YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3158
KARAR NO : 2006/6565
KARAR TARİHİ : 11.05.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil, elatmanın önlenmesi ve kal davalarının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, … Köyü 7903 ada 16 sayılı imar parselinin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararının bulunduğu iddiasıyla, imar yoluyla oluşan ve satış ile davalılara geçen tapu kaydının iptali ve taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tescilini, davalıların el atmasının önlenmesini ve taşınmaz üzerindeki bina ve eklentilerinin kal’ini istemiştir. Mahkemece davanın KABULÜNE, çekişmeli … Köyü 7903 ada 16 sayılı parselin tapu kaydının iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalıların elatmasının önlenmesine, taşınmaz üzerinde muhdesat bulunmadığından kal talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava; tapu iptal, tescil, el atmanın önlenmesi ve kal’e ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp, 26.11.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde ve 1986 ve 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B uygulaması 1993 yılında yapılıp, 26.02.1993 tarihinde ilan edilerek, dava tarihinden önce kesinleşen, … Köyü (mahallesi) sınırları içindeki Lara Devlet Ormanında, aplikasyon ve Belediyeye piknik alanı için irtifak ve TRT kurumu için izin verilen bu nedenle daha önce 2/B madde uygulaması yapılamayan ancak irtifak ve izinleri iptal edilen yerlerde 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli 7903 ada 16 sayılı parselin 27.01.1990 tarihinde tapuya kayıt edilen imar uygulamasıyla, 852 sayılı kadastro parselinden geldiği, çekişmeli parselin, 852 numaralı kadastro parseli tesbit krokisi dahilinde kalmayıp, 1078 numaralı kadastro parseli tesbit krokisi içinde kaldığı, 1078 sayılı kadastro parselinin, 26.12.1957 tarihinde 4763.000 m2 yüzölçümünde orman niteliğiyle Hazine adına tespit gördüğü, … …. ve arkadaşları tarafından 812 ve 1078 numaralı parseller hakkında … Kadastro Mahkemesinin 1958/748 E., 1994/2352 K. sayılı dava dosyasında, davalı …, Hazine ve … …. aleyhine açılan, ….. ve arkadaşlarının da katıldığı dava sonucu, Kadastro Mahkemesinin, 812 parselin … …… ve … …, 1078 sayılı parselin ise, orman bilirkişileri Prof. Dr. ….. ve Prof. Dr. … ……ve jeolog bilirkişi Doç. Dr. … … tarafından düzenlenen raporlarda saptanan orman özelliği ve 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalması nedeni ile tespit gibi orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline, müdahiller ….. ve arkadaşlarının davaları yönünden 3402 Sayılı Yasanın 25 ve 26. maddeleri gereğince tutanak tanziminden sonraki … hak ve isteklerde kadastro mahkemesinin görevli olmadığından görevsizliğe ilişkin 15.06.1994 gün, 1958/748 – 2352 sayılı kararının, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 31.01.1996 gün, 1995/2929-732 sayılı onama kararından sonra kesinleştiği, Kadastro Mahkemesi kararındaki taraflar ile ardıllık ilişkisi bulunmadığından, bu kararın davalı yönünden H.Y.U.Y.’nın 237. maddesi uyarınca kesin hüküm teşkil etmediği, ancak, 1078 parsel başında birçok kere yapılan bilirkişi incelemelerinde, taşınmazın niteliğinin orman olması nedeni ile 4785 Sayılı Yasa hükmüne göre devletleştirildiği ve 5658 Sayılı Yasaya göre iade edilmeyecek nitelikte orman olduğunu saptayan maddi bulgular nedeni ile kesinleşen kararın … delil kabul edilmesi gerektiği, bu … delilin aksinin de aynı kuvvette başka bir delille kanıtlanamadığı; kaldı ki, orman alanlarında imar planı uygulamasına olanak veren 24.02.1984 günlü, 2981 Sayılı “İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 Sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun”un; 3290 Sayılı Yasa ile değişik geçici 2. maddesinin (e) bendinin sınırlama kararı uyarınca incelenen birinci fıkrasının ve iptal kararı karşısında uygulama olanağı kalmayan ikinci fıkrasının Anayasanın 169 ve 170. maddelerine aykırı bulunduğundan, iptal edildiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiye yükletilmesine 11/05/2006 günü oybirliği ile karar verildi.