bina ve hayvan ağılı bulunabilir, ancak yerleşim amacına yönelik kalıcı inşaat ya da … yapılmış olması sonucu zilyetlik süresi ne olursa olsun yaylalarda özel mülk olarak … kazanılamaz. Başka bir anlatımla, yaylaların kişiler tarafından amacı dışında … evler yapılarak yaygın yapılaşma sonucu yerleşilmesi, belde teşkilatının kurulması, o yerde imar uygulaması yapılarak kesinleşmesi, kısa yada … süreli özel mülkiyet olarak kullanılması o taşınmazın öncesinin kadim … olma gerçeğini ortadan kaldırmaz ve o yerin özel mülkiyet olarak tapuya tescil edilmesini gerektirmez.
-2-
2008/11826 – 16066

4342 Sayılı Mera Yasasının 4/1. Maddesi hükmü gereğince “Mera, yaylak ve kışlakların kullanma … bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.”
Somut olayda; yerel bilirkişi ve tanıklar çekişmeli taşınmazın Ürün Yaylasında bulunduğunu bildirmişler, eski tarihli haritalarda çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer ve etrafına Büyükküreci Mitisin, …, Oluk Başı., ve Ürün Yaylaları nitelendirilmesi yapılmak suretiyle harita üzerine yazılmıştır. H.Y.U.Y.’nın 238/2. maddesinin “Maruf ve Meşhur olan hususlar münazaalı sayılmaz.” hükmü gereğince dava konusu taşınmazın bulunduğu Mitisin, …, Oluk Başı ve Ürün Yaylası gibi aynı bölgede bulunan yaylalar, sadece bölge halkı tarafından bilinmeyip, herkesin bildiği ve tanıdığı, yurt genelinde maruf yaylalar olduğu, ne var ki …tarafından bu konuda açılmış bir dava bulunmadığı gibi, bu istekle 3402 Sayılı Yasanın 26/D maddesi gereğince katılma isteğinde de bulunmadığı, bu olgu da gözönünde bulundurularak, resmi belge niteliğindeki eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve … fotoğrafları, orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli parselin tamamı orman sınırları dışında bırakılmışsa da, eski tarihli haritalarda orman olarak nitelendirildiği, humuslu orman toprağı niteliğinde olduğu, üzerinde orman ağaçları bulunduğu, eski tarihli haritalardaki görünümüne uygun biçimde orman sınırları içindeki orman sayılan yerlerden olduğu, bu yer için orman açma ve işgal suçundan davacı …’ın babası … kazan’ın mahkumiyetine ilişkin Sulh Ceza Mahkemesinin 13.05.1992 gün ve 1992/525-1325 sayılı kararının Borçlar Yasasının 53. Maddesi gereğince Hukuk Mahkemesini bağlayacağı belirlenerek, gerçek kişinin davasının reddine, Orman Yönetiminin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20/11/2008 günü oybirliği ile karar verildi.