Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2021/7260 E. 2023/3155 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7260
KARAR NO : 2023/3155
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2015 tarihli ve 2013/149186 Soruşturma, 2015/8093 Esas, 2015/6903 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/607 Esas, 2016/183 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereği 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu cezanın ertelenmesine ve üçüncü fıkrası gereğince de 1 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafii 18.04.2016 tarihli dilekçesi ile; suçun unsurlarının oluşmadığı, sanığın suç işleme kastının bulunmadığı ve amirlerinin sözlü emirlerini yerine getirmesinde sanığa isnat edilebilecek bir kusur bulunmadığı sebepleriyle kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihlerinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı okuma salonunda mal sorumlusu sivil memur olarak görev yapan sanığın gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sonucu sorumluluğunda bulunan toplam 617 adet kitabın kaybolmasına neden olmak suretiyle görevini kötüye kullandığı iddia ve kabul edilerek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Kara Kuvvetleri Lisan Okulu Komutanlığı emrinde okuma salonunda mal sorumlusu sivil memur olarak görev yapan sanığın gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sonucu sorumluluğunda bulunan toplam 617 adet kitabın kaybolmasına neden olmak suretiyle görevini kötüye kullandığı iddia ve kabul edilmiş ise de; aşamalarda değişmeyen tanık beyanları ile inkara yönelik sanık savunmaları nazara alındığında, sanığın müsnet suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın sübutu kabul edilen eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden, hakkında aynı Kanun ve maddenin birinci fıkrası gereğince icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan hüküm kurulması,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ayrıca, cezasının infazından itibaren işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmemesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2015/607 Esas, 2016/183 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden ve dikkate alınan sair hususlar yönünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.