YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7917
KARAR NO : 2023/874
KARAR TARİHİ : 07.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.05.2021 tarihli ve 2020/255 Esas, 2021/127 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında;
a) Maktul …’a yönelik olası kastla öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
b) Katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2021/1330 Esas, 2022/383 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan … vekilinin, katılanlar … ve … vekilinin, sanık müdafiinin istinaf başvurularının,
a) Katılan …’e yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hüküm bakımından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,
b) Maktul …’a yönelik olası kastla öldürme suçundan kurulan hüküm bakımından istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar … ve … Vekilinin Temyiz İstemi; tasarlamanın varlığına ilişkindir.
2. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi; kararın haksız olduğuna, usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde saat 00.25 sıralarında, Sağlık Ocağı önünde maktul … ve katılan …’in de içinde bulunduğu 6-7 kişilik grubun oturduğu yerin yakınına sanığın motorsikleti ile geldiği,
motorsikletten inerek elindeki av tüfeği ile 3-5 metre mesafeden katılan …’i hedef alarak iki kez ateş ettiği, ilk atışta katılan …’in, ikinci atışta ise maktulün isabet aldığı, sanığın av tüfeğine fişek koymak istediği sırada grup içerisinde yer alan tanık Şerif’in sanığa müdahale ettiği, elinden av tüfeğini aldığı, tüfeği dipçiğinden kırıp yola attığı, sanığın olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. Katılan … ve tanıkların beyanları dosyada mevcuttur.
4. … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 24.03.2021 tarihli raporunda; katılan …’nun yaralanmasının; “Yaşamını tehliyeke soktuğu, basit tıbbı müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, yüzde sabit ize neden olmadığı, kemik kırığına neden olmadığı, duyularından veya organlarından birinin işlevde sürekli zayıflamasına neden olduğu, İleum distalindeki yaklaşık 80 cm kaybın şahsın duyularından veya organlarından birinin işlevde sürekli zayıflamasına neden olduğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
5. … Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2020 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında; “Maktulün ölümünün ateşli silah av tüfeği yaralanmasına bağlı büyük damar hasarı ve hipovolemi neticesinde gelişmiş olduğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
6. 18.08.2020 tarihli kollukça tanzim edilen olay yeri inceleme raporunda olay yerinin 100 metre ilerisinde okul dibine bırakılmış şekilde sanığın kullandığı 1 adet kırmızı renkli plakası bulunmayan Mondial marka motosikletin, yine olay yerinden yaklaşık 20 metre mesafede yerde suçta kullanılan dipçiği kırılmış çift kırma tabir edilen av tüfeğinin, tüfeğin 2-3 metre ilerisinde kırılan dipçik parçasının, olay yerinin yaklaşık 2 metre uzağında sağlık ocağı bahçe kapısı içerisinde tüfeğe ait 2 plastik tapa, 2 adet fişek, 2 adet kartuşun bulunduğu tespit edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın katılan …’e yönelik eyleminde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmış ise de; maktule yönelik eylemi yönünden sanığın kızgınlık duyduğu katılan …’i öldürmek amacıyla içlerinde öldürülenin de olduğu grubu hedef alarak 2 el ateş ettiği, sanığın mağdurun bulunduğu gruba maktulün konumunu görerek, bilerek ve isteyerek ateş ettiği,maktuldeki yaralanma bölgeleri, kullanılan tüfeğin özellikleri, atış sayısı ve mesafesi nazara alındığında maktulün yaralanacağının muhtemel değil, mutlak ve kaçınılmaz bir sonuç olduğu ve sanık hakkında maktule yönelik eyleminde doğrudan kastla öldürme suçundan hüküm kurulması yerine olası kastla öldürme suçundan hüküm kurulmasının usul ve yasaya uygun düşmediği anlaşıldığından ilk derece mahkemesi hükmünün bu yönüyle kaldırılarak sanığın, maktule yönelik kasten öldürme suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılanlar … ve … Vekilinin Temyiz İstemi
Suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için bir kimseye karşı belli bir suç işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir süre geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemlerini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Dosya kapsamına göre; katılan …’in Olay ve Olgular başlığı altında (7) numaralı bentte ayrıntılarına yer verilen adli tıp raporunda tarif edilen şekilde yaralandığı belirtilmekle, sanık …’ın katılan …’e yönelik kasten öldürme suçuna teşebbüs aşamasında kalan eylemi için 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca makul düzeyden bir miktar uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerekirken, üst sınırdan 15 yıl ceza verilmek suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanık … müdafiinin, maktul …’a yönelik kasten öldürme eylemi açısından yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanık … hakkında kasten öldürme suçu yönünden; gerekçe bölümünde (A) ve (B-2) bentlerinde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2021/1330 Esas, 2022/383 Karar sayılı kararında katılanlar Arda ve Merve vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık … hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden; gerekçe bölümünde (B-1) bendinde açıklandığı üzere teşebbüsün derecesi belirlenirken fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2021/1330 Esas, 2022/383 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.03.2023 tarihinde karar verildi.