YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3100
KARAR NO : 2006/5448
KARAR TARİHİ : 21.04.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı Yerel Mahkemece verilen yukarıda … ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 04.07.2005 … ve 2005/4909-9797 sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilmiş, süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı Hazine, … 80 sayılı kadastro parselinden ifraz edilen 1404 parsel sayılı taşınmazın öncesi orman ve kesinleşen 2/B madde uygulama kapsamında bulunduğunu ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, 1404 parselin 3844 m2’lik bölümünün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmekle Dairece vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmıştır. Bu kez davacı Hazine vekili kararın düzeltilmesini istemektedir.
Zekeriyaköy’de 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre, 1938 yılında yapılarak kesinleşen orman tahdidi ile 29.11.1985 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme esas alınan bilirkişi raporunda çekişmeli 1404 parselin 3844 m2’lik bölümünün yörede 1938 yılında yapılan orman kadastro çalışmasında orman tahdidi içinde kaldığı, 1985 yılında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasında bu bölümünün orman rejimi dışına çıkarılan alanında kaldığı, geri kalan bölümün ise … beri tahdit dışında olduğu belirtilmişse de, bilirkişi raporuna eklenen krokili raporda, çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki konumu açıklanmamış, orman kadastro tutanaklarındaki tarifler ile ölçü değerlerinin zemine ne şekilde uygulandığı yolunda da Yargıtay denetimine açık olacak biçimde bilgi verilmediği gibi 1985 yılında yapılan ilk orman kadastrosunun aplikasyonu ile 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan tahdit haritasındaki hatların uyumsuz olduğu gözlenmektedir.
Kesinleşen orman kadastro sınırları hiçbir merci ve makamın aplikasyonla bile olsa değiştirme yetkisinin bulunmadığı, aplikasyonun ilk orman sınırlandırmasına uygun olma zorunluluğu gözönüne alındığında, Yargıtay denetimine açık olmayan ve ilk tahdit haritası ile irtibatlandırılmayan krokiye dayanılarak hüküm kurulamaz.
Ayrıca dava dilekçesi incelendiğinde davanın sadece kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına dayalı olarak açılmayıp, parselin tamamı için devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer iddiası ile açıldığı anlaşılmaktadır. Hazine, 3402 Sayılı Yasanın 12. maddesinin 3. bendinde yazılı 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olduğu iddiası ile har zaman dava açabilir. Yörede ilk orman tahdidi 1938 ylında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılmıştır ve bu yasaya göre yapılan tahditlerde sadece devlet ormanları belirlenmiş olduğundan, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşan kesinleşmiş tahdit
haritaları sınırlarına göre orman sınırı dışında kalan taşınmazların, orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakla bu haritalar yeterli değildir. Bu nitelikteki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerekir. Hazinenin çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu yolunda iddiadası nedeniyle taşınmazın 4785 ve 5658 Sayılı Yasaya göre durumunun belirlenmesi gerekir. Anılan hususlarda araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı, Dairece hükmün düzeltilerek onanması maddi yanılgıya dayalıdır.
4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanların hiçbir işleme gerek olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilmiş ormanların bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuş ve iadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Dairede aynı … incelemesi yapılan ve Hazinenin aynı nedenle dava konusu ettiği 1958 yılında yapılan kadastro sırasında tesbit ve tescil edilen … Köy 80 sayılı parselin ifraz edilen 1404 sayılı parsele ait mahkemenin 2002/356 (Dairenin 2006/3100) ve 1607 sayılı parsele ait 2001/618 (Dairenin 2006/3088) 261 sayılı parsele ait 2002/3087 (Dairenin 2006/3087) sayılı dava dosyaları birleştirilmeli, orman sınırlandırılması 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan yapıldığından; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen ilk orman kadastrosuna, daha sonra 1985 yılında yapılan Devlet Ormanların aplikasyonu ve 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin aslına göre renklendirilmiş ve orman sınır noktalarının açıkça okunabildiği onaylı orman kadastro haritaları ile tutanakları, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait en eski tarihli memleket haritasının orjinalinden renkli fotokopisi, … fotoğrafları ve amenajman planı bulundukları yerden getirtilerek dosya içine konulmalıdır. Daha sonra mahkemece önceki bilirkişiler dışında … orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman mühendisi ile yeteri kadar harita mühendisi ya da … ehlinden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile yapılacak keşifte 1938 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen orman kadastro haritası ve tutunakları, yerel bilirkişilerin yardımı ve uzman bilirkişilerin eliyle, ilk orman kadastrosundaki ölçü teknikleri ile ve eski tarihli memleket haritasında bulunun … noktaların bulundukları yerler zeminde tesbit edilip, orman sınır noktaları birer birer arazide bulunarak orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattı belirlenmelidir. Orman sınır noktalarının bazılarının zeminde bulunmaması halinde ise, nedeni üzerinde durularak yerlerinde sökülerek yok edilip edilmedikleri saptanmalı, zeminde bulunamayan noktaların yerleri, zeminde halen var olan ve en yakın … orman sınır noktaları esas alınarak ve bu noktalardan hareketle yine orman kadastro tutanaklarındaki açı ve mesafeler okunup ölçülerek orman sınır noktalarının izledikleri tahdit hattına göre birer birer arazide bulunup röperlenmeli, memleket haritası örneği üzerinde gösterilmelidir. 1938 yılı orman kadastro tutanak ve haritası zemine uygulandıktan sonra aynı yöntemle 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin çalışma tutanak ve haritası uygulanmalı, memleket haritası üzerinde gösterilmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan ilk orman kadastrosuna ve daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan aplikasyon ve 2. madde uygulamasına ve 1990 yılında yapılan 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin tutunak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve aynı reklerde işaretli, orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri … aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, taşınmazın orman kadastrosuna göre konumu duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalıdır.
Eğer taşınmazların tamamının veya bir kısmının 1938 yılında yapılan tahdit sınırları dışında kaldığı saptanırsa, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmelidir.
Bilirkişi kuruluna çekişmli taşınmazın ilk orman kdastrosuna ve daha sonra 1985 yılında yapılan devlet ormanların aplikasyonu ve 2/B uygulaması çalışmasına ilişkin tutanak ve haritalara göre konumunu gösteren ve bu belgelerle irtibatlı ve ayrı renklerde işaretli orman kadastro haritaları arazi kadastrosu ile ölçekleri … aletlerle denkleştirilmiş kroki çizdirilmeli, çekişmeli taşınmazın konumu … parsellerle birlikte orjinal renkli memleket haritası örneği üzerinde konumu gösterilerek rapora ekletilmelidir.
Anılan yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, Hazine vekilinin karar düzeltme istemi yerindedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜNE, Dairenin 14.07.2005 … ve 2005/4909-9797 E.K. sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA 21/04/2006 günü oybirliği ile karar verildi.