Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/3157 E. 2006/6564 K. 11.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3157
KARAR NO : 2006/6564
KARAR TARİHİ : 11.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı … 14.10.2003 tarihli dilekçesiyle sınırlarını bildirdiği, Çığlık Beldesinde bulunan taşınmazın tapulama dışı bırakıldığı ve tapusuz olduğu, yararına kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla, adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, arazi kadastrosunda tapulama harici bırakılmış taşınmazın, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, Medeni Yasanın 713 maddesi gereğince tapuya tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 Sayılı Yasaya göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 23.04.1977, komisyonun itirazların incelenmesine ilişkin çalışmaları da 13.04.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1987 yılında yapılıp 02.03.1989 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2896 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Taşınmazın bulunduğu Çığlık Köyünde genel arazi kadastrosu 1956 yılında yapılmış, çekişmeli taşınmaz bu işlemde çalılık olarak tapulama dışı bırakılmış, tesbit dışı bırakma işlemi ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmiştir.
Çekişmeli taşınmazın kuzey doğusunda yer alan ve mezarlık niteliğiyle Çığlık Köyü tüzel kişiliği adına tesbit edilen dava dışı 663 sayılı parselin kadastro tesbit krokisinde çekişmeli taşınmazın bulunduğu yön çalılık olarak gösterilmektedir. Genel arazi kadastrosunda bu yerin tapulama dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır. Kuzey ve batısında bulunan 919 sayılı dava dışı parsel ise 15.10.1984 tarihinde ham … niteliğiyle Hazine adına idari yoldan tescili sağlanmış, 2510 Sayılı Yasa ve 1306 Sayılı Yasanın ek 2. maddesi gereğince Köy hizmetlerine tahsis edilmiş, 24.09.1986 tarihli değişiklik beyannamesi ile 932 ila 1047 sayılı parsellere ayrılmış, dava dışı 939 sayılı parsel 06.05.1988 tarihinde Hazine adına tescil edilmişken, 06.05.1988 tarihinde … oğlu … Doğruya, dava dışı 948 sayılı parsel aynı şekilde Galip Dikmene, dava dışı 949 sayılı parsel ise … Gök’e tahsis edilerek, adlarına 1987 yılında tapu kayıtları oluşmuş, çekişmeli taşınmaz Belediye Meclisinin 07.02.2001 gün ve 2, 07.06.2001 gün ve 11 sayılı kararı ile onaylanan imar planı içinde bırakılmıştır. Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın orman sınırları dışında olduğu bildirilmişse de, çekişmeli taşınmazın orman sınır hattına irtibatlı krokisi çizilmeyip, yeri orman kadastro haritasında (x) ile gösterilmiştir. Bu haliyle bilirkişi raporu denetime olanak vermez.
Her ne kadar yapılan keşifte yerel bilirkişi davacının 1956 yılında buraya yerleşip şimdi oturduğu evi satın aldığını ve o tarihten beri zilyet olduğunu bildirmiş, davacı tanıkları da bu beyanı doğrulamışlarsa da, çekişmeli taşınmazın 1956 yılındaki arazi kadastrosunda çalılık olarak tapulama dışı bırakıldığı, çekişmeli taşınmazın 1988 yılından çok daha önceleri … alanı olarak zilyet edildiğine ilişkin teknik bir bulguya rastlanmadığı, çekişmeli taşınmazın batısındaki 939 sayılı parselin davacıya 1988 yılında tahsis edildiği, davacının zilyetliğinin bu tarihten sonra başladığı yönündeki resmi kayıtlar karşısında, 1956 yılından beri zilyet olduğuna ilişkin soyut yerel bilirkişi ve tanık sözlerine itibar edilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 11.05.2006 günü oybirliği ile karar verildi.