Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/1481 E. 2006/6138 K. 02.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1481
KARAR NO : 2006/6138
KARAR TARİHİ : 02.05.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 06.07.2005 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 02.05.2006 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … vekili gelmedi, karşı taraftan Hazine vekili Av…. … geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 25.11.2002 gün ve 2002/11900-13438 sayılı bozma kararında özetle; “Dava dilekçesi ve hüküm davalı …’e usulüne uygun tebliğ edilmediğinden, temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüne, bu durumda, davada taraf oluşturulmadığından, H.Y.U.Y.’nın 73. maddesi uyarınca taraf oluşturulması, davalı delillerinin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu … Köyü 2274 sayılı parselin davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahdidin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp, ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı orman kadastro işlemleri ise, 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 36 numaralı orman kadastro komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro tutanakları ve haritaları, arazi kadastro paftası ile makiye ayırma tutanaklarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişi raporlarıyla çekişmeli taşınmazın 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman sınırları içinde bulunduğu, … İdaresinin tapuya dayanarak 1942 tahdidine yaptığı itirazın Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının 19.12.1947 tarih 208 sayılı hakem sıfatıyla verdiği kararla iptal edilmişse de, sözü edilen iptal kararının sadece vakfın tapuda kayıtlı taşınmazlarına ilişkin olup, Vakıf tapusu
kapsamı dışında kalan taşınmazlar yönünden tahdidin kesinleştiği ve geçerliliğini sürdürdüğü, yörede 1960 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında bu olgu gözönünde bulundurularak taşınmazın orman olması nedeniyle tespit harici bırakıldığı, 1952 yılında makiye ayırma çalışmalarına konu edildiği, 1976 yılında 7 numaralı orman kadastro komisyonunca 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile 2 nolu poligon sahası olarak orman sınırları dışına çıkarıldığı, daha sonra taşınmazın makiye ayrılan yerlerden olduğu gerekçesiyle yeniden yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı, makiye ayırma işleminin bir tespit niteliğinde olup, orman sınırları dışına çıkarma işlemi olmadığı, bu nedenlerle 1942 yılında yapılan orman kadastrosunun bir başka orman kadastro komisyonunca yasal olmayan nedenlerle yok sayılıp ormn sınırları dışında bırakılması işleminin ikinci orman kadastro işlemi niteliğinde olup, yok hükmünde bulunduğu; kaldı ki, makiye ayırma sonucu taşınmaz hakkında özel yasalar gereğince oluşturulan tapu kaydı bulunmadığı gibi, makiye ayrılan yerlerin 3402 Sayılı Yasanın 18. maddesi anlamında yasalar uyarınca devlete kalan taşınmaz mallar olduğundan, imar-ihya ve zilyetlikle kazanılmasının olanaklı olmadığı gibi, kadastro tespit tutanağının düzenlendiği 1960 tarihine kadar 20 yıllık süre de geçmediği, açıklanan nedenlerle, taşınmazın halen 1942 yılı orman kadastrosu sınırları içinde bulunduğu ve devlet ormanlarının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılamayacağı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, taşınmazın orman niteliği ile tescili istemiyle Orman Yönetimi ve Hazine tarafından bir dava açılmadığına göre, davacı gerçek kişinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 450.00.- YTL. vekalet ücretinin davalı gerçek kişiden alınarak Hazineye verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 02/05/2006 günü oybirliği ile karar verildi.